Sınıfa yeni bir kız geldi, adı Zehraydı. Okula ilk adım attığında erkekler hemen alay etmeye başladılar, fakat kısa sürede anladılar ki Zehra öyle kolay lokma değildi. Zehra’nın gizli silahı, her durumda sarsılmaz özgüveniyle öne çıkıyordu.
Aynı sınıfta bir kız daha vardı, adı Perihandı; erkekler sürekli onunla dalga geçiyor, kilosuyla ilgili aşağılayıcı sözler söylüyordu. Kimi zaman ağlıyor veya sessizce kabulleniyor, asla kendini savunmaya kalkmıyordu. Bu pasif tavrı, erkeklerin gülmesini iyice artırıyor, ona İnek kaçıyor! gibi sözlerle sataşıyorlardı. Bu durum, Zehra sınıfa girene kadar hemen hemen her gün devam etti.
Zehra, uzun boylu biriydi, neredeyse Perihanın iki katı. O da kısa sürede ironilerin hedefi oldu. Ancak Perihandan farklı olarak, Zehra daha önce başka bir okulda bulunmuştu; orada arkadaşlarıyla olumlu ilişkiler kurmuş, çevresindekiler tarafından takdir edilmişti.
Dönüm noktası ise okulun yemekhane kısmında yaşandı. Bir çocuk, Zehranın kilosuyla dalga geçerek ona bir ekmek attı. Zehra önce şaşırdı ama pantolonundan kırıntıları silip yapılan espriyi umursamadı. Sonrasında koridorda bir başka çocuk, Zehra’nın fiziksel özellikleriyle ilgili bir laf etti ve bu kez Zehra cevap vermekten çekinmedi: Onlara hayatlarının bu kadar sıradan olup olmadığı için sadece kendi görüntüsüyle ilgilendiklerini sordu. Hayatınız o kadar mı sıkıcı, sadece benim vücudumla mı meşgulsünüz? Size bakmanıza engel olan yok, izleyin ve keyfinizi çıkarın o zaman! diyerek cesurca karşılık verdi. Bu sözler, bir süre dalgalarını durdurdu.
Beden eğitimi dersinde, öğrenciler gymnastik atlama sırasında ‘keçiden atlamalıydı. Sıra Zehra’ya gelince, keçi onun ağırlığına dayanamadı ve devrildi. Fakat Zehra soğukkanlılığını kaybetmeden bir hareketle yere kusursuz bir iniş yaptı. Muhteşem atletizmine rağmen, erkekler gülmeye devam ettiler. Zehra ise kararlı bir şekilde neden güldüklerini sordu, hatta madem bu kadar komik buluyorlarsa, kendisini kaldırmalarını teklif etti. Erkekler hemen kabul edip Zehra’yı havaya kaldırdılar ve gülmekten vazgeçmediler.
Tatillerde, Zehra durumu değiştirmeye karar verdi; beslenmesine daha fazla dikkat etti, saçlarını renklendirdi ve daha güzel bir görünüm kazandı. Disiplinli çalışmasıyla kendini yepyeni bir Zehraya dönüştürdü.
Okul tekrar başladığında, erkekler Zehradaki değişime şaştı kaldı. Bir anda hepsi onun arkadaşı olmak istedi. Fakat Zehra, eskiden ona sataşan çocuğa yaklaşarak gülerek, ona taze bir alay bulmasına yardım edip etmeyeceğini sordu.
Tüm bu süreçte Zehra, kendine olan güvenini hiç kaybetmedi. Erkeklerin sözlerine kulak asmadan, onları ciddiye almadan yoluna devam etti, kendini ortaya koydu ve gururla yaşadı. Onun bu duruşu, sınıftaki çocuklara özgüvenin ne kadar kıymetli olduğunu öğretti.




