Kayınvalide, dedesinin artık vefat etmesini dört gözle bekliyordu. Bir daire umuyordu, fakat yaşlı adamın yıllardır hazırladığı gizli bir planı vardı.

Yıllar önceydi, şimdi dönüp bakınca her şey bir rüya gibi geliyor bana. Tam on yıl eşimin dedesine baktım, ona gözüm gibi baktım. O zamanlar biz İstanbul’da kiralık bir dairede, çocuklarımızla bir arada zorlukla yaşardık. Eşimin kız kardeşi, Selmin, o sırada dedenin kendi evinde oturuyordu. Hiç kimse yaşlı adama sahip çıkmazdı ne kayınvalidem, ne de torunlarının bir derdi, sevdası yoktu ona.

Hayatım kolay geçmedi. Üniversiteye gidemedim, mezun olamadan hamile kaldım. Bugüne dek başarılı bir iş hayatı kuramadım, kendi ayaklarım üzerinde durmak için çok fırsatım da olmadı.

Her günüm birbirinin aynısıydı: Sabah erkenden kalkar, dedenin ilaçlarını, bakımını yapar; ardından çocuklarıma bakardım. İkisi arasında adeta gidip gelirdim. Eşim ise evdeki bu sürekli stresli ortamdan hoşlanmaz, sık sık dışarı kaçar, bazen günlerce eve gelmezdi. Elinde avucunda doğru düzgün bir malı mülkü olmadığı; çocuklu adamı kim ne yapsın, başka bir kadın da ona bakmazdı. Yine de döner, kapıma gelirdi. Onu affederdim, artık sevmiyor olsam da. Her şey, çocuklara ve yaşlıya harcamak üzere benden parayı esirgememesi içindi.

Selmin ise neredeyse hiç uğramazdı yanımıza. Geldiğinde ise tek derdi, dededen emekli maaşı isteyip, kendi maddi sıkıntısını anlatmaktı. Oysa zannetmeyin ki fena şartlarda yaşıyorlardı kira ödemedikleri için, yurtdışında tatillere bile gidebilir, rahat yaşarlardı.

Beş yıl kadar önce, dede bana evini miras bıraktı. Ve bana şöyle dedi: “Sen bana, kendi öz evlatlarımdan bile daha yakın oldun. Torunum zayıf, bu evi ya annesine ya da kız kardeşine bırakırdı. Oysa senin çocukların, benim torunlarım, burada yaşasınlar istiyorum. Emeğinin karşılığı olsun. Yıllar sonra pişman olup bana ah etme, hakkın bu.”

Tabii bunu kimse bilmiyordu. Dedemizin sağlığı bozulduğunda kayınvalidemle Selmin hemen ziyarete gelmeye başladılar. Niyetlerinin ne olduğunu anlamak zor değildi, dede de anladı zaten.

Dede ölünce miras işlerine hemen giriştiler. Kayınvalidem ve Selmin, kocamı razı edip evi Selmine bırakmasını sağladılar, eşim de kabul etti. Ama kimse dedenin vasiyetinden haberdar değildi.

Sonra, ertesi gün eşim valizini toplamaya başladı. “Başka bir kadınım var,” dedi, “Ben sadece dedeme bakmak için buradaydım zaten.” Çekip gitti. Arkasından içim öyle bir ferahladı ki anlatamam. Ne zaman ki aile vasiyetten haberdar oldu, hemen baskıya başladılar.

Bak bakalım, asla o eve sahip olamayacaksın! Dedeme nasıl baktın, ne oyun çevirdin de evi üzerine aldın bilmiyorum ama bunu mahkemede ispatlayacağız. Düş oğlumuzun, artık yeni, güzel bir sevgilisi var.

Ama ben artık hiçbirini duymuyorum bile. Yıllar sonra anladım ki, kendi hayatım, kendi huzurum en önemlisiymiş. Artık dilediğimiz gibi yaşayabiliyoruz. İyi bir işim var, çocuklarım da evimizde huzurla büyüyor. En güzeli de, o aileyle hiçbir bağım kalmadı.

Benim yerimde olsaydınız, siz ne yapardınız diye düşünmeden edemiyorum.

Rate article
Lifequest
Kayınvalide, dedesinin artık vefat etmesini dört gözle bekliyordu. Bir daire umuyordu, fakat yaşlı adamın yıllardır hazırladığı gizli bir planı vardı.