Sana oğlumuzu doğurdum, ama senden hiçbir şey istemiyoruz, dedi sevgilisi telefonda – Kocamın hayatındaki bu sır ortaya çıktığında, ailem neye uğradığını şaşırdı!

Sana bir oğul doğurdum ama senden hiçbir beklentimiz yok, dedi telefonda Sevil.

Eşim Halit, perişan bir halde bana baktı.
Evet, yanlış duymadın, Feray. Altı ay önce başka biriyle bir şeyler oldu. Sadece birkaç kez görüştük, hepsi o kadar, tamamen bir hevesti. O da oğlan doğurdu bana geçenlerde

Başım dönmeye başladı, gerçek bu kadar mı acı olurdu? Benim sadık, sevgi dolu kocamın dışarıda bir çocuğu olmuş! Anlatmaya çalıştığını anlamam birkaç dakika sürdü.

Halit karşımda, omuzları düşmüş, elleri dizlerinin arasında sıkışmış bir şekilde oturuyordu. Bir anda büzülmüş gibiydi, sanki içindeki hayat çekilmişti.

Yani oğlun oldu, dedim. Evli bir adamın, karısı dışında birinden, hem de benden değil

Feray, vallahi bilmiyordum. Allah şahidim olsun.

Ne bilmiyorsun Halit? Çocuklar nasıl yapılır, bunu mu? Kırk yaşındasın.

Onun doğurmaya karar verdiğinden haberim yoktu. Zaten onunla çoktan yollarımızı ayırmıştık, eski eşine dönmüştü. Ben de bir sorun kalmadığını düşündüm.

Dün telefon etti: “Bir oğlun oldu. 3 kilo 200 gram. Sağlıklı.
Ve kapattı telefonu.

Ayağa kalktım, bacaklarım beni neredeyse taşımıyordu, dizlerim pamuk gibiydi. Sanki uzun bir maraton koşmuşum gibi. Camdan dışarı baktım, rüzgârın önünü alamadığı bir sonbahardı. İçim acı doluydu, ama manzara güzeldi

Şimdi ne olacak? dedim, sırtımı dönerek.

Bilmiyorum.

Harika Ev reisinden cevap bilmiyorum.

Hızla arkamı döndüm.
Oraya gidecek misin peki, görecek misin çocuğu?

Halit korku dolu gözlerle bana baktı.

Doğumhanenin adresini mesaj attı, iki gün sonra taburcu olacağını söyledi. Gelmek istersen gelirsin, istemezsen de gelme. Senden bir şey istemiyorum, dedi. Gururlu kadın

Hiçbir şey istemiyor, diye tekrarladım. Ne kadar safça

Tam o sırada, evin kapısı gürültüyle açıldı, oğlanlar geldi. Hemen yüzüme profesyonel bir gülümseme taktım. Yıllarca ticaretin içinde olmak yüzünü göstermemeyi öğretmişti bana.

Mutfaktan büyük oğlum Sertaç başını uzattı. Kalıplı, yirmi yaşında delikanlı.
Anne-baba, selam. Niye suratınız asık? Anne, yemek var mı? Antremandan geldik, kurttuk acından.

Dolapta mantı var, ısıtıverin, dedim.

Baba, şu eski arabamın karbüratörüne bakacaktın, küçük oğlum Tunca babasının omzuna vurdu.

Onlara bakarken, içim adeta sızladı. Baba diyorlar ona
Onların gerçek babası yıllar önce kaybolmuştu, nafaka ve birkaç bayram kartıyla yetiniyordu. Ama Halit, onları büyüttü. Araba kullanmayı öğretti, dizlerindeki yaraları sardı, veli toplantılarına gitti, okulda dertlerini çözdü. Onların babasıydı, en hakikisinden.

Halit güçsüz bir şekilde tebessüm etti:
Bakarım Tuncacığım, az sonra. Annenle biraz konuşmam lazım.

Çocuklar mutfağa geçince tabak sesleri geldi kulağıma.

Seni seviyorlar, dedim alçak sesle. Ve sen

Feray, sus artık! Ben de onları seviyorum. Onlar benim evlatlarım. Hiçbir yere gitmiyorum.
Sana ilk günden söyledim, hepsi bir hataydı, bir anlık gaflett aramızda ciddi bir şey yoktu. Sadece bir hevesti!

Sadece bir hevesin ardında şimdi hayat boyu bez değiştirmek var

O an altı yaşındaki kızımız, Elif, odaya koştu. İşte, dayanacak gücüm burda kırıldı. Elif babasının kucağına zıplayıp sarıldı.

Babacığım, neden üzgünsün? Annem mi kızdı sana?

Halit sıkıca sarıldı, başını onun küçük sarı saçlarına gömdü. Elif için her şeyi yapardı, biliyordum. Delicesine, karşılıksız bir babalık sevgisiydi.

Yok güzel kızım, anneyle büyüklerin işlerini konuşuyorduk. Git çizgi film aç, şimdi geleceğim.

Elif çıkınca mutfağa derin bir sessizlik çöktü tekrar.

Farkındasın değil mi, artık her şey değişiyor? dedim.

Masaya oturdum.
Gitmeyeceğim Feray, seni ve çocukları seviyorum. Sizsiz yapamam

Bunlar kelime sadece Halit. Oğlun var artık. Onun da babaya ihtiyacı olacak. O kadın şimdi hiçbir şey istemiyorum diyor. Ne hormonlar kalır ne mutluluk kalır; aylar geçince çocuk hasta olur, büyür, para gerekir

O zaman yine arayacak. Halit, oğlanın kışlık montu yok, ya da doktor lazım diyecek.
Sen de gideceksin. İyi adamsın. Vicdanlısın.

Sustuk.
Peki ya para, Halit? dedim sesimi kısıp. Nereden bulacaksın?

Yüzü gölgelendi. İki yıl önce işi batmıştı, borçlarımı ben ödedim. Şimdi bir şeylerle uğraşıyor ama asıl yük bendeydi. Ev, arabalar, çocukların eğitimi Her şey benim üstümdeydi. Banka kartı bile yoktu, tüm hesabı hacizde, benim hesabımdan harcıyordu.

Bulurum, dedi boğukça.

Nereden? Geceleri taksi mi süreceksin? Ya da benim şifremle çekip öteki aileye mi yardım edeceksin? Ne garip Ben aileyi geçindiriyorum, sen ise benim paramla başka bir kadının doğurduğu çocuğa bakacaksın!

O kadın yalancı, değil! Halit hışımla kesti sözümü. Altı ay önce her şey bitmişti!

Çocuk her zaman insanları nikâh kağıdından sıkı bağlar. Taburcuya gidecek misin?

Söylediklerim havada asılı kaldı. Halit, ellerini yüzüne gömdü.

Bilmiyorum, Feray. İnsani açıdan belki gitmek lazım. Çocuk günahsız.

İnsani açıdan, acı acı güldüm. Peki bizim insaniyetimiz ne olacak? Elifin, oğlanların? Sen bugün gidersin, küçük bir bebekle göz göze gelirsin, kucağına alırsın ve biter. Dağılır gidersin.
Seni bilirim; duygusalsın. Her hafta, sonra iki, sonra haftasonları gidersin. İşim var bahanesiyle yalanlar başlar. Biz bekleriz burada.

Musluğa gittim, açıp suya baktım, kapattım.

Kadın senden sekiz yaş genç Otuz iki yaşında ve sana oğul doğurdu. Bende oğullar senden değil, ama onları büyüttün. Orada ise kendi kanın, canın. Sence bu hiçbir şey değiştirmez mi?

Saçmalama! Oğlanlar benim oğlum, ben büyüttüm.

Erkek hep kendi soyunu ister, Halit.
Elif var işte!

Elif kız

Halit ayağa fırladı.
Yetti! Beni niye kovar gibi konuşuyorsun? Aileni bırakmayacağım dedim! Ama tamamen ilgisiz de kalamam Orada bir çocuk doğdu. Benim çocuğum. Suçluyum, evet.
Kovmak istersen hemen çeker giderim. Anneme, lojmana, nereye olsa taşınırım. Ama bana şantaj yapma!

O an, gerçekten korktum. Git desem, gerçekten giderdi. Gururlu, inatçı. Hiçbir şeyi olmadan gider, o kadının yanına sığınırdı. Orada, kahraman, baba olur Ben ise sonsuza kadar kaybederim.

Halbuki kaybetmek istemiyordum. Acıdan, kırgınlıktan delik deşik olsam da seviyordum onu. Çocuklar da seviyordu. Yıkmak kolaydı, bir anda kovup kapıyı çekmek Peki ya sonra? Onsuz ev boş, her köşe onsuz olurdu.
Otur, dedim sessizce. Kimse seni kovmuyor.

Halit ağır ağır oturdu.

Feray, affet beni. Aptallık ettim

Evet, ama bizim aptallığımız

Akşam sanki bir sisin içindeydi. Elifle ödev yaptık, iş raporlarıma baktım, ama asıl aklım bambaşkaydı. O kadın kimdi, diye düşündüm? Genç, güzel Şimdi yeni doğan bebeğine bakıp kendini galip mi sanıyor? Hiçbir şey istemiyorum dedi ya.
En güçlü hamle Sanki hiçbir şey talep etmeyerek, Bak sana oğul verdim, biz gururluyuz, başımızın çaresine bakarız diyerek Erkek gururuna doğrudan vurur. Erkek hemen kahraman olmak ister.

Halit gece boyunca sağa sola döndü. Ben ise gözüm açık, tavana bakarak geçirdim. Kırk beşindeydim; bakımlıydım, güzeldim, hayatımı kazanıyordum ama yaşlılık yakındı Oysa o kadında gençlik vardı

***
Sabah daha da kötüyüm. Kendime gelemiyorum.

Oğlanlar kahvaltıyı edip koşarak kaçtı, Elif ise ters köşe yaptı bugün.

Baba, saçımı örgü yapar mısın? Anne yamuk yapıyor

Halit tarak aldı, onun kocaman elleri minik saçları titizlikle ördü. İşiyle ilgili ne kadar becerikliyse, Elifin saçında da aynısını gösterdi. Ben kahvemi yudumlarken baktım: işte, benim adamım, benim kocam.
Karşımda, evimizde, sıcacık. Ama orada başka bir çocuk vardı O da Halitin sevgisine hakkı olan

Nasıl olur bu?

Halit, dedim Elif odasına geçince. Şimdi bir karar vermeliyiz.

Halit tarak elinde durdu.

Bütün gece düşündüm.

Sonuç?

Taburcuya gitmeyeceğim.

İçimde bir şeyler kıvrandı ama belli etmedim.

Neden?

Çünkü gidersem, ona da, kendime de umut vermiş olurum. İki evi birden idare edemem. Seni, çocukları kandırmak istemiyorum. Eliften, oğlanlardan vakit çalamam. On bir yıl önce seçtim. Ailem sizsiniz.

Ya o oğlan? dedim, şaşkınlıkla.

Para yollarım, resmî olarak ya da bir hesap açarız. Ama ziyaretler yok. Büyüsün, babasını hiç bilmesin daha iyi, her hafta geleceğim diye hayal kurmasın. Çünkü ben gerçek ailesiyle yaşamak isteyeceğim.

Daha adil bu.

Hiçbir şey demedim. Alyansımı parmaklarımda çevirdim.

Emin misin? Pişman olur musun sonra?

Elbet pişman olurum. Nasıl büyüyor hep düşüneceğim belki Ama oraya gidersem, sizi elden kaçırırım. Feray, sen güçlüsün ama demirden değilsin. Öfken büyür, benden nefret edersin istemem.
Aklıma geleni bile toparlayamıyorum

Halit kalkıp arkadan omuzlarıma dokundu.

Seninle mutlu bir hayatım var. Diğer tarafa sadece maddi destek olurum, hepsi o.
Zamanımı, sevgimi, ilgimi paylaşamam

Elimi onun ellerinin üstüne koydum.

Para mı diyorsun? burukça güldüm.

Kazanırım. Bir daha senden para istemem. Kendi borçlarım kendime.

Rahatladım.
Evet, bana adil davranmamıştı ama tam da bu cevabı bekliyordum.
Eşimden vazgeçmeyi hiç istememiştim.
Çocuğu doğuranın ne hissettiği umurumda değildi.
Evli adamdan çocuk sahibi olmak? Onun sorunu.

***
Halit hastaneye gitmedi. Sevil defalarca aradı, bağırdı, neden gelmediğini sordu. Halit net konuştu: Yalnızca maddi yardım ederim, başka hiçbir beklentiniz olmasın.

Sevil telefonu kapadı, bir daha hiçbir şekilde aramadı. O günden sonra yarım yıl geçti, hiç adını duymadık. Telefonu da kapalıydı.
Ve beni en çok bu sevindirdi.

Rate article
Lifequest
Sana oğlumuzu doğurdum, ama senden hiçbir şey istemiyoruz, dedi sevgilisi telefonda – Kocamın hayatındaki bu sır ortaya çıktığında, ailem neye uğradığını şaşırdı!