Anne, Eski Gelini Geri Getirmeye Çalışıyor: Sen Kim Oluyorsun?

“Masal — bir melek, peki sen kimsin?”: Kayınvalidenin eski eşini geri getirme çabaları

Beş yıl önce kocam Engin, eski eşi Masal’dan boşandı. Kısa süren evlilikleri, Masal’ın alenen aldatması ve hemen başka biriyle evlenmesiyle sona erdi. İki yıl sonra da ben girdim hayatına. Tanıştık, birbirimize aşık olduk ve üç yıldır Engin’le evliyiz.

Her şey net değil mi? İnsanlar ayrıldı, herkesin yeni bir hayatı var. Ama görünen o ki, herkesin değil. Özellikle kayınvalidemin içinde bulunduğu aile, geçmişe takılıp kalmış. Onlar için hâlâ “o aile” mükemmel: Engin ve Masal birlikteyken. Ne kadar nazik, saygılı ve sabırlı davranırsam davranayım, karşımda duvardan bir set: Beni kabul etmek istemiyorlar. Sebep ise basit: Engin’in Masal’la ortak bir çocuğu var ve kayınvalideme göre “gerçek aile” onlar. Bense sadece “araya giren biri”yim.

Tanıştığımızda Engin bekârdı, Masal’ın ise yeni bir hayatı çoktan vardı. Engin, bana ilk günden kızı olduğunu, onu çok sevdiğini ve her fırsatta onunla vakit geçirdiğini anlattı. Başlarda Masal, Engin’in kızıyla görüşmesine engel olmadı, hatta çoğu erkek gibi kaçmayıp kızının hayatında olduğu için minnettardı. İlişkileri sadece kızları üzerinden, soğuk ve mesafeliydi.

Ama kayınvalidem bu duruma tahammül edemedi. “O aileyi” geri getirmek için her şeyi yapardı. Bense onun gözünde sadece “genç ve güzel”dim, “kendi eşimi” bulabilirdim. Hatta düğünümüzde bile:
“Buna ne gerek var? Onun zaten bir ailesi var! Çocukları var!” diye çıkışmıştı.

Anlatmaya çalıştım: Kocamın kızına saygı duyuyorum, harika bir baba. Ama aile, sadece nüfus kağıdındaki bir kayıt değil, değil mi? Dinlemedi bile. Kalbi hâlâ Masal’daydı.

Masal ikinci eşinden boşanınca, kayınvalide bunu bir fırsat olarak gördü. “İşte şimdi her şey yoluna girecek!” diye düşündü. Masal’ı her aile toplantısına davet etmeye başladı, sanki hâlâ “gelini”ymiş gibi. Her sofrada aynı laflar:
“Ah Masal nasıl da iyi bir eşti… Sen de elbette fenasın değil, ama…”

Masal’ınsa umrunda değildi. Davet edilirdi, gelir, nazikçe gülümserdi. Ne sıcaklık, ne pişmanlık, öylesine bir ilgisizlik. İşte bu kayınvalidemi kendine çekiyordu: “Uyumlu”, “tartışmayan”, “kadınsı”ydı. Bense fazla “ateşli”ydim galiba.

Engin her şeyin farkındaydı, annesini ikna etmeye çalıştı:
“Anne, yeter. Masal’la aramızda bir şey yok. Çocuğumuzu büyütüyoruz, ebeveyniz, çift değil. Neden eşimi kabul etmiyorsun?”
Kayınvalide dinliyormuş gibi yapar, iki gün sonra yine arardı:
“Eşin yanında mısın? Yoksa Masal’ın yanında mı?”
“Oğlum, git şu kavanozları Masal’dan al, bir de çocukla nasıl tek başına kaldığına bak…”

Adeta bir kıskançlık tuzağı kuruyordu, ama ben düşmezdim. Engin’in bana sadık olduğunu biliyordum. Kızı için elinden geleni yapıyordu: Nafakasını öder, ihtiyaçlarını alır, kurslarına götürürdü. Bazen kızı haftalarca bizde kalırdı. Masal’la aramızda sorun yoktu. Her şey net ve düzgündü. Boşanmış yetişkinler de böyle davranmalıydı zaten.

Ama kayınvalide kendi kurguladığı bir dünyada yaşıyordu. Sanki sadece o “o ailenin” gerçek olduğuna inanıyor, benimse “yabancı ve geçici” olduğumu düşünüyordu. Kıskanmıyorum, incinmiş hissetmiyorum, sadece öfkeleniyorum. Ne kadar daha kabul görmek için savaşacağım ki, zaten bana vermeye niyetleri yok!

Geçenlerde Engin, “Bizim de çocuğumuz olunca her şey değişecek,” dedi. “Annem o zaman rahat bırakır, yeni ailem olduğunu anlar.” Ama emin değilim. Ortak çocuğumuz bile onu durduramayacak gibi. Şöyle diyecektir:
“Ne olmuş? Zaten bir çocuğu daha var. Masal daha iyi bir anneydi…”

Engin kör değil. Her şeyi görüyor, hissediyor. Beni korumaya çalışıyor, hep yanımda. Ama anne… Onu hayatından çıkaramaz. Ben de bunu anlıyorum. Ama artık “çekiç ile örs” arasında kalmaktan yoruldum. Kayınvalidemin beni sevmesini beklemiyorum. Alkış istemiyorum. Sadece saygı ve sessizlik.

Ne yapmalıyım? Çocuğumuz kayınvalidemin bize bakışını değiştirir mi? Yoksa kalbi sonsuza dek o eski ailede mi kalacak, ben de hep “fazlalık” mı olacağım?

Rate article
Lifequest
Anne, Eski Gelini Geri Getirmeye Çalışıyor: Sen Kim Oluyorsun?