Hiçbir şey söylemeden çocuklarını kocasına bıraktı ve evi terk etti 😱

Günlük 13 Mayıs, Pazartesi

Bugün, öyle bir gün yaşadım ki, hayata bakışım sanki ikiye ayrıldı. Hep derler ya, Annelik kutsaldır, Bizim annelerimiz ahırda doğurur, tarlada çalışırdı, yine de şikâyet etmezdi, Kadının sabrı sonsuzdur. Ama ya o sabır bardağı dolarsa, taşarsa?

Her şey Kadıköydeki o küçük parkta oldu. Dışarıdan belki sıradan bir gün gibi görünüyordu, ama bizim için her şeyin değiştiği andı.

Bölüm 1: Son Damla
Uzun süredir ilk kez kendimi bu kadar tükenmiş hissettim. Bir bankta oturuyordum, kucağımda üç aydır deliksiz bir uykuya hasret bırakan ikizlerim. Yanımda kayınvalidemyüzü ekşimiş bir şekilde bana bakıyor, bir yandan da mırıldanıyordu. Eşim ise dalgın gözlerle telefonunda kaybolmuş, zaman zaman saate bakıyor.

Kayınvalidem, alışık ifadeyle:
Sen böyle oturunca evi kim toplayacak? Evin hali ortada! Hiçbir şey düşünmüyorsun galiba.

Bölüm 2: Duyarsızlık
Eşim, sanki dediklerimizi duymuyor. Ona göre doğum iznim bir çeşit tatilmiş, keyif sürüyorum adeta.

Haydi Ezgi, kalk artık. Annemle babam bu akşam akşam yemeğine gelecek, hazırlık yapmamız lazım, diye geçiştiriverdi.

Bölüm 3-4: Karar Anı
O anda içimde bir şeyler koptu. Uykusuzluğun ve tükenmişliğin yerini buz gibi bir kararlılık aldı. Aniden ayağa kalktım, ailem bir anda telaşa kapıldı. Hiçbir şey söylemeden bir bebeği şaşkın eşimin kucağına, diğerini de kayınvalidemin ellerine bıraktım.

Kayınvalidem tam ne olup bittiğini anlamadan bebeği tuttu, eşim elindeki telefonu bırakmadan çocuğu kavradı.

Bölüm 5: Özgürlük
Belki de uzun zamandır ilk defa yüzümde gerçek bir tebessüm hissettim. Paltoyu düzelttim, eşimin gözlerine baktım ve dedim ki:

Harika bir fikir. Akşam yemeğini siz hazırlayın bakalım. Ben bugün izinliyim.

Bölüm 6: Dönüşü Olmayan Yol
Arkamı döndüm, kararlı adımlarla parktan uzaklaştım. Eşim ve kayınvalidem öylece dona kaldılar. Bebekler huzursuzca ağlamaya başladı. Eşimin ağzı bir şeyler söylemek için açıldı ama kelimeler çıkmadı; ilk kez, her gün onun için savaştığım hayatın gerçeğiyle yüzleşiyordu.

Ve sonrası
Eşim beni arayıp durdu, her beş dakikada bir. Telefonum hep kapalıydı. Bir saat geçmeden kayınvalidemin paniklediği sesini içimde duyar gibiydim: Mamaları nereye koydun? Bezin yedekleri nerede? Neden susmuyor bu çocuklar?! Anladılar ki evde oturmak, çocuklar yanındayken çay içmekten ibaret değil. 24 saatlik bir maraton.

Akşam eve döndüğümde saat tam ondu. Saçımı kestirmiş, kendime bir Türk kahvesi almış, sakin sakin eve girdim. Ne bağırdım, ne hesap sordum.

Şöyle dedim: Artık yeni bir planımız var. Evde her şeyi birlikte yapacağız ya da yarın bavulumu alıp giderim.

O gece, eşim ilk defa saat üçte uyanıp ikizlere baktı. Anladı ki ben bir makine değilim, hizmetçi hiç değilim. Ben de bir insanım, ve benim de tükenebilecek bir enerjim var.

Sizce ben doğru mu yaptım? Yoksa bu yöntem fazla mı sarsıcıydı? Yorumlarınızı bekliyorum…

Rate article
Lifequest
Hiçbir şey söylemeden çocuklarını kocasına bıraktı ve evi terk etti 😱