Damadına hamamda yer hazırla! Arkadaşlarımın önünde rezil olmak istemiyorum!” diye çıkıştı kaynana.

Dedene hamamda yer hazırla! Arkadaşlarımın önünde rezil olmak istemiyorum! diye çıkıştı kaynanası.
Aylin, Bulgaristandan arkadaşlarım birazdan gelecek. Hatırlıyorsun değil mi, birkaç gün kalacaklar? dedi kaynanası, bilgisayar başındaki gelinine yaklaşarak.
Genç kadın, gözlerini yorgunlukla ekrandan ayırdı, usulca gülümsedi ve başını salladı. Yorgundu, üstelik sıfırdan tasarladığı yeni giyim koleksiyonunun çizimlerini henüz bitirmemişti. İşi çoktu, bu yüzden evdeki tüm boş vaktini buna ayırıyordu. Gözleri yanıyordu, bazen görüntü bile bulanıklaşıyordu. Biraz hava almak, bahçeye çıkıp salıncakta sallanarak temiz havayı ciğerlerine çekmek iyi gelebilirdi. Tam öyle yapmaya karar vermişti ki, birkaç dakika sonra ruh hali tamamen bozulacaktı.
Tabii, hatırlıyorum. Yarın geleceklerdi, değil mi?
Aslında bugün, diye tersledi Ayşe Hanım ve çenesini havaya kaldırdı.
Ah! İşe öyle daldım ki, haftanın hangi günü olduğunu bile unuttum. Yardım etmemi ister misiniz? Bir şeyler hazırlayayım mı? Temizlik yapayım.
Ben hallettim zaten. Yardımını bekleyemedim. Ama önemli değil, sana başka bir ricayla geldim. Şimdi, dedene hamamda yatak hazırla. Birkaç gün orada kalsın. Tuvalet de yakında zaten, yemeğini götürürsün, bir şey olmaz. Fazla gözükmesin. Bahçıvanımız orada kalıyor diyelim, misafir ettiğimizi söyleriz. Anlıyor musun, çok önemli dostlarım geliyor, onların önünde rezil olmak istemiyorum.
Ayşe Hanımın sözleri bir rica değil, buyruk gibiydi. Kaynanası, gelininin kesinlikle bu şekilde hareket etmesi gerektiğini, aksi takdirde sonuçlarının kötü olacağını ima ediyordu.
Ayşe Hanım, nasıl böyle bir şey söylersiniz? Dedem sizi nasıl rezil edebilir? diye parladı Aylin.
Genç kadının yanakları öfkeden kızarmıştı.
Kaynanasıyla dedesi, Mehmet Amca, hiç anlaşamazdı. Yaşlı adam, dediği gibi, huysuz kadınla kavga etmemeye çalışıyordu ama aralarındaki gerilim her an hissediliyordu.
Duyduğun gibi. Anlamadın mı? Rezil olmak istemiyorum! O yaşlı adam öyle düzensiz ki. Bir kere bile sofrada uslu uslu yemek yiyemiyor, ya öksürüyor ya da bir şeyler döküyor.
Çünkü dedemin yemek borusunda sorun var. Katı yiyecekleri yutunca öksürüyor. Bir de fabrikada çalışmaktan elleri titriyor. Bunları çok iyi biliyorsunuz. Buna rağmen dedem çok iyi bir insan ve sizin bu tavrınızı anlamıyorum. Sizi arkadaşlarınızın önünde nasıl rezil edebilir? Size ne yapmış ki?
Aylin, sen bana nasıl sesini yükseltirsin? Sana kötü bir şey mi yaptım? Basit bir ricada bulundum, ama kaynanan için bir şey yapmak sana bu kadar zor geliyorsa, bunu unutmayacağımı bil! Oğlumu böyle büyüttüm, senin ellerine emanet ettim, şimdi sen bana bağırıyorsun!
Bağırma falan yoktu elbette, ama Ayşe Hanım her şeyi kendince algılıyordu.
Çenesini daha da yukarı kaldırarak daha ne kadar kaldırabilirdi ki? gelininin odasından çıktı, kapıyı çarpmayı da ihmal etmedi. Bu ne huydu böyle? Burnunu havaya dikip kapıları vurarak gitmek!
Aylinin öfkesi zirvedeydi. Ayşe Hanımın dili nasıl böyle şeyler talep edebiliyordu? Rica bile etmemişti, direkt emretmişti. Dedesiyle alay eder gibi konuşması içini acıtmıştı. Eşi Muratla bu durumu konuşmaya karar verdi. Üstelik Murat da öğle yemeği için eve gelmek üzereydi.
Dedesi Mehmet Amcayı kontrol ettikten sonra ona masalambasını yaktı ve ek ışık olmadan ahşap kutularını yontmaya devam ettiği için sitem etti.
Torunum, azıcık daha. Şu deseni bitirip biraz uyuyacağım. Bugün çok yoruldum, diyerek sıcak bir gülümsemeyle yanıt verdi yaşlı adam.
Ben senin yerinde olsam, bir sayfa daha okuyacağım derdim, sen de kızardın. Hatırlıyor musun?
Dedesi güldü. Aylinin içine biraz su serpilmişti.
Murat eve öğle yemeğine geldi, ama onunla baş başa konuşmak mümkün olmadı çünkü Ayşe Hanım oğlunun etrafında dört dönüyor, ısrarla işten erken çıkıp arkadaşlarını havaalanından alması gerektiğini söylüyordu.
Anne, Aylinin ehliyeti var. Onunla anlaşırsın. Ben yapamam. Bugün acil bir iş var. Erken çıkamam, hatta geç bile kalabilirim.
Bana söz vermiştin! Senden pek bir şey istemiyorum ben. Oğlumun beni alması çok önemli! diye sertçe yanıtladı Ayşe Hanım.
Somurtarak odadan çıktı, Aylin derin bir iç çekti. Murat, eşinin halinden bir gerilim olduğunu anlamıştı.
Ne oldu, canım? Bir şey mi var?
Annen, bu misafirler gelince tuhaf davranmaya başladı. Sanki hayat memat meselesiymiş gibi. Bugün bana dedik ki… hayır, emretti, dedeme hamamda yatak hazırlamamı söyledi. Çünkü arkadaşlarının önünde rezil olmaktan korkuyormuş. Murat, anlıyorum ama bu istek çok fazla değil mi?
Murat derin bir nefes aldı, ensesini kaşıdı ve dudaklarını büzerek düşüncelere daldı. Annesinin bu tavrı onu şaşırtmıştı çünkü sınırları aştığının farkındaydı. Son zamanlarda küstahlık onun için bir mutluluk kaynağı olmuştu. Yoksa hep böyle miydi? Bazen Muratın aklına babasının boşuna ayrı

Rate article
Lifequest
Damadına hamamda yer hazırla! Arkadaşlarımın önünde rezil olmak istemiyorum!” diye çıkıştı kaynana.