Oğlu arayıp şöyle dedi: “Eşin seni hasta halde bırakıp arkadaşlarıyla birlikte bir kulübe eğlenmeye gitti.”

Ona kaç kere söyledim o kızla evlenmemesi gerektiğini. Düğünden hemen önce, adeta yalvardım yapmasın diye. Ama beni dinledi mi? Aşıktı tabii. Şimdi de ne hâlde olduğunu görüyor işte.

Geçenlerde oğlumdan bir telefon geldi. Sesinden hasta olduğunu hemen anladım. Anneler yanılmaz böyle şeylerde. Ne dedi biliyor musun? Anne, gelir misin? dedi. Eşim, hasta olduğumu bile bile eşyalarını toplayıp arkadaşlarının yanına gitmiş. Ne çay yapacak biri var, ne de bir tas çorba pişirecek.

Dahası, arıyor ama kadın telefona bile bakmıyor. Vakit geç olmasına rağmen hemen toparlandım, oğluma koştum. Yol üstünde bir eczaneye uğrayıp gerekli ilaçları da aldım. Aklımda ise o kız vardı! Nasıl bir insan, hasta kocasını bırakıp arkadaşlarına gidiyor? Oğlum da fena halde hastaydı. Görür görmez ambulans çağırmak istedim ama Anne, biraz bekle. dedi.

Ateşi vardı, yanıyordu adeta. Evde ne bir ilaç vardı ne de düzgün bir yiyecek. İyi ki dışarıdan ilaç ve yiyecek getirmiştim. Kendimi zor tuttum, bağırmamak için. Ne biçim insanmış! Evi ilaçsız bırakmış, mutfakta sadece kendi zayıflama hapları, dolapta ise resmen yankı var. Şöyle güzel bir çay demledim oğluma. Sonra markete koştum, iyi bir tavuk suyu çorbası lazımdı.

Oğlum biraz içini ısıtıp dinlenince atlatmaya başladı, ateşi de düştü. Gece saat üçte ise o güzel hanım, eve alkollü şekilde döndü. Anlaşılan geceyi eğlenerek geçirmiş. Yanıma bile uğramadı, ilaçları sordum, duymadı bile. Sırf oğlumun durumu kötü diye ortalığı birbirine katmadım. Yoksa ben de öfkemden çatlayacaktım ama anlaşılan oğlum da bir patlamaya yakındı.

Rate article
Lifequest
Oğlu arayıp şöyle dedi: “Eşin seni hasta halde bırakıp arkadaşlarıyla birlikte bir kulübe eğlenmeye gitti.”