Teyzem bana iş kurmak için para vermek istemedi, ama sonunda istediğimi elde ettim.

Biliyor musun, yıllar önce ben de herkes gibi sıradan bir işte çalışıyordum, maaş desen üç kuruş. Ama o zamanlar bütün akrabalarım bana bayılırdı. Her özel günde mutlaka çağırırlardı, neye ihtiyacım varsa ellerinden geldiğince destek olurlardı.

Bir noktadan sonra bu hayat tarzından bıktım. Kendi işimi kurmaya karar verdim, sıfırdan başlayacaktım ama cebimde de beş kuruş yoktu. Annemle babamı da çok genç yaşta kaybettim, on dokuzumda trafik kazası oldu, bir başıma kaldım.

Bir tek halam vardı, o da zengin bir adamla evliydi. Dedim ki, Herhalde halam bana biraz destek olur. Ama düşündüğüm gibi olmadı.

Halam bana kendi işimi kurmanın çok riskli olduğunu, bundan dolayı da paraya elini sürmeyeceğini söyledi. Aslında ona kızmıyorum, ben onun yerinde olsam belki aynı şeyi yapardım. Sonuçta onun parası, karışamam. Anladım, kabul ettim, kırılmadım. Bankadan kredi almak da seçenek değildi, çünkü faiz oranları uçmuştu, altından kalkamazdım. Ne yaptım biliyor musun, yemeğimden bile kısmaya başladım, fazladan işler aradım, kenara köşeye para atıp kendi işimi kurmak için birikim yaptım.

Bir süre sonra kafamda her şey daha netleşmeye başladı. Nasıl bir iş istediğimi, neye ihtiyacım olduğunu, ne kadar sermaye lazım olacağını, her şeyi biliyordum artık. Çok kararlıydım, bu sefer asla geri adım atmayacaktım. Çünkü çocukluğumdan beri kendi işimin patronu olma hayalim vardı. Şimdi önümde bir fırsat vardı, yavaş yavaş o fırsatı yaratıyordum kendime. Sadece bir tek şeyi içime sindiremiyordum, o da halamın sürekli takılmasıydı. Ne zaman ailece bir araya gelsek herkesin önünde şakayla karışık Bakın bakın, aramıza iş insanı katıldı! Büyük patronumuz soframıza teşrif etti! diye dalga geçiyordu.

Ama gün geldi, başardım! Kendi işimi açtım, ajansımı kurdum diye bütün akrabalarım bir anda ortadan kayboldu, en çok da halam. Fakat yılmadım. Hiç günü gelmemiş kadar hırslıydım. Bir buçuk yıl sonra dükkanım öyle tuttu ki, şehirde birkaç şube daha açtım.

Geçenlerde bir gün telefonum çaldı, arayan yine halamdı. Oğlu üniversiteye başlayacakmış, hem para hem de kalacak yer lazımmış. O sırada halam zaten eşinden boşanmıştı ve ayakta durmakta zorlanıyordu. Yıllarca konuşmadığı beni tekrar hatırlamıştı tabii.

Ama çok samimi söylüyorum, bu sefer yardım etmedim. Önceliğim dükkanlarımı başka şehirlere taşımaktı, büyük yatırım gerekiyordu, halamın oğlunun işi benim önceliğim değildi. Bu yüzden de halam iyice uzaklaştı, ama zaten senelerdir bir temasımız yoktu ki…

Şimdi ise şubelerim açık, işler tıkırında. Halamın oğlu hâlâ annesinin eline bakıyor. Hiçbir akrabamız da halama ya da oğluna yardım etmek istemiyor. Zamanında herkesi kendinden uzaklaştırmışlardı… İşte hayat bazen böyle, kimin gerçek dost kimin menfaatçi olduğunu geç anlıyorsun.

Rate article
Lifequest
Teyzem bana iş kurmak için para vermek istemedi, ama sonunda istediğimi elde ettim.