Bu kez kocasının ne getirdiğini gören kadın öyle güldü ki, gürültüye koşup gelen üç yavru kedi korkudan onun ayaklarının arkasına saklandı.

Bugün başıma öyle ilginç bir şey geldi ki, hâlâ şaşkınlığım geçmedi. O kadar güldük ki, evdeki üç yavru kedi, gürültüye koşup gelen karıma saklandı. Anne kedi, yavrularını görünce hemen kollarımdan kurtulup onların üstünü temizlemeye başladı

Ben, küçük bir nakliye kamyonetiyle İstanbulda çeşitli siparişler taşıyorum. Her sabah şirketten bir adres ve yapılacak işler listesi alıyorum, sonra aracımı park ettiğimiz yirmi yıllık lojmanın önünde motoru çalıştırıp yola koyuluyorum. Park alanında birkaç araç daha ve küçük bir mutfak var: çalışanların giriş çıkışlarını kaydeden bir turnike de bulunuyor.

O gün, aracı çalıştırdığımda eski kamyonet her zamanki gibi titredi, gürültü yaptı ve motor biraz geç toparlandı. Öğle arası motoru kapatıp mutfağa geçmeye hazırlanırken, kaputun altından garip bir ses geldi. Adeta kayışın gıcırtısı veya fan bir şeye takılmış gibiydi. Halbuki motor kapalıydı. Diğer şoförler çoktan yemeklerini koymuş, sohbet ediyorlardı. Merak edip kaputu açtım, gözlerime inanamadım. Fan kapağında, soğutma ızgarasının yanında küçücük siyah bir kedi yavrusu, yağ içinde, acıklı acıklı miyavlıyordu.

O an dizlerimin bağı çözüldü. Bir saniye durup düşündüm: Ya motor çalışırken oraya sıkışsaydı? Toparladım, yavruyu dikkatle aldım, kaputu kapattım ve eve dönüş yoluna girdim.

Evde karım Melike bana patladı:

Hayret, bir de araç kontrolü yapmazsın! Ya sen o yavruyu ezseydin? Sakın bir daha böyle bir şey olmasın, yoksa eve gelme! Anladın mı?

Ben savunmaya başladım kendimi, ama o minik kedi Melikenin ellerinde mırıldanıp hemen banyoya götürüldü. Oradan tatlı şefkat dolu sesler, fısıltılar ve öpücükler geldi.

Sırtımı duvara verip iç geçirdim. En son ne zaman bana böylesi sevgiyle davranıldığını hatırlamaya çalıştım ama belleğim beni yarı yolda bıraktı. Sonra toparlanıp tekrar işe döndüm.

Ertesi sabah, dünkü deneyim aklımda, önce kaputu açtım. Temiz. Sonra aracı kaldırıp altına baktım: Orada da Evet, orada da bir yavru var! Turuncu-beyazdı. Ben eğilince neşeyle miyavladı, hemen bana koştu. İkinci yavruyu alıp eve yöneldim. Karım bu kez hiç kızmadı; aksine, yirmi yıllık evliliğimizde ilk kez böylesine mantıklı bir iş yaptığımı söyledi:

Helal olsun sana! dedi, ikinci yavruyu da banyoya götürdü. Ardından bir gün önceki de oraya koştu.

O gün işlerim tıkır tıkır gitti. İşte kendime güvenim artmış, başardığım gibi hissediyordum. Akşam dört kişiydik: İki yavru Melikenin kucağından inmiyor, tırmanıp duruyordu. Melike öyle içten ve gençken olduğu gibi kahkaha attı ki, işte tam da o kahkaha için ona âşık olmuştum eskiden.

Sabahı korkuyla karşıladım, eğilip yine aracı kontrol ettim. Aman Allahım! Üçüncü yavru orada, gri-beyaz. Hemen bir gülücükle onu da eve götürdüm.

O akşam Melike beni bir mahalle büyüsüne, falcıya götürdü: Kadıncağız iki büyü, üç nazar ve bir beddua olduğunu söyledi. Çözüm: Bir ay uğraş ve beş bin lira.

Ertesi gün artık araca yaklaşmaya korkar oldum. Epey bir sigara içtim, cesaretimi topladım, dibe göz attım. Bu kez üç yavrunun annesi orada: Gri, meme uçları sarkmış Belli ki anne.

Yine ne yaptım? dedim çaresizce.

Kapıyı açınca anne kedi miauladı, bir sıçrayışla kabine girdi. Eve anneyi getirdiğimde Melike öyle şen kahkaha attı ki, üç yavru gürültüye koşup onun ayaklarına sığındı. Anne kedi onları görünce hemen onları yalayıp temizledi.

Ben de köşeden, şaşkınlık içinde izledim bu sahneyi.

Melike, ne yapıyor bu kedi? dedim.

Ah Safder, diye güldü Melike, inan hâlâ anlamadın mı? Kedinin müthiş çözümüdür bu; yavrularını yerleştirdi, kendisi de ev sahibi oldu.

Melike eğilip anne kediyi okşadı.

Hayatımda böyle bir kedi aklı görmedim. İnan, insanlara örnek olmalı, dedi.

Hafta sonuna doğru Melike bir sürpriz yaptı: Beni balık tutmaya gönderdi. Şaşırıp kaldım; gözlerim açıldı:

Git hayatım, ben dostları çağırıyorum. Ayak altında dolaşma, tamam mı?

Tamam dedim, sevineyim mi, üzüleyim mi karar veremedim. Ama bu konuda kimse fikrimi umursamıyordu.

Çıkmadan Melike gelip beni öptü.

Senin harika biri olduğunu hep biliyordum.

Kapıda durup çevreme baktım.

Allahım, bu ev ne güzelmiş! Niye daha önce fark etmemişim?

Dışarıda kuşlar ötüyordu. Sanki içimde de kuşlar cıvıldıyordu.

O sırada Melikenin dostları birer birer geldi. Herkes yanında bir şişe ve atıştırmalık getirmişti. Masanın ortasına gri anne kedi kuruldu. Kadınlar şampanya açtı, kadeh kaldırdı:

Çocuklarıyla kendi rahatını bulan bir annenin şerefine!

Sonra kimin ne için kadeh kaldırdığı unutuldu. Anne kedi masa örtüsünde gerindi, gözlerini mutlulukla kıstı. Biliyordu: Burada sevgi var, burası onun evi.

Üç yavru, koltuğun üstünde yan yana uyuyordu; birbirlerine sokulmuş, huzur içinde soluyorlardı.

Şimdi yazdığım bu günlüğün sonunda diyeceğim şu:

Akıllı kadınlara ve yanlarında yaşam şansı bulan erkeklerine sağlık dilerim. Hepinize de aynı güzellikleri temenni ederim.

Rate article
Lifequest
Bu kez kocasının ne getirdiğini gören kadın öyle güldü ki, gürültüye koşup gelen üç yavru kedi korkudan onun ayaklarının arkasına saklandı.