Serhat’ın kız kardeşi vefat etti. Kardeşini köyde defnetmek için eşi Mehmet köye gitti. Serhat’ın eşi Tamara ise sağlık sorunları nedeniyle evde kaldı.

Ah canım, sana bir hikaye anlatacağım, geçenlerde aklıma takıldı, hâlâ içime dokunuyor. Şimdi dinle bak:

Geçen yıl, Nermin teyzenin kardeşi, yani Necdet amcanın ablası vefat etti. Mezar işleriyle uğraşmak için Necdet amca hemen Yalovadaki köye gitti. Evde Nermin Hanım yalnız kaldı. Sağlığı da pek yoktu zaten, kendini iyi hissetmiyordu. Necdetin eve bugün döneceğini biliyordu, ona güzel bir akşam yemeği hazırladı. Patates püresi ve mis gibi köfteler koydu tabaklara.

Kapı açıldı, Necdet mutfağa girdi.
Tam yemeğe yetiştin, dedi Nermin, ama Necdet hiç konuşmuyor, değişik bakıyordu karısına.
Ne oldu, bir şey mi var? diye sordu kadın, endişeyle.
Necdet aniden,
Yalnız gelmedim, dedi.
Nasıl yalnız gelmedin? Kiminle geldin?
Bu sorunun cevabını hiç beklemiyordu Nermin Hanım.

Bir baktı Necdet amca, cılız, mahcup bir kız çocuğunu ileriye doğru itti:
Nermin, bu ablamın torunu, Melek.
Nerminin gözleri, hem sert hem meraklı bir ifadeyle kızcağızı süzdü. Sonra da eşine dönüp hafif homurdandı ama yumuşak bir sesle,
Gel bakalım Melek! Hemen sofrayı kurayım, dedi.

Necdet gelmeden önce zaten her şeyi hazırlamıştı Nermin. Patateslerin püresini hazırlamış, köfteleri dizmiş, bekliyordu.
Otur Melek, yemeğini ye, dedi elinden geldiğince sıcak bir dille.

Küçük kız yavaşça oturdu, çekinerek yemeğe başladı. O sırada Nermin Hanım başıyla Necdete işaret etti, beraber yatak odasına geçtiler.
Necdet, bu nedir şimdi? diye fısır fısır sordu kapıyı kapattıktan sonra.
Nermin, kızcağızın kimsesi kalmadı. Bir süre bizde kalsın.
Peki ya ablanın kızı?
O bırak uğrayıp annesine son kez bakmaya bile gelmedi. Annemiz yıllardır bu toruna bakıyordu… Kızcağız şimdi büsbütün yalnız kaldı.
Necdet, biz emekliyiz. İkimizin de sağlığı ortada. Kaç yaşında ki bu kız?
On iki…
En az sekiz yıl ona bakmak gerekir.
Onun için devletten yardım alacağız. Ablamın evini de yarım yıl sonra satacağız. Ev küçük, eski. Bizim de az çok birikimimiz var. Ayrıca çocuklarımız Derya ve Burak yardım eder gerekirse.
Onların da derdi başından aşkın. Çocukları okula gidiyor, beş on seneye düğün çağına gelirler… O çocuklara yardım etmeyi düşünüyorduk aslında.
Ama Melek de sonuçta benim yeğenimin torunu.
Yani kan bağı yok bize, dedi kadın eliyle umursamaz bir hareket yaparak. Neyse hadi, sofradakiler soğumasın, gidelim.

Mutfakta ürkek bakışlarla onları bekleyen Melek, konuşmaları anlamış gibi başını eğdi.
Nermin teyze, ne olur beni kovmayın. Sizin bana sahip çıkmanızdan başka kimsem yok. Söz veriyorum, size yardımcı olacağım, dedi.
Tamam, kal bakalım burada, dedi Nermin.

Zaman geçti. Bir sene sonra Necdet amca da vefat etti. Çocukları geldi, anneleriyle vedalaştı. Melek o sırada anlayışlıca komşulara geçti, çünkü büyüklülerin konuşmasında olmak istemedi.
Anne, neden bu kıza bakıyorsun, dedi kızı Derya.
O Necdetin yeğeninin torunu, şimdi gidecek yeri yok, dedi Nermin gözyaşlarını tutamadan.
En iyisi bir yurda yerleştirelim, yaşlısın zaten. Neden kendine bu yükü alıyorsun?
Yalnızım. Sizi de az görür oldum. İyi de bakamıyorum ama en azından yanımda biri olsun istiyorum, dedi.
Derya, bırak anneyle kalsın, dedi Burak. Yoksa çok yalnız kalacak, kızı yurda vermek yazık olur.

Çocuklar biraz daha kalıp gittiler. Nermin Hanım Melekle yalnız başına kaldı. Melek de pek uslu, tertemiz bir kızdı. O yaşta, annelik etmese de, Nermine çok yardımcı oluyordu.

Nerminin sağlığı iyice bozuldu. Yine çocuklar geldi.
Hiç halim kalmadı, iyi ki Melek yanı başımda, dedi. Ona evi bırakmak istiyorum.
Anne, ne diyorsun? Bizim de çocuklarımız var. Benim kızıma bile bir daire düşünemedik daha.
Olsun, hiçbiriniz ne gelip bakıyorsunuz ne ilgileniyorsunuz. Şu Melek, tek başına bana kol kanat geriyor.
Yaz tatilinde bizimkileri gönderirim, onlar bakar, dedi kızı Derya.

Üç gün sonra torunlar geldi, anne babaları döndü. Melek de komşuya geçti, yine yersiz yurtsuz hissetti kendini. O iki torun, Ozan ve Sibel, biraz eğlenmek için gelmiş gibiydi sadece.
İlk gece dışarıda dolaşıp geç geldiler. Eve dönünce Nermin Hanım yerinden kalkamıyor, acıkmış. Tuvalete gitmek istedi, torunlar surat astı, istemeden yardım ettiler.
Gece su istedi, uyandırmak zorunda kaldılar, terslediler. Sabahleyin yemek yapmak, sofrayı kurmak, hepsi zordu onlara.

İki gün zorlandılar, sonra Biz yapamıyoruz deyip evlerine döndüler. Nermin Hanım yine Melekle kaldı. Hastalığı giderek ağırlaşıyor, yataktan kalkamaz hale geliyordu. Melek ise büyüdü, liseye başladı, on beş yaşında. Hem okulu hem evi hem de hasta Nermin Hanımı idare ediyordu.

Nermin Hanımın kafası karışıktı.
Düşünsene, benim öz torunum değil ama beni bırakmadı, her şeye yetişiyor. Ama üç beş yıl geçer, belki hiç kalmaz. Evimi ona bırakmalıyım, biliyorum ki çocuklar anlar, diye düşündü.

Telefonunu aldı. Onu Necdet amca doğumgününde hediye etmişti, biraz uğraşarak noterin numarasını buldu ve aradı.
Noter ertesi gün geldi, işlemler tamamlandı; üç odalı, nezih semtteki ev Melekin üzerine geçti.

Hemen çocuklarını aradı, haber verdi, onlar da ertesi gün çıkıp geldiler.
Anne, acele etmedin mi? Gel sen bizimle yaşa, bir ay Sibelde, bir ay Ozanda kalsın, bu evi de satarız.
Peki ya Melek?
Melek yurtta yaşar. Senin öz torunların var, onlar bakar.
Onların nasıl baktığını çok iyi öğrendim artık, Melek bana huzur veriyor. Hem ben oradan oraya gezmem, evimde kalmak istiyorum, dedi kadın.
Tamam, bence de annemiz en iyisini düşündü, dedi oğlu Burak. Böyle huzurluysa hiç sorun yok, kararına saygı duyalım.

Çocuklar iki gün daha kaldı, sonra gittiler. Melek hemen komşudan döndü.
Nermin teyze, neden amca Burakla Derya abla geldi?
Ziyarete geldiler, dedi kadın tebessüm ederek. Gel bakalım, sana bir şey anlatacağım.
Çok gizemli oldun vallahi, dedi Melek gülerek.
Bak, oradan dosyamı uzat, komodinin üstünde.
Melek getirdi, yanına oturdu.
Bu evi senin üstüne yaptım. Tüm belgeler burada.
Niye ki, senin akraban bile değilim ki?
Canım kızım, senin benim için ne kadar kıymetli olduğunu anlatamam. Beni asla bırakma, tamam mı?
Sen benim hayatımdaki en yakın insan oldun Nermin teyze! Ben de seni hiçbir yere bırakmam…

Rate article
Lifequest
Serhat’ın kız kardeşi vefat etti. Kardeşini köyde defnetmek için eşi Mehmet köye gitti. Serhat’ın eşi Tamara ise sağlık sorunları nedeniyle evde kaldı.