Günlüğümden bir sayfa,
Kendi kızım Nazlı, ikinci annesiyle evlenene kadar ona karşı oldukça saygılıydı. Fakat düğün sonrası davranışı değişti. Bunun sebebi ise kayınvalidesinin, yani annemin, düğün masraflarına maddi olarak hiçbir katkıda bulunmamasıydı. Tek tesellimiz, birlikte yaşamayacağımızı bilmek oldu. Çünkü Fundanın ailesi, bize çok cömert davranarak üç odalı bir apartman dairesi hediye etti. Öte yandan annem ise sadece temel bir yemek takımı vermişti. Üstelik, evimizin badana-boya işlerine yardım edecekken hastalığını gerekçe göstererek gelmedi. Funda bu duruma bir yandan üzülse de, annenin yokluğundan dolayı içten içe rahatlamış gibiydi.
Aile hayatımız huzurlu ilerliyordu. Ta ki bir gün Annem ağır hastalanana kadar. Köyde yalnız yaşamaya devam edemeyecek duruma gelince, Funda her ne kadar evimizde yaşamasını istemese de, başka bir çözüm yoktu. Annem, ev işlerine yardımcı olmaya çalıştıysa da, bu durum Fundayı daha da huzursuz etti. Funda, kayınvalidesinin yaptığı hiçbir işi beğenmiyordu. Annemin kendini evde rahat hissetmediği belliydi. Biraz toparlanınca köydeki evine dönmeye karar verdi. Funda, her şeyin eski haline döneceğini ummuştu. Ama büyük bir felaket yaşandı. Ben hastalandım ve maalesef, beni kurtaramadılar.
Funda için bu dönem tarifsiz bir acıydı. O günlerde hamile olduğunu öğrendi. Böylesine zor bir zamanı atlatmasına en büyük desteği, annem yani kayınvalidesi verdi. Tek evladını kaybetmek annem için tarif edilemez bir acıydı ama buna rağmen Fundayı yalnız bırakmadı, her konuda elinden geldiğince yardımcı oldu. Ona destek olduk, teselli ettik, hayata devam etmesi ve umudunu kaybetmemesi gerektiğini hatırlattık. Funda, çocuğu tek başına büyüteceği için başlangıçta ne yapacağını bilemiyordu. Ancak annemin desteğiyle, her şey o kadar karamsar ve çıkmaz görünmedi. Zamanla her şey yoluna girmeye başladı; bir yıl sonra sağlıklı, güzel bir kızımız dünyaya geldi.
Bir yıl geçti, Funda yolu harika bir adamla kesişti. Fakat gönlünde annemi, yani kayınvalidesini unutmamıştı. Sık sık kızını da yanına alıp annemi ziyaret etti.
Tüm bu yaşananlardan sonra şunu anladım: Hayatta bazen insanları yargılamadan önce onların da ne yaşadığını anlamak, empati kurmak gerekiyor. Gerçek aile sadece kan bağıyla ilgili değil; zor zamanlarda yanında olanlar, kalpten destek verenlerle kurulur.




