Üç Yaşındaki Çocuğun İlk Banyosunda Eşim Panikleyince ‘Onu Geri Vermeliyiz!’ Dedi

Üç yaşında bir erkek çocuğu evlat aldık, ama kocam ilk banyosunda panikleyip, ‘Bunu geri vermemiz lazım!’ dedi.

Çocuk hayali, Elif ve Emre’nin kalplerini öyle bir sarmıştı ki, bu hayali gerçekleştirmek için her şeyi yapmaya hazırdılar. Ne var ki, denenen tedaviler ve tüp bebek süreçleri bir sonuç vermeyince, kendi çocuklarının olmayacağını anladılar.

Böylece evlat edinmeye karar verdiler. Tabii bu, söylemesi kolaydı.

Emre işlerine fazlasıyla gömülü olduğu için, tüm süreci Elif yürüttü: ajanslarla görüştü, evrak işlerini halletti, yuva arayan çocukların listelerini inceledi. Tam bu sırada, belgelerin arasında üç yaşında bir çocuk dikkatini çekti.

Aslında bebek evlat almayı hayal etmişlerdi, ama bu çok zordu. Sonunda gönüllerini ve kapılarını küçük bir çocuğa açmaya karar verdiler.

Elif’in evlat edindiği çocuğun gözleri, gördüğü en güzel gözlerdi—masmavi. O küçük yüzün fotoğrafına bakarken, onu her zaman tanıyor gibi hissetti.

Emre ile konuştuktan sonra Ali’yi eve getirdiler.

Ali, olabilecek en tatlı çocuktu. Üstelik hemen alıştı ve daha ilk haftalarda Elif’e “anne” demeye başladı.

Her şey mükemmel gidiyordu. Elif’in en büyük hayali, nihayet gerçek olmuştu. Artık dünyanın en mutlu insanıydı. Hayat güzeldi ve her şeyin iyiye gittiği için şükrediyordu.

Ta ki bir akşam her şey değişene kadar.

Ali’yi yıkamak sırası gelmişti ve Emre, bu işi kendisinin yapmak istediğini söyledi. Elif sevindi çünkü Emre, babalık rolüne iyice ısınıyordu. Baba-oğulun biraz zaman geçirmesi ilişkilerini güçlendirecekti.

Fakat Emre, Ali’nin kıyafetlerini çıkarıp küvete sokar sokmaz, aniden bağırdı: “Bunu geri vermemiz lazım!”

Elif donakaldı. “Ne oluyor şimdi?” diye sordu.

“Emre, bir çocuğu nasıl geri veririz?”

Ama Emre kararlıydı. Bu deneyimin onu altüst ettiğini ve yeni hayata adapte olamadığını söylüyordu.

Elif’in içi burkuldu. Kocasının bu sözlerine inanamıyordu. Böyle bir anda fikrini değiştirmesi normal değildi. Bir şeylerin ters gittiğini hissediyordu.

Uzun bir geceydi. Elif uyuyamadı. Sonra aklına bir şey geldi.

Ali’nin ayağının altında doğum lekesi olduğunu fark etti—Emre’ninkinin tam aynısı! Hemen Ali’nin odasına gitti ve lekeyi daha dikkatli inceledi. İşte o an anladı: bu lekeler neredeyse tıpatıp aynıydı!

Sabah olunca, Emre’ye anlatması gereken bir şey olup olmadığını sordu. Emre, Ali’yi geri vermek istediğini çünkü onun biyolojik oğlu olduğundan şüphelendiğini itiraf etti. Doğum lekesini görünce şok olmuştu.

Gerçek şuydu ki, Emre bir barda tanıştığı bir kadınla ilişki yaşamıştı. Bunun sadece bir kerelik bir şey olduğunu söylüyordu ama Elif en hassas döneminde, tüp bebek sürecinin en zorlu günlerinde ona ihanet etmişti.

Emre, eşinin güvenini kırdığı için pişmandı ama bu ihaneti kabul etmek Elif için imkânsızdı. Artık Emre’yle yaşayamazdı.

Emre, oğlunun hayatından tamamen çekilmedi ama ilişkileri nadir ziyaretler ve postayla gönderilen doğum günü hediyeleriyle sınırlı kaldı.

Elif, kendisi ve Ali için doğru kararı verdiğini biliyordu. Emre’nin, yaptığı yanlış ortaya çıkmasın diye kendi oğlundan vazgeçmeye hazır olduğunu görmek, ona her şeyi açıkça anlatmıştı.

Rate article
Lifequest
Üç Yaşındaki Çocuğun İlk Banyosunda Eşim Panikleyince ‘Onu Geri Vermeliyiz!’ Dedi