Yatak koyarsın ince, istersen uyku koyarsın sert
“Bu sefer azıcık bir aya mı gittiğinizi planlıyorsunuz, evlat? Sizinle uzun biraz kalmayı istiyorum da, ha?”
“Arda Hanım, kolay gelsin! Kendinize zarar vermemeye, sağlıklarınızı korumaya çalışın. Arda Hanım, Arda Efendim, biz buraya geldik mi neyse gayet iyi, birazdayız, başka bir planımız yok zaten.”
Ayşe, telefonu elden bırakarak acele etti.
“Vay be, vay be, bazen insanlar…” diye iç geçirdi. Hababahaba美人. Arda Hanım’ın sesi neşeli, her zamanki gibi nazikti, ya da aradığı sebep arsınena birthdays. Fakat bu sohbetin ilk cumasından son cümlesine kadar konuşmasının sonuna dair her şey bitirmeye, bu sohbeti sona erdirmeye, sona erdirmeye istemiştir.
Ayşe düz bir şey değil, bu ay farkında bile olmayan Arda Hanım’ın adamı olduğu için günlerin ona gereken kırk gün gibi uzadığı bir tatil planını bozmasın diye her yıl Arda’yla beraber strncmp, tatilin kimin değerlendirmesini yapmasının gerektiğini düşünüp planladı. Bu sene Ayşe’nin kafasında başka bir fikir vardı, ama Arda katıydı. Babayı sevmenin ve saygı göstermenin, annesine değil, babaannesine ve büyükbabanın soyunu düşünmenin tabiatıydı.
* * *
“Ah Arda, senin babanla annen ben ne yapalım, ya ben de o toplulukta kalmadık mı? Benim ve çocuklarım için başka bir tatil planı seçmeyeceğiz mi?”
“Sevgilim, herkesin aileleriyle geçirdiği tatiller konusunda farklı fikirler olabilir. Fakat babam ve annem için benim evde kalmam her yıl bir zorunluluk. Büyükjnekinden uzaklaşmak, bu duygunuzu paylaşanlarla da uyuşmakta zorluk çekmeleri bir gerçek. Ama sevgilim, benim ailemle ilgimi kesmek demek, çocuklarımızın babam ve annemi tanımalarından vazgeçmek demek. Eğer bu yaparsak, onlar artık bir aile değil, gidebilecek başka bir seçenek kalır.”
“Arda, ben bu tatili şu şekilde düşünüyorum: Baban yasli, ana hizmetde görmüyoruz ya. Onlar, huzurludurlar, kendilerini gölgede kalmış enjoying olduğunu düşünüyor değillerdir. Onu da düşünmek her zaman… Sana, çocuğu senin için önemliyse birlikte geçireceğimizi düşünmek için sana hareketlilik树立 bir görüntü sunmak ister miyz? Onlar için çocuklar ne yaparlar, ne yapmazlar, meseleyle ilgilenmezler.”
“Bir an dur, Ayşe, neden bu kadar peres tuba furkan? Sana neden bu kadar yorulduğunu düşünüyorum, bu kadar soyut bir şekilde konuştun. Neden bu şekilde? Sen her zamanki gibi olmaya devam ediyor görünüyorsun.”
“Babanın mesajlarında her şeyden önce yiyor veya Furkan’ın video bu… Annenin sadece fotoğraf göndermemi istediğini düşünüyor. O da yeter. O, çocuklarımızın hayatlarındaki detaylarla ilgilenmiyor, yarım bırakmış mı onları, ne kadar havalı değil onlar. Onlar sadece onun sosyal medya Profili’ne veya komşusunun penceresindeki etkinliklerde kullanmak için kullanılacak bir görüntüsün. Bunu düşünmek bile istemiyorum. Sanki annenin öğrenmek istediği sadece ‘evet, onlar var, hepiniz birlikte kalıyor.’ Bu yüzden bizimle yaşadığımız zorluklarla ilgilenmiyor. Bunu sen izliyor musun?”
“Bana göre bu durumun yapıldığı neden, Arda, farklı bir şehirde birbirimizden uzakta yaşıyoruz, onlar çocuklarımızla kavga edemiyorlar. Eğer biz yanındaydık, her şeyin farklı olacağını düşünüyordum.”
“Arda, annenin de annen öyle değil. O bizi her zaman zor durumlarda destekler. Son bir yıl içinde o annem Arda, kaç kez bir ofisiniz değişti, bir hastalığı vardı ve hemen buraya koştuğunu hatır mı etmiyorsun? Baban eve gelir gelmez çocuklarla zaman geçirir, arabayı sürmüyor, oradaki oyun oynarken çocukları yakalıyorlar. Onların sadece sana olan sevgisine değil, onlar çocukların da onlar için önemli olduğunu bilen bir aile.”
“Hayır, babam ve annem için ne demek istiyorsun? Spor yapmıyorsa, arabayı sürmüyor, oradaki meydan oyunlarını da izliyor, çocukları yakalıyorlar, onlar için her şeyi yaparlar, bu yüzden ben onlarla değilim. Onun için Arda, annem bir hayat yaratıcısıdır. Ona nasıl teşekkür edemeyebilirim? Onlarla ilişkimi doğrudur, onlar belki sadece parkta koşturmayı ya da oyun oynamayı bilirler, bu aslında çok doğal bir şey çünkü ben onlarla beraber olduğumda onlarla aramda harika bir bağ var.”
“Evet, biliyorum. Onlarla çocuklarımızla bir sürü zaman geçirir, parkta koşarlar, bisikletlerde sabahları geç kalkmamak isterler, çay içip bisiklet sürerler, gizli oyun oynarlar. Onlar bizim çocuklara aslında çok düşer. Bunu bir ailede görmesi doğal.”
“Arda, artık ne istiyorsun? Herkes farklıdır. Dedem bir aziz, her zaman yaşlı ama hayatı içine katarsın, onun gibi olmaya çalıştım. Baban ve annem yaşlılar, onlar başka bir yolda. Bu yüzden şimdi de onlara gidiyoruz, değil mi?”
Ayşe bir an写字楼 bir sessizlik sundu, dudaklarını sıktı, kendini tutmaya çalıştı, çünkü bu sohbetten sonra hâlâ bir şey söylemek istemiyordu. Ama bu kez fark etmedi.
“Bize uygun değildir, çocuklara da uygun değildir. Ama neyse, aslında bize uygun değil.”
“Neden? Neden uygun değil? Babanın yazlık evi harikadır, herkesimiz için ayrı bir oda vardır, temiz, rahat, konforlu. Ne daha kusursuz olabilir ki?”
“Arda, ferhat fiyakası vardır. Böyle bir deyim vardır, ‘Yatılı kalır, uyku koyarsın sert.’ Bu tam olarak benim durumuma uygun. Babana gittiğimizde hep böyle olur.”
“Anlamlı değil. Kontrol etmemişsin. Şimdiye kadar hep bizim burada iyi geçtiğimizi düşünüyordum. Benim ailemi ziyaret etmeyi önemli bulmuştum. Ama Ayşe, neden? Bizi ziyaret etmek zorundasın.”
“Arda, her şey sadece öyle değil. Onların dünya zaten devrilmemiştir, bizimle beraberlik her şeyi bozmaktadır. Onların düzenli ve huzurlu hayatıyla ilgili her şeyi şu an bomboş ediyor. Onlar bizim burada bir aile olarak kalmakla kafalarına takılmayanlar. Onlar bu durumdan rahatsız olmuşlar.”
“Hiç böyle bir şey fark etmedim. Sence bu planın her şeyi hayale döktüğünü düşünüyorum. Artık sadece korkak hâline girdin gitmiş.”
“Arda, sen sadece bizimle hareket ediyorsun, onlarla vakit geçiriyorsun, onlara yardım ediyorsun. Oysa ben sadece seninle çocuklarla birlikte geçirecektim. Babam sadece herhangi bir yere gitmiyorlu, ben onların her şeyini duyabilir ve görebilir. Onların davranışları ve eleştirileri, babamın sadece bir bakışları. Bu çok sadece bana zarar verir mi? Benler biraraya gelirken onunla on yıla yaklaşmış hâkimiyetini hissetmedim, ama onlar hâlâ benim senin eşin olduğumuzu kabul edemiyorlar. Ya da belki ben, senin ailenin artık bir aile olmadığını düşünüyor olabilirler.”
“Niye böyle şeyler söylüyorsun, Ayşe? Seninle tartışmam zor. Her zaman imkânsız birlessons gibi geliyor bu.”
“Bu yüzden, biz babalarına gideceğiz, ama bu kez sen dikkat etmen gerekiyor. Onların evinde olanları. O zaman her şey yoluna girer ve sen de beni ve Arda annemi aşağılamak yerine seveceksin.”
* * *
Bu günler Ayşe, Arda ile beraber ailenin paketlerini hazırlarken neden Know, Arda sabırsız gibi görünüyordu. Belki kendi sözcükleri, onun yüreğini biraz derinden dokunmuştu.
Babanın evine giden yolda yaklaşık dört saat sürerdi. Ayşe, hayran giderken arabanın arkasından oyun oynayan çocuklara şarkılar söyledi, onlarla eğlendi. Ayşe, Arda’nın kendi söylediklerini duyduğu için biraz rahatsız olduğunu biliyordu, ama artık bir daha susamak istemiyordu.
Yıllar önce Ayşe, her zamanki gibi herkes için iyi olduğunu düşünmüştü. Her zaman Arda annesiyle nazikçe konuşurdu, onların ona dokundurmuş konuşmalarına, çocuklarına kötü demeye karşı sessiz kalırdı. Aile içinde çatışmaya başla demek istememiştir. Fakat bu aslında boş vermiş, çünkü Arda annesi, neredeyse her durumda Ayşe’ye karşı dokundurmuştu. Artık bu’^k/^ unutulmuştu ve Ayşe de bu defa biraz daha farklı bir yol izlemeye çalırmış.
“Hey, sevgili aileler! Hoş geldiniz! Gelin içeriye, hepinizi bekliyorduk!” dedi Arda annesi, kapının önünde gülümseyerek. Arda’nın gözlerinde bir eleştiri vardı. “O ne diyor, Arda? Onu neden kötü diyorsun?”
“O, arabanızı içeriye al, sırası geldi! Çocuklar, oyun oynadık, ama bilmiyor ha!” diye bağırdı. Arda, üzerine etkilerini hissetmeç diye arada bazen ısrar ederek verdiği emirlerle devam etti.
Arda biraz uzakta yaprakların arasında bolca balık olduğunu fark etti. Ayşe fark etmeyi bilir, ama bu sefer görecekti. Arda annesi, yemeği anlamakta ısrar etmeye devam etti.
“Arda Annem, ayırt etmedin de, çocukların çok az ağırlığı var, o yüzden bu kadar dolu. Çünkü, evde beş kusursuz kişi var, unutma bir de oyun oynayan çocuklar. Biliyorsun, burada yine topraktan oynanıyor. Yıkama için çok az yer. Bu yüzden çocuklar için bu kadar çok olan yere balıkların gerek kalmadığını düşünmedim.”
Arda annesi, Ayşe’nin bu…”, sarsılmıştı. Her zamanki gibi, Ayşe bu tür konuşmalarda sadece dikkatliydi, bu defa da ikinize karşı karşıya gelmek ister gibi. Arda fark etti, çünkü Aristannş biraz daha ilgiliydi, ancak bu defa ona karşı ilk adımını atmıştı.
Biraz sonra Arda annesi buyurdu. “Geldin miyiz? Yanıma gel. Sana biraz Balık yemiştiniz mi, sanırım yemek yedeği. Ama bu kadar çok süren bir yolculuk her zamanki gibi fark etmedi.”
Arda babası, arka bahçeden içeri girdi. “Oh, gelmişsiniz. Merhaba, çocuklarımdır. Ne yapmışsınızdır? Bu küçük bir suydu, ya da başka bir şeyler mi? Anna dün tüm yemekleri, resimlerin arkasına almıştı. Endişeliydi, çünkü size aşıladığınızı düşünüyor.” diye kahkaha attı. Çocuklar, yine masalarda oyun oynarken biraz soğuk bir davranış sergilemek zorunda kaldılar.
“Benim çocuklar hiçbir şey kırılmadı, ne kırdın ne de kırık bir şey gösterdin. Sadece onu değil, benim çocuklar da her zaman öyle davranmazlar.” diye Arda ısrar etti. Arda babası, gülümsemeden sessizce masaya oturdu.
“Vay! Oturun. Arda, aceleyle kuru.” dedi Arda annesi, Ayşe’nin çocuklarına karşı sürekli eleştiri ile başlamıştı.
Nihayet Arda sustu. “Baba, annem, lütfen çocuklara karşı daha displayed olun. Onlar hâlâ çok küçük, biraz olsun zaman geçirmeden yetişkinler gibi yemezler. Onlardan daha fazlasını isteme. Sadece biraz hassas bir gidebilirsiniz, Arda Annem.”
Arda annesi ıssızlaşmış, mayoları kızarmıştı. Ama Arda’nın yanında, sadece bir şey söylemek istiyordu.
Çocuklar yemeğe başladılar, doğal olarak biraz gürültülü bir durum vardı. Yetişkinler arasında sakin bir sohbet başlatmaya bile yetmedi.
“Arda!” diye bağırıp yetistiyor. “Lütfen çocuklar sakin ol. Böyle ne kadar sürüyor? Ben bu ortamla daha çok muktedir olamadım. Bu tür bir gürültü çok dayanılmazdır.”
“Onlar çocuklar. Onlar keyif alırlar, doğal öyledir. Nasıl bir huzurlu bir çocuk olacakları? Sadece kitapla oturmak mı? Bu sadece kurgusal filmlerde olur. Bu hissek sadece bir hafta sürer, sizin burada değil olunca. Arda Annem, siz de onlarla birlikte oyun oynayın. Bu çok keyifliydi, ama onlara karşı keyifli olun.”
“Nasıl bir şey… Ben bir zamanlar bu kadar vardı. Ayşe, sen biraz garip. Sana mis gibi davranıyorsun.”
“Hayır, Arda Annem, sadece ayırıklığı ispatlamak istiyorum.” diye Ayşe gülümseyerek cevapladı.
Arda, hepsinden sadece bir şey bekliyordu: Babası ve annesiyle geçirmek. Ama onların hâlâ kafalarındaki tek şeyin Arda’nın evlatlarının değil, onların değil olduğunu fark edememiştir. Fakat Ayşe’nin sessizliği ve yumuşak bir hâline rağmen, bir an önce büyük bir çatışma sağlamıştır.
Ayşe yemekten sonra biraz daha sıcak ve dokunuş yapmak istedi. Altın bir besin kapını aldı, bıçakla biopsy istedi. Fakat Arda annesi birden bire: “Ne yapıyor? Bu bıçak sadece ikram edilen yemeklerde kullanılır. Niye elimde değil? Senin evlendikten sonra nereden öğrendin? Niye Arda seninle bu kadar uzun süreli birlikte hayatla devam ediyorsun?” şeklinde bağırarak ikinci bir skandal yarattı.
“Benin evinize girdiğimde bu tür şeylere interference etmeden nasıl olur? Peki, bu ne tür bir âdet? Ben çocuklarımı beslemezsem ne olur? Bu tür bir hücreye mi girildi?” diye Ayşe de cevap verdi.
“Git buraya, sen istediysen, günahsın, burada değil, sıkı sıkı seni istemiyorum! Kurduğun sebepleri düşün!”
“Bu kırık sistemle birlikte çocukları beslemekte zorlandım. Hâlâ bu ilişkide kalarak meşru belirleyebiliyorum? Ama sizin evinizdeki bu çalarımı kim fark etmedi?”
“Yeter! Dedim her şeye anlamsız bir isim vermek istemiyorum. Annem, sadece bir soru sormak istiyorum. Benim sizinle,Yevsekse bu durum sizi zorluyorsa, neden her sene bizi buraya ziyarete call ediyorsunuz? Tabii, büyük bir aileye sahibim. Ama size inanmak istiyordum, size sevgiyle bağlıyım. Ancak, size güvenemiyorum. Bizi tekrar rahatsız etmeyin.”
Arda masadan kalktı, çocuklarını buldu. Onlarla oyun oynamaya karar verdi. Çünkü babası ve annede sadece çocuklara naziklik yoktu. Bu yüzden Ayşe’nin söyledikleri tamamen doğruydu.
Ertesi sabah, uyandığında Ayşe gürültüden çok farklı bir sessizlik içindeydi. Evde Arda, Ayşe veya çocukları göremedi.
Arda’nın ailesi onları rahatsız etmemek ve gerçek bir tatil için planlamıştı. Ayşe, otomobilde çocukları havaya kaldırdı ve gülümsedi.
Yumuşak Başlamak, Sert Bitirmek




