Günlük 8 Haziran
Eşimle evlenirken, önceki evliliğinden bir kızı olduğunu biliyordum. Annesi yurtdışına taşınınca, kızı eşimle birlikte kaldı. Ne yazık ki, aralarındaki bağ kopuk annesi ona küçük hediyeler gönderse de kızımızı mutlu edemiyor; asıl özlediği, annesinin yanında olmak. Başlarda kızımız babaannesinin yanında kalıyordu, sonra bizim evimize yerleşti.
Onunla güzel bir ilişki kurmayı çok isterdim; ama tüm çabama rağmen başarılı olamadık. Beni hep bir yabancı gibi görüyor, konuşma girişimlerimi görmezden geliyor. Tam aksine, bana karşı kontrol kurmaya çalışıyor; istediklerini elde edemeyince hemen babaannesinden veya babasından destek istiyor. Bazen çok yoruluyorum: Bana bakım ve disiplin görevini yüklüyorlar ama ona gerekli otoriteyi gösteremiyorum. Eşim ve kayınvalidem ise ona asla sınır koymuyor, yanlış yaptığında uyarmıyor. Tüm sorumluluk bana kalınca, hâliyle şımarık ve kontrolü zor bir çocuk oldu.
Eşim uzun saatler çalıştığından, kızımızın yanında en çok ben oluyorum. Kayınvalidem de arada kısa süreliğine geliyor. Sürekli ilgilenmek zorunda kaldığım için hem yoruluyorum hem de kendime vakit ayırmak istiyorum. İşime ya da kendime vakit ayırmak istediğimde, bana yumuşak davranmadığımı söyleyip eleştiriyorlar. Üzerimde bu kadar baskı olmasaydı, belki daha farklı bir anne-kız ilişkisi kurabilirdik.
Şu an, bir çocuklu bir adamla evlendiğime pişmanlık duyuyorum. Onun davranışları, dağınıklığı ve tembelliği beni şaşırtıyor; hiçbir zaman annesi olamayacağımı biliyorum. İçimde hep bir eksiklik hissediyorum. Şimdi iş daha da zorlaştı, çünkü hamileyim ve artık yol ayrımı diye bir şey yok.
Çözüm olarak, kızımızın kendi isteğiyle tekrar babaannesinin yanına taşınmasını sağlayacak küçük bir plan yapıyorum. Bu ikimiz için de daha sağlıklı bir ortam yaratabilir diye umut ediyorum.




