Deniz kenarında, garip bir adam bana yaklaştı ve sol kulağının altında bir ben fark ettim. Bir anda, amcamın sözleri aklımda yankılandı: “Ruh eşinle deniz kenarında karşılaşacaksın.”

Kardeşimle Ankara Garında vedalaşırken, annem duygusaldı, gözlerinde endişe vardı; yaşlılığı, bu dünyada birbirlerini son kez görebilecekleri fikrini aklına getirmişti. Ben de forlu bir özlemle, ağabeyim ve ablamı belki son defa göreceğim umuduyla yola koyuldum. Önce amcamı ziyaret ettim; ardından yola çıkıp, teyzemin oturduğu yere varmamız gerekiyordu. Amcam, altı ay sonra gerçekleşecek düğünümle ilgili latife yaptı, ben de ona gülerek davetiye uzattım. Dikkatli ol, bende bir doğum izi var, diye, konuşmasının arasında uyarıda bulunup göz kırptı. Hava aydınlık, göğsümüzü ferahlatan bir gündü.

Varınca, teyze Ayla ve eşi bizi sıcak bir şekilde karşıladılar. Ertesi sabah, küçük kuzenim Melikeyle birlikte denizi görmek istedik. Suda oynayıp biraz yorulunca, eve dönüp öğle yemeği yedik. Melike dinlenmek istiyordu ama hayalindeki planlar daha başkaydı; beni ikna edip tekrar deniz kenarına götürdü, sonra sinemaya gitmeyi teklif etti. Denizden çıkınca, iki genç yanımıza yaklaşıp, nasıl Beşevlere gideceklerini sordu. Melike yardımcı oldu, öteki genç ise bana uzun uzun baktı; Affedersiniz, adınız Zeynep mi? dedi.

Bu beklenmedik soruyla kaşlarımı kaldırdım. Hemen ekledi: Başkentte yaşıyorsunuz ve arkadaşınızın adı Derya, o benim ablam. Onun fotoğraflarında sizi gördüm, sizi merak ettim. O zaman kolundaki doğum izini fark ettim. Hep beraber sinemaya gitmeye ve ardından gün batımıyla birlikte sahilde yürümeye karar verdik. Vedalaşırken, genç adam iş gezisini bitirdiklerini ve ertesi gün geri döneceklerini söyledi. Benim telefon numaramı istedi, araması için izin verdim. On gün sonra, havaalanında tekrar bana ve anneme rastladı. Ve altı ay sonra, evlendik.

Bütün bu anlar, pamuktan bulutlara benzeyen huzurlu bir rüya gibiydiher detay, rüzgârda savrulan ipek gibi gerçekliğin kıyısından, hayalin ortasına akıyordu. Ankaradan tüm sevgiler, düğünümüze uzanan garip ve tatlı bir yolculukO günlerde yaşadığımız her şey, yıllar sonra hatırladığımızda bile içimizi ısıtacak kadar değerli kaldı. Annemin sessiz endişeleri, Melikenin neşeli ısrarları, ve hiç beklemediğim bir karşılaşmanın umut dolu başlangıcı Hepsi bir araya gelip, hayatın en güzel tesadüflerini doğurdu. Ve şimdi, Ankara Garına her gidişimde; vedalaşmanın hüznü yerine, kavuşmaların sevincini düşünüyorum. Bazen hayat, bize hayal bile edemeyeceğimiz yollar açıyor; ve biz, o yolun ucunda, rüzgârda savrulan pamuk bulutları arasında yeni bir hikâyeye başlıyoruz.

Rate article
Lifequest
Deniz kenarında, garip bir adam bana yaklaştı ve sol kulağının altında bir ben fark ettim. Bir anda, amcamın sözleri aklımda yankılandı: “Ruh eşinle deniz kenarında karşılaşacaksın.”