Annem bana çocuğumdan vazgeçmemi söyledi ve şimdi bir daha asla çocuk sahibi olamayacağım.

On altı yaşındaydım, bir rüyada gibi, gökyüzünde uçuşan laleler ve harman yerine dökülen bulutların arasında, Ali adında bir oğlanın çocuğuna hamile olduğumu fark ettim. Ali yanımda oturuyordu, saçları rüzgârda savruluyor, bana nazikçe bakıyordu. Bir yıl boyunca Ali ile buluşmuş, okulda sıralarımıza tırnaklarımızı kazımıştık. Sonra bir sabah bulutlar pembe renkteydi ve ben hamile olduğumu anladım. Çok korkmuştuk; kalbimizin gürültüsü okulu bile dolduruyordu, bu yüzden aileme hiçbir şey söylemedik. Ama rüyada saklanan sırlar gibi her şey ortaya çıktı ve ailem öğrenince gökyüzü karardı, annem çok öfkelendi.

Bizim aile, mahallede örnek aile diye anılırdı, rüyada bile herkes parmakla gösterirdi. Ben tek kızlarıydım, derslerimde hep ileri giderdim, kitaplarım yıldızlarla süslenirdi. Ali ve ben hâlâ küçük çocuklardık ve kararları annemler alıyordu.

Ben ve Ali, okulda hep derecelere girerdik; annelerimiz babalarımız, İstanbuldaki en iyi üniversitelere gitmemizi, iyi birer meslek sahibi olmamızı hayal ederlerdi. Bir bebek, bu pamuk ipliğiyle örülen hayalleri terse çevirecekti.

Bu yüzden annem, rüyada bana sert bakıp sesini hiç duymadığım bir şekilde konuştu, beni doktora götürdü, kürtaj olmamı mecbur etti. Zaman henüz geçmiş değildi, işler kolayca halledildi, gök bulutlandı ve ben eski halime döndüm.

Sonra Aliyle eski günlerdeki gibi buluşmaya, çay bahçelerinde kalbimizin sesini dinlemeye devam ettik. Okulu bitirdim, İstanbul Üniversitesinin taş merdivenlerinden bulutların arasında yürüdük. Bir yıl sonra düğünümüz oldu, ezanla yağan yağmur altında. Bu sefer ailem arkamda durdu. Bir yıl sonra tekrar hamile kaldım; bu sefer evimizde sevinç, balkondan güvercinler uçuştı.

Ama altıncı ayda rüyamda birden kan akmaya başladı; hastanenin koridorlarında annem bana seslendi, Kızım, dayan, dedi. Oğlum çok ufak doğdu; sadece bir buçuk kilo kadardı. Üç saat sonra, maviliklerin arasında kayboldu, ben ise donmuş yıldızlar gibi kaldım.

Komplikasyonlar oldu, doktorlar, beyaz önlükleriyle yanıma geldiler ve kanı durduramadılar. Beni rüyanın orta yerinde, hastanenin floresan ışıklarının altında, rahmimden ayırdılar. Artık hiçbir zaman çocuk sahibi olamayacakmışım; sanki bir kapı sonsuza kadar kapandı. Annem yanıma geldi, gözleri yaşlı, Seni yıllar önce kürtaj olmaya zorladığım için çok üzgünüm, dedi. Ama bu rüyanın sonu beni rahatlatmadı.

Geçmişte yapılanı silmek mümkün değil; hatalar bir kez yapılınca, rüyadaki gibi sonsuza dek iz bırakıyor. Artık bir anne olamayacağım, hiçbir çocuğun kokusunu duyamayacağım ve Aliyle evliliğimizin parlak mı, solgun mu olacağını bilmiyorum. Sonuçta, aile rüyasında çocuklar bir çınar gibi kök salar; ve şimdi bizim evimizde o kök yer yer kurumuş gibi.

Rate article
Lifequest
Annem bana çocuğumdan vazgeçmemi söyledi ve şimdi bir daha asla çocuk sahibi olamayacağım.