Annem şu anda 73 yaşında. Yaşının getirdiği olgunluğa rağmen oldukça modern ve hareketli bir kadın. Kırk yıl boyunca babamla mutlu bir evlilik yaşadı. Böylesine güzel bir aileye sahip olduğumuz için kendimizi çok şanslı hissediyoruz.
Annemle babam birbirlerine çok bağlıydı. Annem 63 yaşındayken babamı kaybettiğimizde annem adeta yıkıldı, zor günler geçirdi. Elimizden gelen desteği sunduk; hatta yanımızda bizimle yaşamasını bile teklif ettik fakat kabul etmedi. “Burada arkadaşlarım var, babanla yaşadığım evde hayatıma devam etmek istiyorum” diyerek ısrar etti.
Yıllar geçtikçe acısı azaldı ve babamı konuştuğumuzda eskisi gibi gözlerinde yaş görmez olduk. Hep birlikte masada oturup, güzel ve neşeli anılarımızı anlatırken annem daha genç ve mutlu görünüyordu.
Bir gün yine ben, kardeşim ve ailelerimiz annemi ziyarete gittik. Kapıyı açar açmaz annem, evde bir erkek arkadaşı olduğunu, ona saygılı davranmamızı istedi. Tabii ki bu duruma biraz şaşırdık. Çünkü annem daha önce kimseyle yeni bir ilişki kurmayı düşünmediğini söylemişti.
“Bu yaşta bir erkeğe mi bakacağım? Yalnız yaşamak daha iyi.” demişti. “Bana erkek lazım değil” diye de eklemişti. Ama karşımıza kendisinin erkek arkadaşı çıktı. Hepimiz olgun kişileriz, dostluğun ne olduğunu biliyoruz ama burada biraz farklı bir durum vardı. Açıkçası ne diyeceğimizi bilemedik, durumdan pek hoşlanmadık. Öte yandan annem yıllarca pek çok şey yaşamış bir kadın, artık kendi kararlarını alabilir. İster bir ilişkiye başlasın, ister yalnız yaşasın; biz elbette her zaman onun yanında oluruz.
Sofraya oturduk, adamın adı Mehmetti. Yaklaşık 60 yaşlarında, koyu siyah saçlı, oldukça bakımlı, üzerinde pahalı bir takım elbise vardı. İlk bakışta başarılı bir iş adamı sanırdınız ama aslında sıradan bir emekliymiş. Oldukça konuşkan, sürekli espriler ve komik hikayeler anlatıyordu. Fakat bizi en çok rahatsız eden şey, kendisiyle ilgili hiçbir şey anlatmaması ve konu kendisine geldiğinde hemen değişiklik yapmasıydı. Yani açıkçası hiç hoşlanmadık. Bir de, ilk görüşmemizde kardeşime para istemesi işin rengini hemen belli etti. Her şey bizim için hemen netleşti, ama annem ne yazık ki anlayamadı.
Annem, gözleri yaşlı bir şekilde, Mehmete para vermesi için kardeşime rica etti, o da verdi. İki gün sonra bir telefon aldık. Mehmetin kızından arayan biri, babasının dolandırıcı olduğunu söyledi. Yalnız yaşayan yaşlı kadınları buluyor, akıllarını çeliyor, onların parasıyla geçiniyormuş. Para bitince de kaçıyormuş. Bu şekilde en az on kadını kandırmış. Hemen kardeşime söyledim, o da Mehmeti aradı, ama telefonuna ulaşılamıyordu. Verdiği adreste başka insanlar yaşıyormuş. Bu şekilde kardeşim parasını kaybetti, annemin de kalbi kırıldı.




