Fabrikada, Saveli’nin soyadıyla ilgili olarak erkekler sık sık şaka yapardı. Kadınlar da eksik kalmazdı, özellikle de ilk kez duyduklarında.

Fabrikada, Selimin soyadı üzerinde erkekler sık sık espri yapar. Kadınlar da, tabii. Hele de soyadını ilk defa duyduklarında. İşte bu sabah da fabrika güvenliğine yeni bir güvenlikçi kadın geldi, kırklı yaşlarının başında olsa gerek. Selimin geçiş kartını kontrol ederken soyadını okudu ve hemen gülümsedi.

Aman! Hayaletgil mi? Böylesi soyadları gerçekten var mıymış?
Gördüğün gibi, var tabii. Selim hemen samimiyete geçti, çünkü güvenlikçi kadın kendisinden küçük gibi görünüyordu. Hem de nasıl var.

Merak ettim, ailenizde bu soyadı nereden çıkmış? Hayaletgil miymiş, yani?
Selim bu tür sorulara uzun zamandır hazırlıklıydı.

Anlatıyorlar ki, bizde ta büyük ninemiz ilginç bir hikâyeden çıkmış. Eskiden cinlerle musallat olmuşlar, ninemiz de bir gece onlarla takılmış. Ondan sonra da soyadımız böyle kalmış.
Kadın, Selimin bu şakasına gülmek yerine öyle bir yüz yaptı ki, Selim bile dayanamayarak kahkaha attı.

Ciddi misin? diye kısık sesle sordu korkmuş bir ifadeyle.
Hem de çok ciddiyim. Selim şaka yapmaya devam etti. Biz Hayaletgillerde hepimizin böyle doğaüstü güçleri var. O yüzden sen benimle sakın atışma. Eğer uğraşırsan, bir gecede görünmeden pencerenden içeri girerim, seni uykudan uyandırırım. Korkutmayayım seni!

Bunu duyunca kadın Selime kuşkulu bakışlar atıp ciddi ciddi:
Beni korkutma! Ben gerekirse cinlere de haddini bildirtirim. Haydi geç, insanları bekletme, dedi.

Akşam işten çıkarken Selim yine bu kadın güvenlikçinin önünden geçti. Kadın onu görünce kaşlarını çattı.
Haydi bakalım, bugün neden bu kadar asık suratlısın? dedi Selim, samimi bir şekilde.
Benim adım güzel kadın değil, Melike Hanım! Bana öyle hitap etme. Hadi geç işine! dedi o da sertçe.

“Tamam işte, başıma iş açtım,” diye geçirdi Selim içinden, çıkarken. Demek ki, bu kadın fıkradan anlamazmış…

Ertesi sabah güvenlikte Melike Hanım yoktu. Fakat öğle molasında, fabrika yemekhânesinde masasına sessizce oturup mırıldandı:

İtiraf et bakalım Hayaletgil! Dünkü gece bu senin işindi değil mi?
Selim şaşkınlıktan yutkundu.

Hangi iş? Melike Hanım, anlamadım? Boğazını temizleyerek ciddiye döndü. Neyin işinden bahsediyorsunuz?
Saklama! Dün beni uyardın sonuçta.
Neye uyardım?
Hakkında, seninle uğraşılmaz dedin ya.
Eee?
Hani gece cin kılığına girerim, pencerenden girerim dedin ya!
Vallahi sadece şakaydı!
Hah, ne şakası! O zaman, dün gece ayak parmağımdan kim çekiştirdi?
Çekiştirmek mi?
Tabii! Daha yeni uykuya dalmıştım, bir baktım battaniyem kayıyor. Sonra birisi hafifçe parmaklarımdan tuttu! Korkudan deliye döndüm!

Melike Hanım! Allah aşkına ben nasıl gelip seni pencerenden çekiştireyim?
Nasıl geldin, bilemem ama dokunuşunu hissettim!
Benimkini mi? Selim şaşkınlığından ne diyeceğini şaşırmıştı. Belki eski kocandır şaka yapmıştır?
Ne eski kocası! Beş yıldır boşandım zaten! O gece başka kimse yoktu! Tabii ki sensin!

Neden öyle düşünüyorsun?
Çünkü adın Hayaletgil! Kendin anlatmadın mı, ninen cinlerle takılmış diye?
Herkese anlatırım ben, şaka olsun diye! Herkes güler, siz ciddiye aldınız!

Şakası kalmadı! diye sertçe bakış attı Melike Hanım. Sayende dün gece gözüme uyku girmedi! Ne zaman gözümü kapatsam, sanki bir şeyler fısıldıyor, duvarlardan cızırtı geliyor!

Gözünüze görünmüştür, emin olun! Gerçekten benim bir ilgim yok.
Ama Melike Hanım başını kararlı bir şekilde sallıyordu.
Yok öyle kolay kaçma Hayaletgil. Sen başlattın, sen temizleyeceksin!

Ne temizleyeceğim?
Her şeyi. Fabrikadan öğrendim, bekar kişiymişsin.
Eee?
Eeesi sen bu gece benim yanımda kalıyorsun. Kimse laf etmeyecek sana, iyi değil mi?

Nasıl yani? Neden?
Sen bu gece gelip, aileni, yani Hayaletgilleri (!) benden uzak tutacaksın! Onlar gelmesin, ben rahat uyuyayım! Karanlıkta uyumaktan korkuyorum, ışıkta da uyuyamıyorum. Aramızda, anlaştık mı?
Anladım… dedi Selim, kadının üstüne gitmenin anlamsız olduğuna kanaat getirerek. Peki saat kaçta geleyim?
Vardiya sonrası hemen geliyoruz. Beni kandırmaya kalkma. Yemeğimi yeriz, seni yatırırım. Saat dokuzda uyandırırım, tüm gece başımda bekleyeceksin!

Ve bu geceden sonra Selim, Melike Hanımın yanından hiç ayrılmadı. Çünkü Melike Hanım pek iyi bir kadındı aslında. Biraz telaşlı, biraz ürkek olsa da, oldukça ilgili ve sevgi doluydu. Bir erkek başka ne ister ki? Biraz ilgi, biraz sevgi… Başka hiçbir şey istemez.

Rate article
Lifequest
Fabrikada, Saveli’nin soyadıyla ilgili olarak erkekler sık sık şaka yapardı. Kadınlar da eksik kalmazdı, özellikle de ilk kez duyduklarında.