Bir adam, köpeğini kurtarmak için yeterli maddi imkana sahip olmadığından onu feda etmek zorunda kaldı.

Bir adam, köpeğini kurtarmak için yeterli parası olmadığından onu feda etmek zorunda kaldı. Yaşlı bir adam, dört ayaklı dostunu kurtaramayacağı için veterinere getirip uyutulmasını istedi. Adamın gözyaşlarını ve köpeğin hüznünü gören veteriner, yapılması gereken tek şeyi yaptı…

Derler ki mutluluk parayla satın alınmaz, ama bazen kaderimizi belirleyen de paradır. O yaşlı adam, dört ayaklı dostunu kurtarmak için gerekli olan tedavi ücretini karşılayacak bir kuruşu bile yoktu.

Veteriner kliniğinde derin bir sessizlik hâkimdi. Doktor, masanın üzerinde yatan sokak köpeği ile ona eğilmiş, dalgın dalgın kulağını okşayan sahibini izliyordu. Sadece köpeğin ağır nefesleri ve adamın boğuk hıçkırıkları duyuluyordu. Yaşlı adam, dostunu bırakmak istemiyor, gözyaşlarına boğuluyordu.

Genç veteriner Emre Yılmaz, hayvanların uyutulması sırasında böyle duygusal anlara sıkça tanık olmuştu. İnsanların tüm kalpleriyle bağlandıkları tüylü dostlarından ayrılmaları elbette anlaşılırdı. Ama bu seferki farklıydı…

Emre, üç gün önce kliniğinin kapısında bu ikiliyi ilk gördüğü anı hatırladı. Sessiz, yaşlı bir adam, dokuz yaşındaki köpeği Karabaş’ı acil muayeneye getirmişti. Hayvan iki gündür ayağa kalkamıyordu ve yaşlı adamın endişesi gözlerinden okunuyordu. Anlattığına göre, Karabaş’tan başka kimsesi yoktu.

Emre köpeği muayene etti. Gerçekten de acil ve pahalı bir tedavi gerektiren ciddi bir enfeksiyonu vardı. Aksi takdirde, köpek dayanılmaz acılar içinde ölecekti. “Eğer tedavi edemeyecekseniz,” diye soğuk bir tavırla söylemişti veteriner, “uyutmak daha insani olur.” Şimdi Emre, o gün adamın ne hissettiğini tahmin edebiliyordu, ama o an hiçbir fikri yoktu.

Doktorun sözlerinin ardından yaşlı adam, masanın üzerine buruşuk banknotlar ve bozuk paraları bırakmış, Karabaş’ı kucağına alıp gitmişti. Ve bugün, geri dönmüştü. “Affedin doktor, ben sadece uyutma parasını biriktirebildim,” demişti, gözlerini yere dikerek.

Şimdi, yaşlı adam köpeğine son kez veda etmek için beş dakika daha isteyince, Emre Yılmaz bu ikiliye bakıp dünyanın neden bu kadar adaletsiz olduğunu düşündü. Milyonları olanlar canlılara hiç değer vermezken, şu yoksul yaşlı adamla ölmek üzere olan köpeği, bu kadar büyük bir sevgiyle doluydu.

Genç veterinerin boğazı düğümlendi. Yaşlı adamın omzuna elini koydu. “Onu tedavi edeceğim,” diye titrek bir sesle konuştu, “Karabaş’ı ben tedavi edeceğim, masrafları bana ait. Daha çok yaşayacak, koşup oynayacak.” Veteriner, elinin altında yaşlı adamın omuzlarının sessiz hıçkırıklarla titrediğini hissetti.

Bir hafta sonra, Karabaş artık sağlam adımlarla yürüyordu. Serumlar ve doğru tedavi işe yaramıştı. Genç doktor mutluydu. Belki umutsuz yaşlı adama ve sokak köpeğine küçük bir iyilik yapmıştı, ama aslında bu, büyük bir gönül işiydi.

İyi ki bu dünyada böyle duyarlı ve cömert insanlar var!

Rate article
Lifequest
Bir adam, köpeğini kurtarmak için yeterli maddi imkana sahip olmadığından onu feda etmek zorunda kaldı.