– Anneciğim, bu benim sevgilim Zeynep… Vedat sanki laf arasında söylüyormuş gibi yapmaya çalıştı ama heyecan sesi ele veriyordu. Biz hani şey yani işte öyle yani
– Anladık Senin ne istediğin belli, oğlum Anne Vedatın seçtiği kızı baştan ayağa süzerken bakışlarını sakınmadan dolaştırdı. Peki kızımız da aynı şeyi istiyor mu? Zeynepciğim, oğlumu iyi tanıyor musun sen?
– Ayıp olur mu bilmem ama çok iyi tanıyorum, Zeynep hiç de çekinmeden cevapladı. Ezbere biliyorum huyunu suyunu.
– Nasılsa? Şaşkınlıktan kadın sizli konuşmaya döndü. Kızlar böyle konuşur muymuş?
– Niye konuşmasın? Türkçede Ezbere Bilmek diye bir tabir var. Ama şimdi Vedatı konuşmayı bir kenara bırakalım, bence biz birbirimizi tanıtalım. Sonra anlaşamayız falan ayıp olur.
– Nasıl yani? Anne iyice bocaladı.
– Yani şundan, Vedat dışarıda sabahlara kadar gezip tozarken, biz evde birlikte bekleyeceğiz. O geldiğinde sızıp horlarken birlikte dertleneceğiz.
– Ama ben ne alaka oluyorum şimdi? Anne ortalığı toparlamaya çalıştı. Sonuçta siz ayrı odalarda uyuyacaksınız diye düşünüyorum İnşallah
– Ama siz kapının önünde dua edip bekleyeceksiniz. Tüm anneler öyle değil mi?
– Şey Yani Vedat şaşkın şaşkın bu garip sohbete kulak kabarttı. Ne konuşuyorsunuz siz hakkımda?
– Şştt! İki kadın koro halinde Vedatı susturdu.
– Şimdi Fatma Hanım, size bir şey sormak istiyorum; kavga eder misiniz? Vedat bunu inatla anlatmıyor bana da.
– Nasıl yani? Kadın kavga mı eder? Anne gözlerini dört açtı.
– Hem de nasıl! Zeynep sırıtarak cevapladı. Kiminin kocası bir ay belini doğrultamıyor, öyle bir pataklıyorlar ki, Allah düşmanıma vermesin.
– Ay Allahım Kadıncağız eliyle yüzünü kapattı. Ne biçim laflar bunlar Nasıl insanlar böyle olmuş
– Tamam canım Zeynep dürüst bir bakış attı Vedatın annesine. Hadi dürüst olun, hiç mi elinizden gelse şöyle bir kocanıza ya da oğlunuza hafifçe bir tokat istemediniz?
– Yani Kadıncağız az kalsın bazen oldu diyecekti ki çabucak toparlandı. Olur mu canım öyle şey, asla
– Biliyorum hanımefendi, medeni görünmek istiyorsunuz gülümsedi Zeynep, ama inanmam. Şöyle bir oğlanı olup da hiç mi sinirlenmediğiniz, bak bu da enteresan. Peki çocukken hafifçe uyardınız mı, ya da bir defa şaplak?
– Tabii ki hayır! Bu kez anne gerçekten samimiydi.
– Eh, Vedat da sesini çıkardı ama yine birlikte duydular:
– Şştt!
– Fazla yüz vermişsiniz Fatma Hanım, dedi Zeynep, Vedatın arka tarafından şakacı şakacı hafifçe bir dokundu. Şöyle macera arayan bir popoya arada azıcık terbiye lazım. Ama neyse, sizin Vedat aslında iyi çocuk. Hâlâ rayına sokabiliriz. Fatma Hanım, bir çayımızı içelim mi? Ben yanımda pasta da getirdim, hem çayla sohbet başka olur.
Akşam Fatma Hanımın eşi eve döndüğünde, kadın oğlunun yanında açıkladı:
– Ahmet Bey! Vedat evleniyor sonunda!
– Ya Rabbi! Şaştım kaldım vallahi! Babası gözleri faltaşı gibi açıldı.
– Durun yahu, sadece düşünüyoruz, hemen müdahale etti Vedat.
– Yok oğlum tehdidî bir ses tonuyla annesi dedi ki, bu sefer kesin evleniyorsun. Vazgeçersen, bak Zeynepi ben kızı yaparım, ona göre!
– Anne, ne diyorsun! Zeynepin annesi babası var, diye gülümsedi Vedat.
– Varsın olsun, dedi Fatma Hanım. O zaman seni doğduğun hastaneye geri götürür, karıştırdınız derim! Babasını da yanıma alırım, haberin olsun.
– Valla gerekirse ben de onaylarım diyen babası yumruğunu gösterdi Vedata.
VADİK’İN SEVGİLİSİNİ ANNESİYLE TANIŞTIRMA MACERASI




