Sahte Evlilik

Günlük İstanbul, 14 Nisan

Bugün yine hayatımın ilginç dönemeçlerinden birini yazacağım. Bilirsiniz, bazen bir şeyler planladığınız gibi gitmez ama sonunda yerli yerine oturur. Bizim de Selimle aramızdaki evlilik böyleydi, yani tamamen formalite icabı.

Selim kariyerinde ilerleme kaydetmek istiyordu, çalıştığı holdingin başında ise aile bağlarına çok önem veren Hikmet Bey vardı. Hikmet Bey deyince herkesin gözünde koca bir aile reisi canlanır zaten; beş yetişkin kızı, beş damadı, on bir torunu olan gerçek bir aile çınarı. Aileye verdiği değer tartışılmaz, bekâr lafı onun yanında neredeyse küfür kadar ağır. Hatta ona göre evli olmayan çalışan ikinci sınıf insandan da sayılmıyor. Bunu fark eden Selim, hak ettiği terfiyi alabilmek için bir an önce resmi bir evlilik yapması gerektiğini anladı.

Her şeyi tartıp biçtikten sonra bana geldi ve sahte bir evlilik yapmayı teklif etti. O kadar eski arkadaşız ki, birbirimizi çocukluğumuzdan beri tanırız. Annelerimiz hâlâ görüşür, beraber büyüdük, ilkokulda da hep aynı sıradaydık. O bana matematikte yardım ederdi, ben onun kompozisyonlarını düzeltirdim. Yani bana sonsuz güveniyor; maddiyata zerre kıymet vermediğimi, boşanma olursa ne evine ne arabasına, ne de parasına asla göz dikmeyeceğimi çok iyi biliyor.

Ben de o günlerde üç yıldır birlikte olduğum sevgilimden yeni ayrılmıştım. Ciddi bir bunalım yaşarken böyle bir değişikliğe ihtiyacım vardı. Hem eski sevgilime bir gözdağı vermek, Bak ne güzel bir hayat kurdum, arabam, merkezi bir evim var, imren bakalım! demek içimde uyanan bir arzuydu. Arkadaşlarımın arasında da itibarım artsın, bir şeylerle meşgul olayım istedim. Sonuç olarak, Selimle amaçlarımız gayet uyumluydu. Bir öğlen, sessiz sedasız Kadıköy Evlendirme Dairesine gidip herhangi bir tören, şaşaa, beyaz gelinlik veya lüks bir arabayla gösteriş yapmadan, sade bir şekilde evlendik. Yalnızca yüzükleri taktık, formalite gereği tabi. Ben de Suat soyadını aldım bir süreliğine; öyle farklı geldi ki, ayrı bir hava kattı sanki bana.

Beklentilerimizin karşılandığını gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Selim bir ay geçmeden şirketin departman müdürlüğüne atandı, hem de hak ederek. Benim ise evli statüsünde olmam ailem ve arkadaşlarım arasında değerimi yükseltti. O eski sevgilimden gelen birkaç mesaj ise tam anlamıyla içimi serinletti: Hayırlı olsun, mutluluklar Belki ileride tekrar bir araya geliriz diye umuyordum., diye yazmış. E, şimdi otur da dizini döv!

Tüm bu süreçte, aynı evde yaşama fikrini de Selim ortaya attı, daha inandırıcı olsun diye. Birkaç ay onun Nişantaşındaki evinde kaldım. Ve bugüne gelecek olursak

Cumartesi sabahı. Mutfakta kahvaltı hazırlıyorum: menemen, börek, peynir, taptaze simit ve sütlü kahve. Selim sabahları sıkı kahvaltı sever. Pencerenin önünde durup kısa bir süreliğine baharın gelişini seyrettim. Nisan ayını, hele bu canlılığı ve tazeliği hep çok sevmişimdir zaten.

Bugün yapacak çok işim var. Annemlere uğrayacağım, evi temizleyeceğim, çamaşırları yıkayacağım. Öğle yemeğine belki köfte, mantı, pizza ve bol yeşillikli bir salata yaparım, bakacağım. Düşüncelerim günlük koşturmacalar ile dolu, her ev kadınının başı kadar iş

İnanır mısınız, Selimle formalite evliliğimizde on üçüncü yılımıza gireceğiz. Bir tane kızımız oldu, Elif geçen hafta ilkokul birinci sınıfa başladı, oğlumuz Emirkan ise beşinci sınıfı bitiriyor ve notları harika. Tam Selimin küçüklüğü; babası gibi zeki, çalışkan ve düzenli.

Bazen düşünüyorum, insan hangi nedenle bir yolculuğa başlarsa başlasın, hayat bambaşka şeyler sunabiliyor. Başta formalite olan bir ilişki, yıllar içinde samimiyete, güvene ve nasıl bir aileye dönüştü Belki de gerçek aile, resmi nikâhtan ya da kan bağından çok, paylaşılan gündelik yaşamdan geçiyormuş. Hayat her zaman kesin çizgiler ile ilerlemiyor; bazen yol üstünde yürürken asıl ait olduğumuz yeri anlıyoruz.

Rate article
Lifequest
Sahte Evlilik