Yeni eşim bizimle yaşamaya başladıktan sonra 15 yaşındaki oğlum içine kapandı, bizimle aynı sofraya bile oturmaz oldu, derken bir gün beklenmedik bir şekilde şöyle dedi:

Yeni eşim evimize taşındıktan sonra, on beş yaşındaki oğlum bambaşka biri oldu; kendi içine kapandı, bizimle masaya oturmamaya başladı. Bir gün aniden bana dönüp şöyle dedi: Anne, ben ondan korkuyorum. Onunla aynı evde yaşayamam, çünkü o

Hakan ilk defa bizde cuma gecesi kaldı. Sabah gözümü açar açmaz mis gibi Türk kahvesi kokusu Mutfakta Hakan gayet sakin bir şekilde yumurta pişiriyordu, sanki yıllardır orada yaşıyor. Gülümsedi, yanağımdan öptü, Erken kalkmaya alışığım dedi. Her şey sıradandı.

Oğlum Can, birkaç dakika sonra odasından çıktı. Hakanı gördü, başını hafifçe salladı, buzdolabından meyve suyu aldı, pencere kenarında ayakta içti. Masaya oturmak yok. Ergen ya, dedim içimden, on beş yaşında kim sabahları gülümseyerek uyanıyor ki?

Kırk dört yaşındayım, yıllar önce boşandım, şirkette muhasebeciyim. Hakan kırk dokuz yaşında, üniversitede hoca, o da boşanmış. Ortak arkadaşlarımız sayesinde tanıştık, önce uzun uzun mesajlaştık, sonra buluştuk. Sakin, alışkanlığı yok, temiz bir adam. Sekiz yıl yalnızlığın ardından onun yanında sadece “bir anne” değil, kadın olduğumu da hissettim.

Başlarda Hakan, Can evde yokken gelirdi. Sonraları saklamanın anlamı olmadığını düşündüm. Oğlum zaten büyük, anlamalıydı; annesinin de özel hayatı var. Tanıştırdım ikisini. Gayet sakin, hiç olay çıkmadı. Her şey yolunda, diye sevinmiştim.

Fakat zamanla bazı tuhaf ayrıntılar çıktı ortaya, ben ise anlamamış gibi yapıyordum.

Can, Hakan bizdeyse kahvaltı etmiyordu. Aç değilim deyip geçiştiriyordu. Antrenmanlara daha çok kalıyor, cumartesileri mutlaka anneannesine gitmeye başladı. Demek spora sardı, aileye yardım ediyor, diye içimden seviniyordum. Bana göre sadece tesadüftü.

Dört ay sonra Hakan daha sık kalmaya başladı. Ben de, Tamamen buraya taşınacak galiba, diye düşünmeye alıştım. Bir akşam aramızda karar alıp Hakanı haftaiçi de yanımızda tuttuk. Sabah Can mutfağa çıktı, Hakanı görünce bir an kapıda durdu, sonra sessizce odasına döndü.

Peşinden gittim. Yatakta oturmuş, dalgın bir şekilde bir noktaya bakıyordu.

Bir şey mi oldu? dedim, sesi hafifçe titriyordu:

Anne, ben ondan korkuyorum. Onunla aynı evde kalamam.

İçim buz tuttu. Ne oldu, neden böyle söylüyorsun? diye üsteledim.

Gözlerini kaldırıp dedi ki:

Yeni eşim eve taşınınca Can içine kapandı, bizimle masaya oturmamaya başladı, derken bir gün ansızın, Anne, ben ondan korkuyorum. Onunla aynı evde yaşayamam, çünkü o dedi.

Anne, seçimini yap. Ya o, ya ben.

O gün öğrendiğim şey resmen aklımı başımdan aldı, akşamına Hakanı evden gönderdim.

Çünkü bütün bu zaman boyunca gözüm sadece kendi mutluluğumdaydı. Oğlumun ne kadar endişeli olduğunu hiç fark etmemiştim.

Yakında evi tamamen burası olacakmış, diye mırıldandı oğlum.

Ee, ne olmuş yani? dedim olabildiğince sakin.

Yani evde kurallar değişecekmiş. Gerçekten.

Başta anlayamadım bile ne kastettiğini.

Nasıl yani, ne kuralı?

Yani, artık ben fazla olacağım. Hafifçe gülümsedi ama gözlerinde hüzün barizdi. Evin tek erkeği olacakmış, çok yakında.

İçimde buz gibi bir his.

Bunu açık açık mı söyledi?

Evet. Alışman gerekecek. Ben ve annen bir aile kuruyoruz. Artık sen de büyüdün, dedi. Bir de

Bir de ne dedi?

İstersen anneannende kalsam daha iyi olurmuş, beğenmiyorsam.

O akşam Hakan işten döndü.

Sen oğluma Alışacaksın, mı dedin? diye sordum.

İçini çekti.

Sınırları baştan çizdim. Anlamalısın, ben taşınırsam her şey ciddi olacak. Bir aile olmak istiyorum.

Peki, benim oğlum kim senin için?

Zaten neredeyse yetişkin. Yakında kendi yoluna gider. Biz de geleceği düşünmeliyiz. Mesela kendi çocuğumuzu.

Bakıyorum, adam bunları öyle sakin, sanki ekmek alır mısın der gibi söylüyor. Cidden öyle düşünüyor.

Yani, bana seçim mi sunuyorsun?

Omzunu silkti:

Senin nasıl bir hayat istediğine karar vermeni istiyorum.

O gece gözümü kırpamadım. Sabah Canın odasına girip yanına oturdum.

Ben çoktan seçtim, dedim. Sen hiçbir zaman kendi evinde fazlalık olmayacaksın.

O gün Hakan çantasını topladı, gitti.

Rate article
Lifequest
Yeni eşim bizimle yaşamaya başladıktan sonra 15 yaşındaki oğlum içine kapandı, bizimle aynı sofraya bile oturmaz oldu, derken bir gün beklenmedik bir şekilde şöyle dedi: