Şaka Başarısız Oldu

Neşeli ve şen şakacı bir kız olan Aylin, şakasız bir gün geçiremezdi. Okulda sürekli espriler yapar, şakalar yapardı; bu yüzden erkekler onu severdi. Üniversitedeyken mizah takımındaydı. Erkek arkadaş seçerken de mizah anlayışı olanları tercih ederdi.

“Aylin, sen niye bu kadar sık erkek değiştiriyorsun?” diye sordu bir gün üniversiteden arkadaşı Ayşe. “Birini tanıyorsun, sonra diğeriyle çıkıyorsun, şimdi de üçüncüyle görüşüyorsun sanki.”

“Ayşe, bilirsin benim için en önemli şey mizahtır. Şakasız bir günüm geçmez. Ne yapayım, öyle insanlar çıkıyor ki! Mesela Cem hiç gülmezdi, Efe ise her şeye gülüyordu, bu da fazla abartıydı,” diye açıkladı Aylin.

“Senin için doğru insanı bulmak biraz zaman alacak gibi,” dedi Ayşe gülerek.

“Ben eğlenmeyi, gülmeyi seviyorum. Yanımda da benimle şakalaşacak biri olsun istiyorum,” diye cevap verdi Aylin.

“Aylin, ama hayat şaka değil ki! Ben mesela ciddi birini isterim yanımda, bu şakalar falan… bana göre değil,” dedi Ayşe ciddi bir ifadeyle.

“Biz birbirimizden farklıyız işte. Ben hem şaka yapabilen hem de kendine gülebilen, pozitif erkekleri seviyorum. Etrafında böyle insanların olması çok güzel. Yeter ki şakalar sınırı aşmasın,” diye düşündü Aylin.

Aylin, 1 Nisan’ı çok severdi, çünkü bu günde herkes şaka yapabilirdi ve kimse alınmazdı. Üniversitedeyken de, ofiste çalışırken de mutlaka birini şakaya getirirdi. Kendisine yapılan şakaları da hemen anlardı.

Evet, birkaç erkekle çıkmıştı ama Cem gerçekten çok ağır bir insandı, hiçbir şakaya gülmezdi, hemen alınırdı. Bu yüzden Aylin onunla hemen ayrıldı. Efe ise başta iyi gibiydi, şakalarına gülerdi, beraber komedi programları izlerlerdi ama bazı esprileri hiç anlamazdı. Zamanla araları soğudu.

Bir gün Emre ile tanıştığında, onunla uzun süre mutlu olabileceğini düşündü. Tabii şakalar da yapacaklardı, onsuz olmazdı. 1 Nisan’da bir gün, evin bir köşesine saklandı ve Emre geçerken “Uuu!” diye bağırarak önüne çıktı. Şaka pek işe yaramadı, Emre korkmadı ama Aylin ondan bir karşılık bekliyordu.

İşin garibi, Emre o gün hiç şaka yapmadı. Ama iki gün sonra, Aylin ellerinde iki fincan kahve ve bir çikolata ile odaya girerken, önüne gerçeğe benzeyen, hatta hafif hareket eden bir oyuncak yılan attı. Aylin irkildi, tepsi yere düştü, kahve her yere saçıldı.

“Emre, ne yapıyorsun sen? Bu kadar korkutulur mu? Kahve sıcaktı, iyi ki üstüme dökülmedi!” diye bağırdı öfkeyle.

Emre sakince, “Ne var bunda? Bu bir ‘misilleme’ydi. Bu kadar korkacağını bilemezdim,” dedi.

O gün biraz tartıştılar ama sonra barıştılar. Ancak bir ay sonra Emre yine şaka yaptı ve bu sefer gerçek, küçük bir yılan getirdi. Zehirli değildi ama rengârenkti, bir arkadaşından ödünç almıştı. Aylin çayını içerken önüne attı. Yılan ona doğru sürününce Aylin çok korktu, çayı üstüne döktü ve sandalyeye çıktı, çığlık atarak.

Emre güldü, yılanı alıp bir kutuya koydu.

“Niye bu kadar korktun ki? Zehirli değil, Mehmet’ten aldım. Şaka yapmayı sevmiyor muydun? İşte şaka yaptım,” dedi şaşkınlıkla.

“Böyle şaka mı olur? Al şu yılanını ve eşyalarını da topla, evimden çık dört nala. Dikkat et, şimdi çok ciddiyim. Defol.”

Böylece ayrıldılar. Aylin şakaları severdi ama zararsız olanları. Sağlığını tehdit eden şakalar değil. İşyerinde herkes onun şakacı olduğunu bilirdi, kolay kolay kimse onu şaşırtamazdı. Ciddi bir yüz ifadesiyle şaka yapardı, kimse anlayamazdı gerçekten şaka yapıp yapmadığını. Ama mesai arkadaşları ne kadar uğraşsa da onu şaşırtamazdı.

Bu ifadesini iyi kullanırdı. Mesela iş arkadaşı Murat’a tamamen ciddi bir yüzle saçma bir şey söyler, Murat da koşup kontrol ederdi. Ama hiç kızmazdı, o da şaka yapmaya çalışırdı. Tabii 1 Nisan’da kimin kimi şaşırtacağı belli olmazdı.

Murat ile iş arkadaşıydılar ve Aylin ona hep bir mesai arkadaşı gözüyle bakmıştı. Belki de onunla şakalaşmaları onu mutlu ediyordu, gri iş günlerinde bir nefes aldırıyordu.

O 1 Nisan günü, Aylin iyi hazırlanmıştı. Evde elma tatlısı yapmıştı, bir tanesine de fazladan tuz ve biber doldurup Murat için sakladı.

“Murat, gel kahve içelim, bak tatlı bile yaptım,” diyerek tabağı gösterdi ve önüne tuzlu tatlıyı koyup diğerlerine dağıtmaya devam etti.

“Kahve iyi ama ben kendim alırım, senden her şey çıkar,” diye güldü Murat, tatlıya pek dikkat etmedi.

Kahvesini içerken bir ısırık aldı, sonra bir daha… Ağzını eliyle kapayarak ofisten fırladı.

“Aylin, yine mi şakaların? Bize de mi bir şey koydun?” diye sordu bazıları gülerek, bazıları endişeyle.

“Yok yok, sizinkiler normal, sadece Murat’ınkine özel,” diye güldü Aylin.

Murat geri döndüğünde ciddi bir yüzle sordu: “Nasıl bu günde böyle dikkatsiz oldum? Senden şaka beklemem lazımdı!”

Herkes kahkaha attı, Aylin de gülüAma Murat’ın ona bakan gözlerindeki sıcaklığı fark ettiğinde, belki de aradığı her şeyin yanı başında olduğunu anladı.

Rate article
Lifequest
Şaka Başarısız Oldu