Yahu, geçenlerde spordan çıktım, o sırada bir baktım, annemden tam yedi tane çağrı kaçırmışım. Mesaj da atmış: Beni hemen ara! diye. Saat neredeyse gece on bir olmuştu ama anneme asla hayır diyemem, biliyorum ki kafasına bir şey takılınca sabaha kadar uyuyamaz. Hemen aradım, belli ki oldukça telaşlıydı, sesinden belli. Ağlamaya başladı ve gözlerinden yaşlar akarken, bana Bir şey oldu, galiba düğün iptal olacak dedi.
Benim bir kardeşim var, ismi Zeynep, henüz yirmi üç yaşında. Kız bayağı başarılı, hırslı bir moda tasarımcısı. Geçen yıl üniversiteyi bitirdi, staj yaptığı yerden hemen iş teklifi aldı. Bölümünü okurken bir yandan part-time çalışıyordu, mezun olur olmaz iş hayatına atıldı. Zeynepin özel hayatı da herkesin imreneceği cinsten, en azından o gün yaşanana kadar öyleydi.
Bir seneden biraz fazla olmuştu, Zeynep Baranla sevgiliydi. Baran üç yaş daha büyük, kendi başına bir evde yaşıyor, çalışıyor, ev almak için para biriktiriyor ve gayet efendi biri gibi duruyordu.
Düğün tarihi de alınmıştı, birkaç hafta sonra nikah olacaktı.
Biri Zeynepe sosyal medyadan yazmış. Seninle tanışmıyoruz ama seni iyi tanıyorum, düğünden önce bunu öğrenmeni istedim falan diye mesaj atmış. Zeynep profilini incelemiş, kadın yaklaşık kırk yaşında, yani ne gibi önemli bir bilgi verebilir ki diye düşünmüş.
Ama kadın peşini bırakmamış, farklı hesaplardan mesaj atmaya devam etmiş. Sonra buluşmaya karar vermişler, Zeynepin iş yerinin yakınındaki bir kafede buluşacaklarmış. Zeynep masada beklerken, birden hamile bir kadın girmiş içeriye. Başta Bu mu? diye düşünmemiş ama kadın direkt ona doğru yürümüş.
Kadın demiş ki: Sen Zeynepsin değil mi? Benim adım Ela, Baranla bir seneden fazladır birlikteyiz ve dört ay sonra bir oğlumuz olacak.
Zeynep ister istemez şok olmuş, önce inanamamış tabii. Yani düşün; bir yıldan fazladır ciddi ilişkisi var, yakında evlenecek, böyle saçma bir şey olamaz. Kadın tartışmaya ya da ispat etmeye çalışmamış, Numaram sende, ister sor, ister ara. İstersen Baranla da konuşabilirsin demiş ve çıkmış.
Eee peki Baran ne dedi? Asıl olay burada başlıyor. Zeynep, Baranla ciddi şeyler evliliğe saklasın diye karar almıştı. Sadece gezmişler, öpüşüp sarılmışlar, ötesi olmamış. Zeynepin de hiç böyle bir tecrübesi yoktu.
Baran ise birkaç tecrübesi olan biriymiş. Sabretmiş ama aslında bu işin olmayacağını anlayıp başka bir kadınla, yani Elayla, ilişki yaşamış. Başta Ciddi bir şey olmaz, aramızda yaş farkı var diyerek uyarı vermiş, Ela da buna tamam demiş. Zaten kendi eşiyle yeni ayrılmış, çocuğu var, nafakasını alıyor, çalışıyor. Yani başta durum ikisine de uymuş.
Baran, çocuk doğunca DNA testi yaptıracağını, çocuk kendisiyse yardımcı olacağını söylemiş ve Zeynepe Senin yüzünden oldu; ben genç ve sağlıklı bir adamım, sen bu kadar sıkı kurallı olunca başıma bu geldi demiş.
Şimdi Baran Zeynepi bırakmamasını istiyor, onu sevdiğini söylüyor, Elayı sadece fiziksel ihtiyaç için aradığını iddia ediyor. Hatta Daha akıllı olsaydın, Ela hayatımda olmazdı diye döktürüyor. Çocuk kendisiyse ilgilenmeyeceğini ama maddi destekte bulunacağını söylüyor. Ela, bebeği doğurmaya karar vermiş, Baran da İstersen işlemi yaptır, masrafını karşılarım demiş ama Ela istememiş. Şimdi her şey onun problemi olmuş.
Sence Baran suçlu mu, değil mi? Erkekliğine yenik mi düştü, yoksa Zeynepin soğukluğu mı sebep oldu? Sonuçta bir genç için zor durumlar ama sadakatsizlik asla bahane olamaz, değil mi? Zeynep böyle bir nişanlıdan uzak durmalı mı?




