Eski sevgilim beni arkadaşlarından saklıyordu, çünkü ona göre ben onun seviyesinde değildim. Bunu en başından beri biliyordum fakat yine de kalmaya devam ettim. O, küçük bir Anadolu kasabasında varlıklı bir aileden geliyordu babası büyük bir iş insanıydı, annesi çalışmıyordu, büyük bir evde oturuyorlardı ve yeni bir araba kullanıyorlardı. Ben ise sıradan bir mahallede yaşıyordum, bir markette kasiyer olarak çalışıyor ve evin masraflarına anneme yardım ediyordum. Tanışmamız bir kahvecide olmuştu; ben iş öncesi kahve almaya gitmiştim. O günlerden itibaren bana sürekli mesaj atmaya, aramaya ve buluşmaya çağırmaya başladı.
Başlarda her şey güzeldi, ama tuhaftı. Hiçbir zaman beni arkadaşlarının buluştuğu yerlere götürmüyordu. Hep daha uzak ve göze batmayan mekanları seçiyordu; oralarda bizi kimse tanımıyordu. Eğer ortada yürüyüp bir tanıdığımla karşılaşsam, hemen elimi bırakıyordu ve Hadi, buradan gidelim, diyordu. Neden böyle yaptığıı sordum, cevabı Arkadaşlarım çok eleştirir, dedikodu istemem oldu. O açıklamayı sineye çektim.
İlk defa gerçek yüzünü bir davette gördüm. Beni çağırdı, ben de güzel ama sade bir elbise aldım. İçeri girer girmez bana fısıldadı: Burada bara yakın dur, ben birkaç arkadaşımı selamlayacağım. Yirmi dakika geçti. Sonra kırk. Uzaktan onu izledim gülüyor, fotoğraf çektiriyor, insanlarla sarılıyor. Beni kimseye tanıtmadı. Yanına yaklaştığımda kolunu önüme koydu ve Biraz dışarıda bekle, dedi. Dışarıda bana şunları söyledi: Burada önemli insanlar var, rahatsızlık olsun istemiyorum.
Zamanla sözleri canımı daha çok acıtmaya başladı. Çok sade konuşuyorsun, diyordu; giyim tarzını değiştirmelisin diyordu; benimle sosyal medyaya fotoğraf koymayacağını, çünkü ailesi çok gelenekselmiş diyordu. Hiçbir zaman evine götürmedi, anne babasıyla tanıştırmadı. Annemin doğum gününe çağırdığımda hep bahaneler buldu iş, araba, yorgunluk. Ama kendi çevresinde etkinlik olunca tüm hafta sonu ortadan kayboluyordu.
Bir gün ona açıkça sordum: Yanımda olmaktan utanıyor musun? Birkaç saniye durdu, Utanmak değil sadece farklı dünyalardanız. Sen iyi bir insansın ama arkadaşlarım başka bir seviyede. Yargılanmak istemiyorum, dedi. O cümle içimde bir şeyleri kırdı. Peki sen bana nasıl bakıyorsun? dedim. Sadece omuz silkti.
En kötüsü, sosyal medya hesabında bir meslektaşıyla çekilmiş fotoğraflarını gördüğümde oldu şehirde tanınan bir avukatın kızıydı. Restoranlar, pahalı davetler, gülüşler Onunla fotoğraflarını paylaşırken bana dair hiçbir şey yoktu. Sorduğumda sadece arkadaş dedi. Ağır kavga ettik. Ona Ben gizli ilişki olmayacağım, dedim. Eğer bu durumu istemiyorsan, bitiriyoruz, dedi.
Orada ayrıldık. Birkaç sokak yalnız yürüdüm, ağladım. Bir hafta sonra o kadınla ilişkisi resmiydi. Ben işe gitmeye devam ettim; onun şık kıyafetli, seyahatli ve akşam yemeklili fotoğraflarını izledim. Hiç özür dilemedi, beni üzdüğünü hiç kabul etmedi.
Bugün biliyorum ki bir yıl boyunca kimsenin görmemesi gereken kız oldum. Sadece kapalı kapılar ardında var olan, ortak bir fotoğrafa yeterli bulunmayan kız Ve bu kolay silinmiyor.
Press «Like» and get the best posts on Facebook ↓



