Oğlum henüz 2 haftalıkken anne oldum.

Tam iki yıl önce başlamıştım valiz hazırlamaya. Kendiminkini ve çocuğumunkini… Arabaya bir çocuk koltuğu taktım, küçücük bir ısıtıcı aldım, sonra doğru adliyeye gidip vasilik onayını almaya gittim.

Birkaç saat sonra kendimi oğlumun odasına giderken buldum. Bugün, kavuşma günümüzdü. Tüm o hafta boyunca her gün 60 kilometre yol gidip onu görebilmek ve sonra tekrar eve dönebilmek için araba sürdüm. Upuzun, bitmek bilmeyen bir haftaydı.

Daha minicikti o zaman. Borayı karnı üstüne yatırır, gözlerimi kapatıp onun bende olduğunu düşlerdim. Sanki doğurduğum çocuğummuş gibi… Belki de o da aynı şeyi düşünüyordu. O anlar huzurlu ve sakindi.

Evlat edinenler, bu güne Leylek Günü derlermiş. Eve hevesle beklenen küçük bir misafir geldiğinde, herkes bayram edip mutlu olurmuş. Anne-babalar hikâyelerinde yeni anlam bulurken çocuk da yuvasını bulurdu. O da normal bir hayat umuduna sarılırdı.

Benim için kızımla bağ kurmam aylar sürdü, ona gerçekten benim demem zaman aldı. Oğlumda ise her şey çok daha hızlı gelişti. Hiç vakit kaybetmeden, kalbimde ona özel bir yer açıldı; evimde de öyle. Hâlâ düşünüyorum, annesi nasıl vazgeçebildi, nasıl böyle bir karar alabildi? Üstelik bir kerecik bile oğluna bakmadan… Belki bir kez baksa, belki her şey farklı olurdu. Sevilemeyecek gibi değildi ki… Galiba, kaderimizde onun bana gelmesi varmış. O bana, ben ona yazılmışız.

Ben ona mucize çocuk derim. Tam anlamıyla karizmatik. Umudum odur ki, hep mutlu büyüsün. Benim Boram… Senin annen olmak, en büyük gururum.

Rate article
Lifequest
Oğlum henüz 2 haftalıkken anne oldum.