İnsanın İnsafı: Bir Sokak Kedisi Yüzünden İşinden Oldu, Ama Sonu Herkesi Şaşkına Çevirdi
Bazen tek bir hareket, kariyerini alt üst edebilir; ama ruhunu kurtarır. Dün, son derece lüks bir otelde yaşanan bir olayı duydum. Herkese küçük bir hatırlatma: Kitabı kapağına bakarak yargılayan, en güzel hikâyeyi ıskalayan olur.
**Sahne 1: Soğuk ve Gösteriş**
İstanbulun en meşhur otellerinden Güneş Palasın lobisi adeta altınla mermerin düğün salonu gibiydi. O ihtişamın tam ortasında, kadife koltuklardan birinde bir ihtiyar oturuyordu. Üstü başı perişan, sonbaharın o buz gibi yağmuruyla sırılsıklam olmuş, hal-i pürmelali içler acısıydı.
Otelin yöneticisi, çok sert ve disiplinli bir kadın olan Suzan Hanım, genç resepsiyonist Emirin yanına sinirden köpürerek yaklaştı.
Bu adam bütün misafirleri kaçıracak! diye haykırdı, titreyen eliyle yaşlıyı işaret ederek. Derhal çıkar dışarı, sırılsıklam ıslanmış biriyle burada oturamam!
**Sahne 2: Kalbe Sorulan Soru**
Emir, titreyerek oturan yaşlı adama bakarken, adamda ne tehdit, ne de kibir gördü; sadece tarifsiz bir yorgunluk.
Hem üşümüş, hem de aç, dedi Emir kararlılıkla. Onu dışarı atmam. Bu yağmurda hayatta kalamaz.
**Sahne 3: Son Şans**
Suzan Hanımın yüzü pespembe oldu, elleriyle Emire yaklaşırken:
Ne dedim duymadın mı? Ya adamı çıkar, ya da kartını bana bırak. O burada bir dakika daha kalırsa, artık burada çalışmıyorsun!
Emir bir an duraksamadı. Usulca kimlik kartını ceketinden çıkarıp Suzan Hanıma uzattı.
Vicdanım işten çok daha kıymetli, diye fısıldadı.
**Sahne 4: Altın Kart**
Emir yaşlıya yaklaşıp, kendi cekedini usulca adamın omuzlarına örttü.
Gelin, şu köşe başındaki kafeye gidelim de, size sıcak bir çay ve simit ısmarlayayım, diye gülümsedi.
Tam o anda yaşlının bakışı birden değişti. O yorgun, yılgın hali gitti; yerine keskin bir asalet oturdu. Cebinden bozukluk çıkarmasını beklerken, adam yırtık cebinden gösterişli bir altın kart çıkardı Otelin üstünde ismi olan efsane müdavim kartı.
**Sahne 5: Ters Köşe**
Suzan Hanımın ağzı açık kaldı, yüzü kireç gibi oldu. Kart, tüm otel zincirinin efsane sahibi Sedat Beye aitti. Adam, yıllardır kimsenin yüzünü göremediği patrondu.
### Son Perde
Yaşlı adam ağır ağır ayağa kalktı, dimdik durdu. Sesi sükunetli ama emir verir gibiydi:
Suzan Hanım, misafirperverliğin birinci kuralını unuttunuz: Her misafir özeldir. Siz insanların statüsüne bakarsınız, ama kendilerine bakmazsınız.
Şaşkına dönmüş Emirin omzuna elini koydu.
Sen ise evlat sınavı geçtin. Benim liderlerim böyle olacak: vicdanı olanlardan seçilecek. Suzan Hanım, toparlanın, yeni bir yolculuğa çıkıyorsunuz. Emir, bu otelin müdürü artık sensin.
Yaşlı adam camdan dışarıdaki sağanağa bakıp ekledi:
Hadi Emir, şu sözünü ettiğin çayı benden de sakınma olur mu?
**Kıssadan hisse:** İyilik asla karşılıksız kalmaz. Bugün sokak kedisine yardım edersin, yarın o kedi seni hiç ummadığın bir kapıdan içeri alır!




