Yıllar önce, İstanbulun güzel bir semtinde, düğünüme yalnızca birkaç gün kala annemin istekleri ve inatçı davranışları evimizin üzerinde kara bir bulut gibi dolaşıyordu. Annem, babamı yeni eşiyle birlikte davet etmemi kesinlikle reddediyordu. Oysa annemle babam uzun zaman önce ayrılmış, babam da kendi yoluna gidip yeniden evlenmişti. Yıllar geçse de annemi hâlâ öfke ve kırgınlık terk etmemişti. Babamın bugünkü eşi, yani Derya Hanım, boşanmanın başlıca sebebiydi. Derya Hanım, bir gün annemin karşısına geçip O artık seni sevmiyor ve sırf kızın için yanında kalıyor, bırak o gelsin bana deyince, annem bir öfke anında babamı evden kovmuştu.
Bir zaman sonra annem, babam ve yeni ailesiyle görüşmemi bile yasaklamıştı. Fakat ben, babama ve onun yeni yaşamına hasret kalmaya tahammül edemedim. Babam ve Derya Hanımdan bir de erkek kardeşim olmuştu, onu görmek, küçük kardeşimle oynamak bana sevinç veriyordu. Şimdi kardeşim on yaşında. Düğünümü babama anlattığımda, bana ve nişanlıma güzel bir gelecek vermek için, bizim seçtiğimiz bir semtten bir daire hediye etmek istediğini söyledi. O an çok mutlu olmuştum ama annemin tavırları bu sevincimi gölgelemişti.
Annem, babam ve Derya Hanımın düğünüme gelmesini kesin bir dille reddetti. Derya Hanım için de yuva yıkan kadın benzetmesini yaptı. Eğer o kadının düğünüme gelirse kendisinin asla katılmayacağını söyledi. Üstelik babamın bana hediye etmek istediği daireyi de öğrenince, bana hain dedi; çünkü babamın hediyesini kabul etmişim. Şimdi, babamın sevgisi ve desteği ile annemi memnun etme isteği arasında sıkışıp kalmıştım.
Günlerim ağlamakla geçiyordu. Bu zor durumun içinde boğuluyordum. Nişanlım, annemle defalarca konuşup ona tutumunun mantıksızlığını anlatmaya çalıştı. Ancak bu çabalar annemin ona da kırgınlık duymasına sebep oldu. Annemin bana neden böyle davrandığını anlamakta güçlük çekiyorum. Babam zamanında onu üzmüş olsa bile, affetmenin ve geçmişe takılmadan yaşamayı öğrenmenin hayattaki huzurumuz için önemli olduğunu düşünüyorum. Bu karmaşık ve acılı süreçte tek dileğim, her şeyin sonunda hem ailem hem de kendi adıma huzur dolu bir çözüme ulaşmasıydı.




