Yeğenim benimle kaldı, onlar ise saat 12’yi çoktan geçmişken onu hatırladılar.

Dört yıl önce evlenen ablam, şimdi üç yaşında bir oğlu olan bir anne. Bu tatlı çocuğa hem teyze hem de manevi annelik yapıyorum. Yirmi üç yaşımda, üniversitede okuyorum ve çalışıyorum; bu yüzden boş günlerim hayli seyrek ve kıymetli. Her şey arasında denge kurmak zor, ama arkadaşlarıma ve aileme vakit ayırmaya gayret ediyorum. Ablam, sevgili Emirin annesi, şu sıralar işsiz. Buna rağmen kuaför salonlarında sık sık vakit geçiriyor; bu bende garip bir şaşkınlık yaratıyor, çünkü eşi uzun zamandır iş için başka şehirde.

Bir gün ablam bana, kuaföre gitmek için Emiri anaokulundan alamayacağını söyleyip yardım istedi. O akşam dersimden sonra boş vaktim vardı, hemen kabul ettim. Bir hafta sonra, ablamın eşi iş seyahatinden döndü ve ikisi yine benden Emire bakmamı rica etti; yalnız kalmak istediklerini söylediler. Emirle saat sekize kadar ilgileneceğim konusunda anlaştık. Fakat ilerleyen saatlerde onları aradığımda ne telefonlara cevap verdiler ne mesajlara. Emir, gözleri buğulu, anne babasını beklerken bana sıkıca sarılıyordu. Nihayet gece yarısı döndüler; sanki şehirde rüyamsı bir akşamdan dönmüş gibiydiler, neşeli, hafif telaşlı.

Bu tuhaf rüya bitmedi. Birkaç gün sonra tekrar aradılar; bu kez eşinin kız kardeşinin doğum gününü kutlamak istiyorlar, yine Emiri bana bırakmak istediklerini söylediler. Emir oradaki büyük çocuklarla ilgilenmez, dediler. Ben ise, kendi çizgimi belirleyip, onlara hayatımı anlatıp sınırlarımı koydum. Ablama, onun bir anne olduğunu ve sorumluluklarının ona ait olduğunu, benim ise derslerim ve işlerim olduğunu ifade ettim. Emiri de götürüp diğer çocuklarla bir arada olmasını önerdim. Ablam bu sözüme biraz kırıldı, hatta alınmış gibi davrandı. Annemden destek alıp, onun fazla yükü bana bıraktığı ve kendi çocuğunu düşünmediği konusunda ablama hatırlatmada bulunduk.

Ablam hâlâ evde, ve enteresan bir şekilde bana kendi sorumluluklarını yüklemeye çalışıyor. Ben ise tavrımı koruyorum, ona kendi hayatımı yaşadığımı ve oğlunun bakımını kendi üstlenmesi gerektiğini belirtiyorum. Tüm bunlar, sanki İstanbulun sokaklarında rüzgârla savrulan anılar, garip bir düş gibi gözlerimin önünden geçiyor. Çocuk Emirin teyze diye uzanan elleri, salonlardan yükselen parfüm kokuları ve arka arkaya gelen tuhaf talepler… Sanki zaman akıyor ama herkes farklı bir rüyanın içinde yol alıyor. Her birimiz, kendi hayatımızın, kendi hikayemizin hayali gölgeleriyiz; ama sorumluluk, TL ile ödenmez, zamanla ölçülür ve akşamdan sabaha uzayan rüyalarla anlatılır.

Rate article
Lifequest
Yeğenim benimle kaldı, onlar ise saat 12’yi çoktan geçmişken onu hatırladılar.