Kalbimizin en yakınında tuttuğumuz insanlar, çeşitli sebeplerle aniden gerçek yüzlerini ortaya çıkarabilirler ve tam da bu benim başıma geldi – bir anda en güvendiklerim bana yabancılaştı.

Geçenlerde İstanbulda kendime bir daire aldım, mutluluğumdan uçuyordum! Tabii hemen bu güzel haberi aileme anneme, babama ve kız kardeşime duyurmak istedim. E tabii onların tepkisi biraz sürpriz oldu diyebilirim. Şehirdeki ev fiyatlarının ateşi malum, ben de tam parayı denkleştirmek için yıllarımı verdim. O ayrı evden bu ayrı eve taşınıp, öngörülemeyen ev sahipleriyle uğraşmaktan bezince, Yeter! dedim, kolları sıvadım ve krediyle kendi evimi almaya karar verdim. Zaten peşinatım hazırdı, kredinin taksitleri de bana uygundu ama bu şu demekti: Aileme artık eski cömertliğimle maddi destek olamayacaktım.

Yaklaşık beş yıl boyunca, kız kardeşimin üniversite harçlarının tamamını ben ödedim, harçlığını da her ay hiç yüksünmeden gönderdim. Bunları sevgimden, aile olmanın birbirini desteklemek olduğunu düşündüğümden yaptım. Yeni evimde ailemi misafir ettim, onlar da önce Hadi canım, yine kiralık bir yer bulmuş diye pek ciddiye almadı. Gerçeği, yani dairenin benim olduğunu duyduklarında ise… Mutluluk, tebrik falan yok; sadece hafiften bir şaşkınlık.

Asıl bombayıysa kredi nedeniyle maddi desteği azaltacağımı söylediğimde patlattılar! Bir anda ortam gerildi, sanki kendi evimi aldım diye cinayet işlemişim gibi suçlamalara başladılar. Nasıl bencillik bu? dediler. Planlarımızı alt üst ettin! diye de eklediler. Annem tam klasik Türk annesi gibi iç çekip, Şimdi Yıldızın okul parası için kenarda tuttuğumuz parayı harcamamız gerekecek diye dert yandı. Kardeşim de çıkıp E ama bana yeni telefon alacaktın, söz vermiştin. Paranı ayarlayamadın diye ben mi mağdur olacağım şimdi? dedi. O an fark ettim ki, beni yıllardır ya para istemek için arıyorlarmış, ya da evde çorap eksik olduğunda yolunu bulmuşlar. Nasılsın, iyi misin, hayatında neler oluyor diyen yok, hep para, hep talep!

Oturduğum yerde bunları düşününce, bir yandan şoktayım, bir yandan da kafam karışık. Resmen kendimi bir sevgi pıtırcığı değil, bir para makinesi gibi hissetmeye başladım. Acaba hep böyle miydi de ben mi yeni fark ettim? diye de düşünmeden edemiyorum. Aile bağlarımızın gerçeğiyle yüzleşirken kendimi hem hafif hüzünlü, hem de biraz gururlu hissettim. En azından artık kendi evimin kapısını, kendi anahtarımla açıyorum!

Rate article
Lifequest
Kalbimizin en yakınında tuttuğumuz insanlar, çeşitli sebeplerle aniden gerçek yüzlerini ortaya çıkarabilirler ve tam da bu benim başıma geldi – bir anda en güvendiklerim bana yabancılaştı.