Sadece Mutlu Olmak İstedim

Sadece mutlu olmak istemiştim…

Leyla, nemli yastığını ters çevirip battaniyeyi bir kenara itti ve tekrar uzandı. Biraz serinlemişti ama yine de uyku tutmuyordu. Pencereden gelen seyrek araba lastiklerinin hışırtısı ve daha çok da düşünceleri engel oluyordu. “Geç kalmış bu şoför nereye yetişmeye çalışıyor? Eve mi, yoksa birilerinden kaçıp gecenin koynuna mı saklanıyor? Kim bekliyor bu telaşlı yolcuyu?.. Lanet sıcak…”

Leyla derin bir nefes alıp kalktı. Evin karanlık koridorlarını avucunun içi gibi bildiği için ışıkları yakmadı. Mutfağa gidip pencereye yaklaştı. Karşıdaki apartmanda iki pencere aydınlıktı. “Biri mi bekliyor yolcusunu, yoksa gidişine mi ağlıyor?”

Ağaçların genç yaprakları, karşıdaki pencerelerde kimin durduğunu görmesine engel oluyordu. Leyla gece lambasını yakıp su ısıtıcısından bir bardak su doldurdu. Işığı söndürüp tekrar karşıki binaya baktı. Bir pencere karanlığa gömülmüştü. Küçük yudumlarla suyu içerken, serin sıvının bedenini nasıl da dinginleştirdiğini hissetti. Çıplak ayaklarının altında linol zeminin serinliği hoşuna gitti.

Bardağı pencere kenarına bırakıp yatak odasına döndü. Ama buruşuk, nemli yatağa girmek istemedi. Misafir odasına geçip dar, sert kanepede, içi Allah bilir neyle dolu küçük bir yastığa başını koydu.

Ve ansızın uykuya daldı…

***

“Acı! Acı!” diye bağırıyordu konuklar, ellerinde şampanya kadehleriyle.

Murat ayağa kalktı ve Leyla’yı elinden tutup kendine çekti. Topuklu düğün ayakkabılarıyla neredeyse onun boyuna gelmişti, artık her zamanki gibi yukarı bakmak yerine gözlerinin içine bakabiliyordu. Murat ona hayranlık, aşk ve açıkça belli olan bir arzuyla bakıyordu. Leyla da öne eğildi, başını biraz yana yatırıp duvakla profilini konuklardan sakladı.

“Bir, iki, üç…” diye saydı sarhoş konuklar hep bir ağızdan.

Annesi Leyla’ya, evlilikte her şeyin kadına bağlı olduğunu, evi çekip çevirmesi ve kocasına destek olması gerektiğini öğretmişti. Leyla da kahramanca aile mutluluğunu inşa etmeye girişti.

İlk zamanlar Murat’la her şeyi birlikte yapıyorlardı: Markete gidiyorlar, akşam yemeğini birlikte hazırlıyorlar, gülüşüp öpüşüyorlardı. Ta ki bir gün öpüşmeye dalıp tavadaki patatesleri unutana kadar; neredeyse yanacaktı. Birbirlerini seviyorlardı. Hep böyle kalacaklarını, ömür boyu genç ve mutlu olacaklarını sanıyorlardı.

İki yıl sonra Leyla, kızı Elif’i dünyaya getirdi. İlk zamanlar annesi yardım ediyordu.

“Çok yoruldum…” diye dert yanıyordu Leyla, Murat’ın kendisine hiç yardım etmediğinden şikayetçiydi.

“Erkek çalışıyor, yoruluyor. Kadının kaderi evi çekip çevirmek ve çocuk büyütmektir,” diyordu annesi. “Gündüz Elif’le birlikte uyuyabilirsin. Ama o uyumazsa işe nasıl gider?”

Leyla kısa kestirmelere alıştı, hatta parkta bebek arabasıyla gezerken bankta birkaç dakika şekerleme yapıyordu. Elif iki yaşına gelince kreşe başlattı ve Leyla işe döndü.

“Beş yıl sonra emekli olacağım, Elif’i babaanneyle dede alsın, siz de yeni bir bebek yaparsınız,” diye hayal kuruyordu annesi.

Ama mesleğine dönen Leyla ikinci bir çocuk düşünmek bile istemiyordu. Murat da ısrar etmedi. Böylece bir daha hamile kalmadı.

“Erkekler niye aldatır? Çünkü sevgililerini hep bakımlı ve şık görürler, ama karıları evde dağınık, yıpranmış sabahlıklarla dolaşır,” diye öğütlüyordu annesi.

Leyla da kocasının onu hep şık ve makyajlı görmesi için uğraştı. Sabahları erken kalkıp kocası uyanmadan hazırlanıyordu.

Ama bu bile evliliklerini kurtaramadı. Kızı büyüdü, yuvadan uçtu, ve Leyla bir gün fark etti ki kocası, eskiden olduğu gibi takım elbise yerine giderek daha çok kot pantolon ve sweatLeyla pencereden dışarı baktı, güneşin yeni doğuşunu izlerken, aslında hayatın ona sunduğu küçük mutlulukların farkına vardı.

Rate article
Lifequest
Sadece Mutlu Olmak İstedim