Onun Hayaline Her Şeyimi Verdım, Ama Hayatının En Güzel Anında Kendimi Yabancı Gibi Hissettim…

Onun hayaline her şeyimi yatırdım, ama hayatın kutlamasında fazlalık oldum

Bazen, sadece bitince kovulmak için başkaları adına hayaller kuruyoruz sanki kendi ellerimizle yaptığımız kale biter bitmez, bizi dışarı atıverenler için. Bu hikaye, Baranın hikayesi eğer biri severken diğeri sadece kullanıyorsa, aşk ve işin tehlikeli bir karışım olduğunun buz gibi bir hatırlatıcısı.

**Sahne 1: Rüya sonda erer**
İstanbulun elit bir semtinde, cam vitrinler pırıl pırıl parlıyor, yeni boyanmış duvarların kokusu havada. Baran, otuz yaşlarında, tulumuyla yeni açılacak butik mağazanın camını bezle bir özenle siliyor. Yorgun ama gururlu bir tebessüm yüzünde; zira sadece bir usta değil, son kuruşunu bu hayal için feda etmiş biri.

Barana doğru Elif zarif, üzerinde ipek bir elbise ve annesi Nermin Hanım yaklaşıyor. Nermin Hanımın bakışı, Boğazı anında buz kestirebilir.

**Sahne 2: Mutluluk yanılsaması**
Baran başını kaldırıp sevgilisine dönüyor, gözleri umutla parlıyor:
**Her şey tamam, aşkım. Her ayrıntı senin düşlediğin gibi oldu. Yarın, nihayet açılıyoruz!**

**Sahne 3: Soğuk bir duş**
Nermin Hanım, ayaklarını yere vurarak bir adım öne çıkar, Baranı baştan aşağı tepeden tırnağa küçümseyerek süzer.
**Biz mi? Güldürme beni,** diye tıslar. **Sen sadece bir ustasın, işin bitti. Şimdi eşyalarını topla ve çık; gerçek misafirler gelmeden önce defolup git.**

**Sahne 4: Sırtından hançer**
Baran taş kesilir. Gözleriyle Elife, annesini susturmasını bekleyerek bakar.
**Elif, ciddi misiniz? Buradaki tüm birikimimi harcadım! Kendimiz için!**

Elif gözlerini kaçırır, sonra Baran’a öyle yabancı ve soğuk bakar ki:
**Baran, gerçekçi olalım. Sen bu markanın imajına uymuyorsun. Annem haklı, artık yoluna devam etsen iyi olur.**

**Sahne 5: Geri dönüş yok**
Baranın dünyası tuzla buz olur, ama acının yerini donuk bir soğukkanlılık alır. Cebinden küçük, akıllı bir uzaktan kumanda çıkarır.

**Buradaki tüm elektronik ve güvenlik sistemini kuran kimdi, unuttunuz galiba,** der sessizce, başparmağı kırmızı tuşun üzerinde beklerken.

**Hikayenin Sonu:**

Nermin Hanım dudaklarını büküp alaycı bir şekilde güler:
Ne yapacaksın? Elektrikleri mi keseceksin? Bir usta çağırır, bir saatte hallolur.

Baran gözlerinin içine bakar:
**Hayır. Sadece sistemi kurmadım, burası için özel yazılımımı da yükledim. Bu akıllı mağazanın kodları şirketime ait. Ve mülkiyet haklarıyla ilgili tek bir imza atmadık**

Birden kumandaya basar.

Şiddetli bir tıkırtı duyulur. Ağır panjurlar gümbür gümbür inse de, tüm camlar ve kapılar demir gibi kapanır. İçerisi birden zifiri karanlığa gömülür. Elektronik kilitler devreye girer mağaza bir anda çelik bir kutuya dönüşür.

**Ne yaptın sen ya?!** diye bağırır Elif, kapı kolunu çekerken. **Bir saat sonra burada yatırımcılarımızla kokteyl var, aç şu kapıyı!**

Baran, kumandayı cebine koyar, alet çantasını eline alır.
**Madem tarzınıza uygun değilim, teknolojim de size fazla; yarın avukatım, kullanım hakkı için fatura gönderecek. Şimdilik karanlığın keyfini çıkarın. Bu kutlamadan bir şey çıkmaz.**

Sakin adımlarla uzaklaşır, arkada yükselen çığlıklarına aldırmadan. Dışarıda smokinli konuklar, birkaç dakika önce hayatının hayali olan mağazanın, şimdi neden siyah bir kutuya dönüştüğüne şaşkınlıkla bakarken

**Ders:** Başarınızın temelini atanı küçümsemeyin. Onsuz, en pahalı binanız bile sadece çöpten ibarettir.

*Peki, siz Baranın yerinde olsanız ne yapardınız? Yorumlarda anlatın! *Baran, arkasına bile bakmadan kalabalığın arasına karışırken, yüzünde acıdan yeni doğan garip bir rahatlama belirir. Düşlerinin sona erdiği yerde, ilk kez kendi yolunu kendi çizebileceğini fark eder. O mağazaya harcadığı yıllar, aslında kendi potansiyelinin sadece küçük bir kısmını gösteriyordu. Şimdi, kapılar ne kadar kapansa da üzerinde taşıdığı anahtarın kolayca yeniden şekillenebileceğini biliyor.

Bir köşe başında durur, kısa bir an dönüp kendi elleriyle inşa ettiği binaya bakar; içindeki kızgınlık, yerini huzurlu bir hüzne bırakır. Cebinden telefonunu çıkarıp kendi geleceği için yeni bir dosya açar: Baranın Atölyesi. Belki bu kez hayalini, paylaşmayı hak eden insanlarla kuracaktır.

Arkasında bıraktığı soğuk duvarların ötesinde, cam vitrinlerde kendi yansımasını görür. Özgürdür artık; başkalarının hayalleri yerine, kendi hikayesinin kahramanı olmaya karar verir.

Ve belki bir gün, o karanlığa hapsolanlar, Baranın ışığı olmadan hiçbir yere varamayacaklarını anlarlar. Ama o zamana kadar, Baran çoktan kendi yolunda parlamak için ilerlemiş olacaktır.

Hayatta asıl başarı; başkalarına ait masalarda misafir değil, kendi sofrasında ev sahibi olabilmekte saklıdır.

Rate article
Lifequest
Onun Hayaline Her Şeyimi Verdım, Ama Hayatının En Güzel Anında Kendimi Yabancı Gibi Hissettim…