Author: Tuncay Yıldırım
Polis ne dedi? diye fısıldadı Zeynep, annesi telefonu masaya bırakınca. Hiç iç açıcı bir şey demediler

Oğlumun yıllardır ilk kez gülümsediğini görmemi sağlayan kişi oydu. Ama elinde gördüğüm şey beni korkuttu

Çirkin Elif Aman Allah’ım, bu adam mı şimdi! Resmen bir yanlışlık! Elif nasıl göremiyor kime varıyor acaba?

Masaya Hazırlık Sevincim Elif, üç gün sonra görüşüyoruz! Meşhur etli böreğini sakın unutma, öyle lezzetli

Bir an düşünsene, dış görünüşüne bakıp hemen yargılamak… İnsan bazen ne fırsatları kaçırıyor, anlatamam!

Bir akşam Kadıköydeki Lalezar Restoranı öyle bir güzeldi ki anlatamam. Kristal kadehler sarı sıcak ışıkta

Son Arama Sabah daha güne gözümü açar açmaz içimi bir huzursuzluk kapladı; nedense bugün kötü bir şey

Sizsiz yaşayamam Biricik Elif, beni affet Başka birine âşık oldum. Gidiyorum, ev sizin olsun.

Uzun yıllar geçmiş bu olayları şimdi anımsarken kütüphane müdürü Bay Karahan’ın sert yüzü ve kontrollü

Taş Kadın Hatice Hanım, bir zamanlar İstanbulun taşlı kaldırımlarından birinde, yağmurlu ve kasvetli









