“Şu çocukların başında kim var? Peyniri kim almalarına izin verdi? Onu annem için saklıyordum!” diye çıkıştı kız kardeşim.
Bizim ailede erkek çocuklarının doğumu her zaman büyük bir sevinçle karşılanırdı. Türkiye’de yaşıyoruz ve nedense kız çocukları biraz önyargıyla karşılanıyordu. Beni de böyle büyüttüler. Küçük bir erkek ve bir kız kardeşim var ve akrabaların bize farklı davrandığını hep fark ettim.
Kız kardeşim doğduğunda, babam büyük bir hayal kırıklığına uğramıştı. Ultrasonun kız olduğunu göstermesine rağmen, doktorların yanıldığını ummuş, doğumhanede gerçeği anlamıştı. Ama annem erkek kardeşime hamile kalınca, babamın gözleri ışıldadı! Akrabalar daha sıcak tebriklerle geldi, herkes çok mutluydu.
“Kız mı? Evlenir, yuvadan uçar gider. Ama oğul, soyun devamıdır!” diye tekrarlardı babam.
Aramızdaki fark çok belliydi. Erkek kardeşim doğduktan sonra ona ev işi yaptırılmadı, kötü notlar ya da yaramazlıklar için azarlanmadı. Bize kötü davranıldığını söyleyemem, ama aradaki farkı hissediyorduk. Onu adeta eller üzerinde taşıyorlardı.
Bu yüzden her ailenin erkek çocuk istediğine inandım. Bu düşünceyle evlendim. Eşimle çok iyi anlaşıyorduk, birbirimize güveniyorduk. Oğul hayal ettiğini söylediğinde şaşırmadım, bana da normal gelmişti. Hamile olduğumu öğrenince ben de erkek bebek umdum. Ama doktor ultrasonda gülümseyerek kız olduğunu söyledi. İçimde bir şey koptu. Eşime nasıl söyleyecektim? Kızacağını, eşyalarını toplayıp gideceğini düşünüyordum.
Neden böyle düşündüm bilmiyorum, çünkü annemle babam kız kardeşim ve ben doğduktan sonra ayrılmamışlardı. Ama çok üzülmüştüm. Stresten dolayı düşük tehlikesiyle hastaneye yattım. Eşim şehirde yoktu, ama haber alır almaz yanıma geldi.
Ultrason sonucunu bilmiyordu, ben de nasıl söyleyeceğimi bilemiyordum çünkü hep erkek istemişti. Ama o bebeğin cinsiyetini sormadı, sadece benimle ilgilendi, sağlığımı sordu, lezzetli bir şeyler getireceğini söyledi, üzülmememi istedi.
O gittikten sonra uzun süre ağladım. Bir hemşire geldi, beni sakinleştirmeye çalıştı. Korkularımı ona anlattım. Ağlamalarımdan nasıl anladı bilmiyorum ama, “Kocanı değil, bebeğini düşünmelisin,” dedi.
“Dünyada erkek mi yok? Önemli olan kızını sağlıkla doğurman, senin stresin ona zarar verir,” diye konuştu hemşire.
Sabah eşimi görünce ona çıkışmaya başladı. Bebeğin kız olduğunu öğrendiğini ve beni üzdüğünü sanmıştı. Eşim şaşkın gözlerle içeri girdi ve “Bu saçmalıkları nereden çıkardın?” diye sordu. Her şeyi itiraf ettim. Bana deliymişim gibi baktı ve “Erkek de olsa kız da olsa fark etmez, lütfen gereksiz şeyler düşünme,” dedi.
Sakinleşmeye çalıştım ama aklıma bazen “Belki beni üzmemek için böyle söylüyor, aslında o da üzgün,” diye düşünceler geldi. Ama kızım doğduğunda onun yüzündeki mutluluğu, gözyaşlarını görünce gerçekten sevindiğini anladım. Şimdi o korkularıma gülüyorum. İyi ki hemşire bana akıl verdi, yoksa doğumdan önce kendimi perişan ederdim.




