16 yaşındaydım, ilk kez aşık olmuştum hem de öyle klişe bir aşk ki! Okuldan sınıf arkadaşım Serkanla tam bir yıl sevgili kaldık, o çocukça saf duygularımızın içinde koşturup durduk. Sonra bir gün, pat diye hamile kaldım. Serkan da benden farksızdı; ikimiz de çok korkmuştuk. Haliyle anne babama bir şey söylemeye cesaret edemedim; ne cesaret!
Ancak işte Türk ailelerinin radarından hiçbir şey kaçmaz: ailem öğrendiğinde büyük fırtına koptu. Tüm mahallede örnek gösterilen, okulun yıldızı tek kızları bendim. Ailem benden hep yüksek beklentiler içindeydi. Serkanla ikimiz de reşit değildik, tabii ki bize bırakılmadı karar; annemler ve Serkanın ailesi hemen işe el attı.
Bizim başarılarımız okulda legend olmuştu; ailelerimiz bizi Boğaziçine, Hacettepeye göndereceğiz, doktor çıkacak, mühendis olacak diye hayaller kuruyordu. Tabii ki bir çocuk, o hayallere terlik gibi çelme takacaktı.
Sonunda annem Ne olursa olsun deyip kürtaj olmamı zorladı. Neyse ki hâlâ zamanı vardı, doktorlar Sorun yok dediler, operasyon olup çıktım. Herkes rahat bir oh çekti; hayat yine eski rutine döndü.
Serkanla görüşmeye devam ettik; çocukluk hayallerimizin peşinden koştuk, okulu bitirdik, üniversiteyi kazandık. Bir yıl sonra evlendik. Ailemiz, artık düğün hicranını da atlatmıştı. Sonra yeniden hamile kaldım; herkes pamuk gibi oldu, sevincinden göbeği attı.
Ama hayat bu ya, altıncı ayda kanamam başladı; oğlum minicik doğdu sadece bir buçuk kilo. Üç saat sonra ise aramızdan ayrıldı. Doktorlar çok uğraştı, kanamayı bir türlü durduramadılar ve sonunda rahmimi almak zorunda kaldılar. Artık anne olamayacaktım, hayattaki çocuk başlıklı hayalimi bir kenara bırakmam gerekiyordu.
Annem hastaneye geldi, gözleri dolu dolu; o eski kararından pişmanlığını dile getirdi. Ama hiçbir özür, geçmişi geri getirmiyor. Yaptıklarımızın telafisi olmuyor bazen. Şimdi ne zaman bir bebek görsem, içimi bir burukluk kaplıyor. Serkanla bu acıyla baş edecek miyiz, evliliğimiz mutlu sürecek mi, bilmiyorum. Zaten çocuk, Türk ailesinde evin neşesi ve çekirdek direği sayılır Bazen Hayatım sen olmadan eksik dedikleri şey hakikaten bir çocuk oluyor.




