Kızıma düğün hediyesi olarak bir daire verdim. Ancak çok geçmeden büyük bir hata yaptığımı fark ettim.
Harika bir eşim vardı: güzel, şefkatli, zeki. Tam yirmi üç yıl birlikte yaşadık. Hayatımın en güzel zamanlarıydı. Ne yazık ki, yakın zamanda amansız bir hastalık onu aramızdan aldı. Kızımızı birlikte büyüttük.
Eşim hayattayken, ek gelir için kiralık bir daire almamızı önermişti. Ama emekli maaşım çok azdı. “Kiraya verirsek sürekli para akar, zor günlerde de satarız” demişti. “Gayrimenkul her zaman emniyettir.” Kızımız Ayşe artık kendi ayakları üzerinde durabiliyordu.
Ayşe, nişanlısı Mehmet’in evlilik teklifini kabul ettiğinde, onlara düğün hediyesi olarak ikinci daireyi verdim ki kirada oturmak zorunda kalmasınlar. Fakat sonradan çok pişman oldum. Kızımın akıllı olduğunu sanıyordum, ama işte böyle yaptı.
Daireyi ona devrettikten kısa bir süre sonra, hemen satıp parayla yepyeni bir Mercedes aldı.
“Ayşe, nerede yaşayacaksın?” diye sordum.
“Ah baba, yeni bir daire için kolayca para biriktiririz. Şimdilik kirada oturacağız. Mehmet’le hep bir araba sahibi olmayı hayal etmiştik. Üstelik birkaç bin lira da artırdık, Türkiye’ye tatile gideceğiz. Çoktandır hak ettiğimiz bir tatildi.”
Şok olduğumu söylesem hafif kalır. O arabayı uzun süre kullandılar mı sanıyorsunuz? Tabii ki hayır! Üç ay sonra damadım kaza yaptı ve araba hurdaya döndü. Neyse ki Ayşe yara almadı. Sonradan, kızım Mehmet’in bir metres edindiğini öğrendi ve onu terk etti.
Ayşe’nin başka çaresi kalmamıştı; kocasını, evini ve arabasını kaybetmişti. Sonunda bana geri dönmek zorunda kaldı.




