Damadım, Kızımla Bir Nedenden Dolayı Evlendi

Kızımın, daha henüz bir ay önce tanıştığı sevgilisiyle bu kadar aceleyle evlenmek istemesinin nedenini ilk başta anlamamıştım. Hatta, acaba hamile mi diye düşünmedim değil. İnsan başka ne için böyle telaş eder ki? Ama kızım, bebek falan beklemediklerini, sadece birbirlerini çok sevdiklerini ve aşksız yaşayamayacaklarını söyledi. O zamanlar, bu kadar saf ve temiz bir aşkı buldukları için sevindim içten içe. Herkes böyle bir şansa sahip olamıyor çünkü. Hemen düğün hazırlıklarına koyulduk damadın ailesi de, biz de elimizden geldiğince para verdik, altın taktık.

Düğün günü gelip çattı. Herkes yüzünde gülücüklerle, mutlulukla oynayıp eğleniyordu. Ama damadın annesinin gözleri, diğerlerinden bambaşka bir hüzünle doluydu. İlk başta oğlunun seçimini içine sindiremediğini düşündüm; pek yanaşmak istemedim yanına. Yine de içimde bir huzursuzluk vardı, sonunda yanına gidip hâlini hatırını sordum. Başta bir şey söylemek istemedi, gözlerini uzaklara dikip sustu. Sonra kafasını kaldırıp, gözlerinden yaşlar süzülerek anlatmaya başladı:

Bu düğün aslında olmamalıydı. Oğlum, kızını mutlu edemeyecek. Hiçbir zaman sevmedi, hâlâ da sevmiyor. Bütün bu evlilik, eski kız arkadaşından intikam almak için! Oğlumu, en yakın arkadaşıyla aldatan eski sevgilisini unutamıyor. Ben ona bu yola başvurmamasını söyledim, ama gençler bizi dinlemiyor ki

Anlattıklarını duyunca Bunlar da nereden çıktı böyle? diye içimden geçirdim. Kızıma defalarca sordum, her şey yolunda mı diye, o da hep iyi olduğunu, mutlu olduklarını söyledi. O günlerde, kayınvalidemin gözyaşlarını çok da umursamadım; düğün istemediğinden, kızıma soğuk davrandığını sandım.

Ama üzerinden daha iki ay geçmemişti ki, kızım elinde çantalar ve gözyaşlarıyla baba evinin kapısını çaldı. Meğer damadı, kızımı boşamış; eski sevgilisine olan aşkından vazgeçememiş, kızıma da soğuk davranmış. O an anladım ki, her şey gerçekten söylendiği gibiymiş. Şimdi içimde büyük bir suçluluk Neden durdurmadım onları? Oysa içime bir kurt düşmüştüO geceden sonra kızımın gözlerindeki o yorgun bakışın kolay kolay silinmeyeceğini biliyordum. Onu sarıp sarmaladım; hatamı telafi edemezdim belki ama yanında olduğumu hissettirmek tek tesellimdi. Zamanla, kızım eski neşesine kavuşmaya başladı. Beraber uzun yürüyüşlere çıktık, sabahlara kadar sohbet ettik, kahkahalarımızı yeniden evimize doldurduk.

Bir gün, yağmurlu bir sabah pencereden dışarı bakarken kızım döndü ve bana sımsıkı sarıldı. “Anne, hayatımda kim gerçek, kim sahte, artık öğrenmiş oldum,” dedi. Gözlerimizin içiyle birbirimize gülümsedik. O anda anladım ki hayatta kırıklar, pişmanlıklar ne kadar büyük olursa olsun, sevgiyle sarıldığında her yara biraz daha hafifliyor.

Bazen en büyük acılar, en güçlü kadınları yaratıyormuş meğer. Ve ben, o sabah kızımla birlikte yeni bir başlangıcın kapısını araladığımızı, her şeye rağmen umutla gülümsediğimizi hissettim. Sonra, mutfağa geçip ona en sevdiği keki yaptımhayat devam ediyor, biz de devam ediyorduk.

Rate article
Lifequest
Damadım, Kızımla Bir Nedenden Dolayı Evlendi