Zor Mutluluğa Dönüş
Cuma günü şirketin baş muhasebecisi, elinde pahalı bir şişe şarap, bir dilim pasta ve et tabağıyla işe geldiğinde herkes şaşırdı.
“Kızlar, işten sonra dağılmayalım, biraz oturalım ve doğum günümü kutlayalım,” dedi gülümseyerek.
Herkes ona sarılıp tebrik etmeye başladı. Aylin de tebrik etti. Şirkete tecrübesiz girip hataları yüzünden fırçalar yemiş olsa da, Hülya Hanım’ı hocaları gibi görüyordu. Hülya Hanım ona sarıldı ve kulağına fısıldadı:
“Biraz daha çalışıp emekli olacağım. Seni, Aylin, benim yerime düşünüyorum. Eminim başarırsın. Düzenli, ciddi bir kızsın…”
Aylin teşekkür edemeden bir sonraki mesai arkadaşı kutlayıcı sırasına girdi.
İş erken bitti, muhasebe odasında büyük masayı temizleyip üzerine kağıt örtü serdiler. Buzdolarda ne varsa masaya koydular. Kutlamaya şirketin müdürü ve diğer departman şefleri de katıldı. Büyük bir gülü buketi ve hediye verdi. Ortam yine neşelendi. Aylin sessizce odadan sıvıştı.
“Nereye gidiyorsun? Daha yeni oturduk,” dedi koridorda yetişen arkadaşı ve dostu Selma.
“Gitmek zorundayım, babam evde yalnız.”
“Yarım saat bile oturmaz mısın? Babana bir şey olmaz,” diye ısrar etti Selma.
“İkna etmeye çalışmAylin gülümsedi, “Biliyorum, ama yine de gitmeliyim,” diyerek hızla çantasını alıp kapıya yöneldi, içinde bir umutla yeni bir başlangıcın kokusunu hissederek.




