Okula gitmek için otobüse binerken, yaşları elliyi geçmiş bir adamın tutunmakta ne kadar zorlandığını fark ettim. İlk başta, sarhoş olabileceğini düşündüm, ama dikkatlice bakınca bir gariplik olduğunu anladım. Tesadüfe bakın ki, ikimiz de aynı durağa indik; bu durum ilgimi çekti ve adamı uzaktan takip etmeye başladım. Adam çok dengesiz yürüyordu, hâlinden endişelenip yanına yaklaştım. Beyefendi, iyi misiniz? diye sordum. Bana baktığında gözlerinde şaşırmış ve acı çeken bir ifade vardı, açıkça huzursuzdu. O anda ne yapmam gerektiğini düşünüyordum ki, aniden yere yığıldı ve bütün çabalarıma rağmen kendisine getiremedim. Yoldan geçenler ise hiç durmadan yollarına devam etti.
Çabucak 112yi aradım, ambulans hızlıca geldi. Doktorlar, zamanında aradığım için teşekkür etti ve eğer daha geç kalsaydım, sonucun çok kötü olabileceğini söyledi. Görevimi yerine getirdikten sonra üniversiteye döndüm. Babamı hiç tanımamıştım, annemle yalnız yaşıyordum. Annem temizlikçi olarak çalışıyordu, geçim sıkıntısı çekiyorduk. Kış geldiğinde birlikte kar temizleyerek biraz ek gelir kazanmaya çalışıyorduk. Bir gün, kar temizlerken lüks bir yabancı araba yanımızda durdu. İçinden göz alıcı bir kadın çıktı ve doğrudan bize doğru yürüdü. Doktor, sizin iletişim bilgilerinizi verdi. Babamın hayatını kurtardınız, doktor bana siz olmasaydınız ambulansa ulaşamayacağını ve babamın hayatta kalamayacağını söyledi, diyerek bana bir zarf dolusu Türk Lirası uzattı. Beklenmedik bu jest, annemle benim üzerimizdeki maddi yükü biraz olsun hafifletti. O anı hiç unutamıyorum.
Lise bittiğinde askere gittim. Annem hep, Evladım, gurur kaynağımsın. Gerçek bir adam oldun, derdi ne zaman beni asker yolcularken. O dönemde, hayatımı birlikte geçirmek istediğim Ayşegülle tanıştım. İlerlemeyi düşündüğümde, onu önce annemle tanıştırdım. Annem Ayşegüle hemen ısındı, Ayşegül hem çok güzel hem de zeki ve mükemmel bir karaktere sahipti; ailesi ona büyük sevgiyle yetiştirmişti. Ayşegülün ailesiyle tanışma zamanı geldi. Annesi beni gördüğünde önce biraz afalladı; sonra sıcacık bir gülümsemeyle sarıldı. Ayşegül, sana dedenin hayatını kurtaran genci anlatmıştım ya? O gün dedenin aracı bozulmuştu, işe yetişmek için otobüse bindi; birden göğsünde şiddetli bir ağrı hissetmiş. Bayılmış, ama bu iyi kalpli adam hemen ambulans çağırmış ve dedenin yanından ayrılmamış,” diye anlatmaya başladı. O an hepimizin yüzünde büyük bir mutluluk vardı; yıllar sonra yollarımız yeniden kesişmişti.




