Sadece Başımızı Sokacak Bir Yerimiz Yok – Baldızım, Dairemin Ailenin Yararı İçin Satılması Gerektiğini Düşünüyor

Eşimle yaklaşık yedi yıldır evliyiz, öncesinde de birbirimizi uzun zamandır tanıyorduk. Bu süre boyunca ikimiz de çalışıp biriktirdiğimiz parayla, kendi evimizi yapma hayalimizi gerçeğe dönüştürdük.

Bu döneme kadar, eşimin İstanbuldaki apartman dairesinde yaşıyorduk. Evliliğimizden hemen önce oranın tadilatını yapmıştı. Bunca yıl geçmesine rağmen, dairenin durumu hâlâ oldukça iyi.

O nedenle yeni yaptığımız eve taşındığımızda, eski dairemizi kiraya vermeyi hiç düşünmedik. Çünkü apartmanın yıpranmasını istemedik. En iyisi olduğu gibi bırakmak dedik.

Aynı zamanda, altı ay önce ailemden şehir merkezinde başka bir daire daha miras kaldı. Satmanın bir anlamı yoktu; zaten evimizin ana harcamalarını karşılamıştık, böyle bir ihtiyaç yoktu.

Eşimle birlikte, ilerleyen zamanlarda bu yeni kalan dairede ufak tefek tadilatlar yapıp, mobilyalarını yenileyelim dedik. Her şeyi kiracılar için uygun, ancak fazla masrafsız olacak şekilde hazırlayalım diye planladık.

O daire de şimdilik boş duruyor. Geçenlerde aile yemeğinde bu durum eltim Azra’nın dikkatini çekti.

Sofrada bizim iki dairemizin de boşa beklediğini söyledi. Birine elbette ihtiyaç var, ama iki tane olması tamamen gereksizmiş, özellikle de kendi ailesinin maddi ihtiyaçlarını düşününce.

Mesele şu ki; Azra ve eşi yeni bir ev almak üzereler, tam ortasındalar diyelim. Fakat ikisi de düşük maaşla çalıştığı için kredi çekmekten kaçıyorlar, aceleleri yok.

Konu giderek tatsız bir hal almaya başladı. Azra, çözümü şöyle açıkladı: Biz bir dairemizi satalım, o parayla onları destekleyelim, kalan parayı da bankaya faize koyalım. Altını çizerek de dedi ki, bu para tamamen hibe edilmeyecek; vaktinde bize geri ödeyeceklermiş ama bunun yıllar süreceğinin de altını çizdi.

Eşimin bu konuşmadan ne kadar rahatsız olduğunu fark ettim. Çünkü biz zaten arada ailemize, özellikle de maddi olarak yardımcı olmaya çalışıyoruz. Ama bu bambaşka ve oldukça ciddi bir istek.

Bu yüzden eltime bizzat ben cevap verme gereği hissettim. Konunun çok önemli bir mesele olduğunu, onların bir daire sahibi olmasıyla bizim bir dairemizden vazgeçmemiz arasında büyük fark olduğunu, elimizde sadece kalan ufak birikim kalacağını, dolayısıyla kendimizin açıkta kalacağını belirttim.

Ayrıca, geri kalan paranın ödenmesinin ne zaman olacağının da belli olmadığını, böyle büyük maddi işlerin aile bile olsak son derece titiz şekilde düşünülmesi gerektiğini anlattım.

Tabii sofrada bu konuyu açmak ve bu tonda konuşmak kimseye uygun gelmedi. Azra bana biraz kırgın bir bakış attı, eşim de hemen konuyu değiştirdi.

Rate article
Lifequest
Sadece Başımızı Sokacak Bir Yerimiz Yok – Baldızım, Dairemin Ailenin Yararı İçin Satılması Gerektiğini Düşünüyor