Ona Hayatının Dersini Ona Türk Usulü Verdi!

Günlük Notlarım Bugün unutulmaz bir ders yaşadım

Bugün yaşadığım olay bana yine insanları dış görünüşüne göre yargılamayın sözünü hatırlattı. Taksimin en pahalı butiğine uğradım sabah, içeri girdiğimde ortalık mis gibi deri kokuyordu, havada Fransız parfümünün ince bir izi vardı. Üzerimde bildiğim sade trençkotum, herhangi bir lükse dair tek bir belirti yok. Bir vitrinde gördüğüm o özel çantaya sadece bakmak istemiştim ki, önüme birden kendini beğenmiş bir satış danışmanı dikildi.

Bakmanı bile tavsiye etmem, dedi küçümseyici bir sesle. Senin bir aylık kira paran, bu çantanın askısının bile yarısına yetmez. Lütfen çıkışa yönelin.

Bir an irkildim, ama kendimi tutup içimden gülümsemekle yetindim. Hiçbir şekilde utanmadım, utanan o olmalıydı aslında. Sakinlikle cebimden telefonumu çıkardım, parolamı girdim ve ekranı danışmanın suratına doğru çevirdim. O an ekranda butiğe özel yönetim uygulamasının logosu ve anında kullanım için dijital anahtar görünüyordu.

Ne ilginç, değil mi? dedim uysallıkla ama net bir ifadeyle. Çünkü bu uygulamaya göre, az önce mağaza müdürünün işine anında son verilmesini onayladım.

Satış danışmanının gözleri yerinden fırlayacak gibiydi. Ekrandan bana, sonra tekrar ekrana baktı ve yüzündeki o burnu büyük ifade gitmiş, yerini soğuk bir korku almıştı.

Bir dakika Sabahki toplantıda konuşan sermayedar siz miydiniz? dedi titrek bir sesle.

Telefonumu cebime koyup adımımı ona doğru attım. Sesim buz gibi, öfkesiz ve netti.

Ben bu binanın sahibiyim. Sen ise artık burada çalışan biri değilsin.

Uygulamada ilgili butona dokunmam bir saniyemi aldı.

O anda, arkada iki iri güvenlik görevlisi sessizce belirip adeta gölgeler gibi yaklaştılar. Satış danışmanı yavaşça arkasına döndü, suratı bembeyazdı. Güvenlik personelinin güçlü elleri omzuna dokunduğunda her şeyin bittiğini anladı.

Afallamış bir halde ağzından çıkacak sözcükleri toplamaya çalıştı, bir şeyler mırıldanıp özür dilemek istedi, fakat personele göz kırptığımda güvenlik görevlileri onu sessizce, olaysız bir şekilde yan kapıdan çıkardılar. Lüks mağaza serüveni o an bitmişti.

Satış danışmanının ardından bir an bakakaldım. Sonra o az önce dokunmamı dahi engelleyip küçümsediği çantaya yanaştım, vitrine biraz daha düzgün bir şekilde yerleştirdim. Köşede sessizce izleyen genç stajyere döndüm; yüzünde korku ve şaşkınlık karışımı bir ifade vardı.

Unutma canım, dedim ona yumuşak bir şekilde. Para ses çıkarmaz, ne kadar çok olursa o kadar sessiz durur. Ama saygı o her zaman herkes için yüksek sesle olmalı. Buradan kim girerse girsin, ne giydiği önemli değil.

Bugün, bu butik, yeni yönetimiyle İstanbulun en sıcak, en misafirperver mekanı oldu. Duyan herkes içeri çekinmeden uğruyor artık.

Hayat dersi apaçık: İnsanların gücünü kıyafetlerine bakarak asla tahmin edemezsin. Karşında kimin olduğunu asla bilemezsin.

Rate article
Lifequest
Ona Hayatının Dersini Ona Türk Usulü Verdi!