Aniden, düğünün ana masraflarını üstleneceğini açıkladı, böylece tüm seyahati kendim ödemek zorunda kalacaktım.

Aniden, Düğün masraflarının tamamını ben karşılayacağım, yolculuğun bütçesini de sen kendin öde. dedi; ben de bütün seyahati tek başıma karşılamalıydım.

Altı ay önce, sevgili dostum Gülçin, İstanbulda muhteşem bir nikah töreni yaptı. Ben de o gün oradaydım, herkes gözleriyle onlara bakıyordu. Fakat bir ay sonra, Gülçinin evliliği sona ermişti; boşanma dilekçesini mahkemeye vermişti. Çift ne kadar uyumlu görünüyorsa, bir gün bir şeyler kırılmış olmalıydı. Hafta sonu onu aradım, bir kahve içmek için buluşmaya karar verdik.

Gülçin, sevdiği Karaköy kafesine bir kaç dakika gecikmeli geldi. Soluk soluğa, sanki bir koşudan yeni çıkmış gibiydi. Geç kaldın, bir şey mi oldu? diye şaka yaptım; o ise yorgun, hatta biraz körelmişti. Gülçin genelde esprili, neşeli biriydi; bu hali beni endişelendirdi.

Gülçin, döngüye takılmayacağım. Neden boşanmak istiyorsun? Aldatıldı mı, şiddet gördü mü?

Hayır, ne aldatma ne de şiddet. Tek sorunum; o çok açgözlü. Bu yüzden boşanıyoruz.

Açgözlü mü? Boşanacak kadar mı?

Şöyle ki, ilk günden beri harcamaları eşit bölüştürmemizi istedi. Düğün masraflarını ben de bir nebze katlandım; ama o bir anda bana da aynı miktarı ödememi zorunlu kıldı. Benim maaşım üç katı kadar; bir kez bir şey almadığımda bile bana para biriktirmen lazım diyordu.

Her gün bir önceki günün harcamalarını hesaplamaya başladık; fişlerimi bile göstermemi istedi! Bu, düğün sonrası tasarruf dedi, ama aslında kontrol etme çabasıydı. Düğün masraflarını ailemizden yardım almadan kendimiz karşıladık; ardından bu durum daha da kötüleşti. O, bir defter tutuyordu; her harcama detaylıca oraya kaydedilip gerekçelendirilmek zorundaydım.

Sana market fişlerini mi verdin?

Bir kez, benim ondan izin almadan ayakkabı alıp giydiğimde öfkelendi. Büyük harcama yapmadan önce bana sor, sonra da bana bildir dedi.

Neden daha erken kaçmadın?

Bilmiyorum. En berbat anı, planladığımız balayı yolculuğumuzun harabeye dönmesiydi. Düğün öncesi, Kapadokyaya bir haftalık bir seyahat ayarlamıştık; çiçek gibi bir başlangıç olacaktı. Uzun zamandır biriktirdim, arkadaşlarımdan da borç aldım. O da bana maddi destek söz verdi. Bir anda Düğün masraflarını ben ödeyeceğim, sen de tüm seyahati kendin karşıla dedi, bir yandan da para biriktiremediğim için beni suçladı. Öte ki, bir gün Ben de Kapadokyaya gideceğim, yol masraflarını ben ayarlarım dedi. Bu sözler beni neredeyse bayıltı gibi hissettirdi. Akşamüstü bir bavul toplayıp otobüse binip ayrıldı; ben veda etmedim, o gitti. Ben de çantalarımı topladım. Ertesi gün boşanma dilekçesini mahkemeye verdim.

Gülçine destek oldum, çünkü böyle bir açgözlü erkeği kimse hak etmez. Evlenmeden bu karakteri görseydi, belki de hiç tanışmazdı. Şimdi boşanmak, yıllarca acı çekmekten iyidir; böyle bir adam çocuklarını bile koruyamaz.

Rate article
Lifequest
Aniden, düğünün ana masraflarını üstleneceğini açıkladı, böylece tüm seyahati kendim ödemek zorunda kalacaktım.