MÜKEMMEL EVLAT, ANNESİ LÜKS BİR SİTEDEKİ DAİREDEN HUZUREVİNE TAŞINDIKTAN SONRA TEMİZLİKÇİYE YÜKLÜ BİR PARA VERDİ; FAKAT TEMİZLİKÇİ AĞIR DOLABI ÇEKTİĞİNDE, HUZURLU HAYATINA VEDA ETMESİNE SEBEP OLAN ŞEYİ BULDU

Kusursuz Oğul, Annesi Yaşlı Bakım Evine Gittikten Sonra Lüks Dairesinin Temizliği İçin Ona Yüklü Para Verdi. Ancak Temizlikçi Kadın, Ağır Dolabı Kaydırınca Hayatının Asla Eskisi Gibi Olmayacağını Gösteren Bir Şey Buld u.

Temiz Bir Hayatın Yanılsaması

Ayşegül, yaklaşık on beş yıldır kendi küçük temizlik firmasının başındadır. O yıllar içinde tek bir kuralı asla unutmamıştır: Çöp asla yalan söylemez. İnsanlar harika eş, evlat ya da namuslu iş insanı rolü oynayabilirler; fakat evleri gerçeği açığa çıkarır. Parkeye sinmiş bir kan lekesini nasıl çıkaracağını (soğuk su ve hidrojen peroksit ile) iyi bilir. Ya da nikotin kokusunu nasıl yok edeceğini. Ancak insan kötülüğünü temizleyecek bir çamaşır suyu henüz icat olmamıştır.

Bir cuma günü, sipariş İstanbulun Nişantaşı semtinden, sık sık gazete ilanlarında ve dergi kapaklarında gördüğü inşaat patronu Emir Göksenden gelir. Emir, Ayşegülü tarihi apartmanın geniş kapısında karşılar. Üzerinde göz alıcı bir İtalyan takım elbisesi vardır, sesi kadife gibi ama acılı çıkar:

Annem, Şükran Hanım burada oturuyordu, hayatımın en zor kararını vermek zorunda kaldım. Yaşı ilerleyince demans çok ilerledi. Kendini tanıyamaz, ocağı açık bırakır hale geldi. Onu 7/24 hemşireli özel bir huzurevine yerleştirmek zorunda kaldım. Burada olamam, çok zor. Bütün fazlalıkları atın, mobilyaları örtün, satılacak gibi hazırlayın. Ayrıca gizlilik şart; size üç kat ücret ödeyeceğim.

Kapalı Kapıların Ardındaki Tuhaflıklar

Lüks ve ihtişam kokan evin havası bile insanın üzerine ağır ağır çöker. Tozun, eski ilaçların ve açıklanamaz bir korkunun kokusunu duyar. Ayşegül, çalışanlarına görevlerini dağıtır; yaşlı kadının yatak odasını bizzat üstlenir. Gariplikler de orada başlar.

Önce pencerelerdi. Kalın çerçevelerin iç kısmına sadece içeriden kilitlenebilen, çok güçlü gizli mandallar eklenmişti. Hırsızdan değil, odadakinin açıp çıkmaması için. Ardından koridordan bakınca kapının altındaki iri demir sürgü gözüne çarpar. Çevresindeki mobilya ise derin, çaresiz tırnak izleriyle doludur. Hiç kimse, demans hastası yakınını dışarıdan kilitlemeyeceğini bilir.

Korkunun Gerçekleştiği An

Ayşegül, yatağın yanındaki ağır komodini çekince duvar diplerinde temizlik yapmaya başlar ve birden yere küçük, yırtık bir şeker kağıdı düşer. İç yüzüne titrek ama güzel bir el yazısıyla şu yazılmıştır: Çayıma ilaç karıştırıyor. Ben deli değilim. Bugün 12 Ekim. Her şeyi hatırlıyorum.

Can Havliyle Yazılanlar

Ayşegülin sırtından buz gibi ter akar. O an, daha fazlasını bulmak için aramaya başlar. Yorganın altı, kaloriferinin arkası, dolaptaki eski bir kış botunun içi Şükran Hanım, sanki hücresindeki bir mahkum gibi, konuşma hakkı elinden alınmışçasına, eve gizli notlar bırakır.

Beni fabrika hisseleri için vekaletname imzalamaya zorladı. İstemediğim halde tehditle yaptı. Telefonu bir aydır kapalı. Bakıcı Gül, kapıya yaklaşınca kolumu acıtıyor. Son olarak, çamaşır sepetinin dibinde, poşete sıkıca sarılı bir eski defter bulur. Bir günlük.

Ayşegül, yatağın kenarına ilişip defteri açar. Ne delice hezeyanlar, ne de karalamalar Adeta sistematik bir akıl yıkımının soğuk, ayrıntılı günlükleri. Oğlu Emir, annesinin birikimlerini çocuk rehabilitasyon merkezine bırakmasını engelleyip kontrolü ele almak istemiştir. Miras iptal edilmesi için annesini akıl hastası gösterip vasiliğini üstlenmelidir. O günlükte aylarca süren tecrit, sürekli verilen psikiyatrik ilaçlar, sonunda mahpus evi andıran ultra lüks bir bakım evi anlatılır.

Sistemin Duvarına Çarpış

Ayşegül, defteri elleri titreyerek kapatır. Kırk yedi yaşındadır, bankada kredisi ve özel üniversitede okuyan kızı Elifden başka kimsesi yoktur. Emir Göksen, belediyenin ve mahkemelerin kapısını tekme ile açabilecek biridir. Eğer o yakaladığı çöpü yok ederse, yüklü primini alır, kızının okulunu öder; huzurla yaşar. Ama Ayşegül, ölüm döşeğinde annesinin elini tuttuğu anı hatırlar, ona ihanet etmemiştir. Başkasının annesini bırakırsa, kendini de kaybedecektir.

Ertesi gün Ayşegül karakola gider. Yorgun, suratı asık bir komiser tembelce günlüğe bakar, kenara iter:

Ayşegül Hanım, siz aklı başında insansınız. Resmiyette doktor raporu var, alanında en iyiler imzalamış. Bu yazılar deli saçması, yaşlılık paranoyası…

Camlarda dışarıdan kilit var, kapıda sürgü! Ayşegül neredeyse haykırır.

Demansta güvenlik önlemidir, hasta camdan atlamasın diye. Bu Varlıklı İnsanların işine karışmayın. Sizin işinizin devamı için en iyisi bu olur, Ayşegül Hanım.

Gerçekle Yüzleşmenin Bedeli

Komiser haklı çıkar. Üç gün sonra, firması ani bir denetime alınır. Bir dizi asılsız eksik gerekçesiyle yüklü cezalar kesilir, iflas tehlikesi yaklaşır. Akşamında yabancı bir numara arar. Emirin sesi nazik ve taş gibi soğuktur: Ayşegül Hanım, duyduğuma göre bir şeyler bulmuşsunuz. Elifin okuduğu üniversitede, bir dersten bile kalınca hemen uzaklaştırıyorlar. Haydi, başkasının derdiyle uğraşma

O gece Ayşegül gözyaşlarına boğulur, sistemin kendisini yutacağını bilir. Ama sabah kararını verir. Yasaların işlemediği bu şehirde tek yol, bir ulusal haberciyle temas kurmaktır. İstanbuldan tanıdığı bir gazeteciyle iletişime geçer. Günlükten sayfaların taranmış hallerini, saklanan mandalların fotoğraflarını, eski bakıcıların iletişim bilgilerini ona gönderir. Bir hafta sonra çıkan makale deprem etkisi yaratır. Olay Ankara’ya ulaşır, savcılık dosyayı derhal devralır. Emir Göksen, ülkeden çıkarken havaalanında gözaltına alınır; annesi bakım evinden kurtarılır.

Vicdanın Temizliğinin Bedeli

Bu hayat masalda olduğu gibi mutlu bitmez. Adalet yerini bulsa da Ayşegül bunun ağır bedelini öder. Şehrin seçkinleri ihaneti affetmez. Ev sahibi tahliye ettirir, müşteriler kaçar, isimsiz tehditler yağar. Makinaları yok pahasına satarak Elifle başka bir şehre göçer; sıfırdan hayata başlarlar.

Üç yıl sonra, Ayşegül bir otelde yönetici, kızı ise hemşirelik yaparak okuluna devam eder. Hayat daha zor ve mütevazı geçer. Bir gün, otelin posta kutusuna üzerinde adres olmayan ağır bir paket gelir. İçinden küçük tirajla basılmış bir anı kitabı çıkar. Kapakta Şükran Hanımın canlı, pırıl pırıl gözlerle bakan bir fotoğrafı vardır.

İç kapağa zarif el yazısıyla şunlar yazılıdır: Mop ve bezli meleğime Sadece evimi değil, gerçeği de kirin arasından arındırdınız. Şimdi özgürüm; yoluma çıktığınız için minnettarım. Kitabın arasında eğitim masraflarını karşılamaya fazlasıyla yetecek kadar yüklü bir banka çeki bulunur. Ayşegül kitabı göğsüne bastırır, gözyaşları içinde şunu anlar: Bazen insan kalabilmek için yıllarca inşa ettiğin her şeyi feda edersin, ama aynaya bakınca gözünü kaçırmıyorsan o bedel değer olmuştur.

Rate article
Lifequest
MÜKEMMEL EVLAT, ANNESİ LÜKS BİR SİTEDEKİ DAİREDEN HUZUREVİNE TAŞINDIKTAN SONRA TEMİZLİKÇİYE YÜKLÜ BİR PARA VERDİ; FAKAT TEMİZLİKÇİ AĞIR DOLABI ÇEKTİĞİNDE, HUZURLU HAYATINA VEDA ETMESİNE SEBEP OLAN ŞEYİ BULDU