Geç Kalmış Veda: Eve Dönüş Yolu Üzerinde Bir Elveda

**Geç Veda: Eve Giderken Bir Elveda**

Sevgilisine son bir öpücük verip vedalaştıktan sonra, Halil Demir arabasına atladı ve eve doğru yola koyuldu. Apartmanın önünde bir an durdu, derin bir nefes alarak karısına söyleyeceklerini zihninde prova etti. Merdivenleri çıktı ve kapıyı açtı.

Merhaba dedi Halil. Aylin, evde misin?
Evdeyim diye karşılık verdi karısı, duygusuz bir sesle. Geliyorum, pirzolaları tavada kızartayım mı?

Halil kendine söz vermişti; net, kararlı, dolambaçsız bir şekilde konuşacaktıbir erkek gibi! Bu ikili hayata, sevgilisinin dudaklarının sıcaklığı henüz hafızasında tazeyken son vermeliydi, gündelik hayat onu yenice yutmadan önce.
Aylin diye öksürdü, sesini düzelterek. Sana ayrılmamız gerektiğini söylemeye geldim.

Haber tuhaf bir sakinlikle karşılandı. Aylin kolayca heyecanlanan bir kadın değildi. Bir zamanlar Halil ona bu yüzden “Aylin Buz” derdi.
Ne demek istiyorsun? diye sordu, mutfak kapısında dimdik durarak. Pirzolaları kızartmayacak mıyım?
Bu sana kalmış dedi Halil. İstersen kızart, istemezsen kızartma. Ben gidiyorum. Başka bir kadın için.

Çoğu kadın öfkeden deliye döner, belki de kocasının kafasına bir tava fırlatırdı. Ama Aylin çoğu kadın gibi değildi.
Vah vah, ne büyük bir facia diye mırıldandı. Tamirciye bıraktığım çizmelerimi aldın mı?
Hayır itiraf etti Halil, şaşırarak. Bu kadar önemliyse, şimdi gidip alayım!
Bak şimdi diye mırıldandı Aylin. Sen hep böyleydin işte, Halil. Bir aptala çizme aldırırsın, o da sana eskilerini getirir.

Halil gücendi. Tasarladığı dram altüst oluyordu. Gözyaşları neredeydi, çığlıklar, kutsal öfke? Ama Aylin Buz gibi soğukkanlı bir kadından ne beklenirdi ki?

Beni dinlemiyorsun galiba, Aylin! diye yükseltti sesini. Sana seni bırakıp başka birine gittiğimi söylüyorum, sen çizmelerden bahsediyorsun!
Tam da öyle cevapladı Aylin. Benden farklı olarak, sen istediğin yere gidebilirsin. Senin çizmelerin tamirciye gitmedi. Seni ne alıkoyuyor?

Yıllardır birlikte yaşıyorlardı, ama Halil hiçbir zaman Aylinin ciddi mi yoksa şaka mı yaptığını anlayamamıştı. Başlarda onu çeken de bu sakinliği, bu ketumluğu olmuştu. Üstelik sağlam güzelliği ve pratik zekâsı da cabası.
Aylin bir granit gibi sağlam, sadık ve duygusuzdu. Ama artık Halil başkasını seviyordu. Tutkuyla, günahla, tatlılıkla! Şimdi bağları koparma ve yeni bir hayata atılma vaktiydi.

İşte böyle, Aylin diye açıkladı Halil, ciddiyetle ve biraz hüzünle. Her şey için teşekkür ederim, ama gidiyorum çünkü başkasını seviyorum. Seni artık sevmiyorum.
İnanılmaz dedi Aylin, sesini yükseltmeden. Beni sevmiyormuş, zavallıcık. Annem komşuyu severdi, babam dominoyu ve rakıyı. Bak şimdi ben ne mükemmel bir kadın oldum.

Aylinle tartışmanın anlamsız olduğunu biliyordu. Onun her kelimesi taş gibi ağır geliyordu. İlk coşkusu sönmüştü, artık kavga etmek istemiyordu.
Aylin, sen gerçekten inanılmazsın dedi Halil, acıyla. Ama ben başkasını seviyorum. Tutkuyla, günahla, tatlılıkla. Ve gidiyorum, anlıyor musun?
Kim bu başkası? diye sordu karısı. Elif Yılmaz mı?

Halil geri çekildi. Bir yıl önce Elifle gizli bir ilişkisi olmuştu, ama Aylinin onu tanıdığını hiç düşünmemişti!
Onu nereden tanıyorsun? diye başladı, ama sözünü kesti. Her neyse, fark etmez. Hayır, Aylin, Elif değil.
Aylin esnedi.
O yoksa Sibel Demirci mi? Peşine mi düştün?

Halilin sırtına bir ürperti yayıldı. Sibel de bir zamanlar sevgilisiydi, ama o çoktan geçmişte kalmıştı. Aylin biliyorsa, neden hiçbir şey söylememişti? Tabii ki, bir kale gibiydi, asla duygularını ele vermezdi.
Yine yanıldın diye ısrar etti Halil. Ne Sibel ne Elif. Başka bir kadın, harika, hayatımın aşkı. Onsuz yaşayamam ve gidiyorum. Beni durdurmaya çalışma!
O zaman Ayşe olmalı diye sonuçlandırdı Aylin. Ah, Halil, Halil Sen gerçekten safsın. Büyük sırrın. Hayatının aşkı Ayşe Kaya, otuz beş yaşında, bir çocuk, iki kürtaj Doğru mu?

Halil başını tuttu. Tam isabet etmişti! İlişkisi gerçekten de Ayşeyleydi.
Nasıl yani? diye kekeledi. Kim sana söyledi? Beni mi takip ettin?

Çok basit, Halil diye cevap verdi Aylin. Yıllardır jinekoloğum, biliyorsun. Bu şehrin kadınlarının yarısını muayene ettim, sen ise sadece küçük bir kısmını tanıyorsun. Nereye gittiğini anlamak için tek bakış yeter, ahmak!

Halil derin bir nefes aldı, itibarını kurtarmaya çalışarak.
Diyelim ki bildin! diye haykırdı, gururlu bir tavırla. Ayşe olsa bile hiçbir şey değişmez. Gidiyorum.
Sen gerçekten aptalsın, Halil diye iç çekti Aylin. Sorabilirdin. Üstelik onda özel bir şey yok, diğerleri gibibunu doktor olarak söylüyorum. Sevgilinin tıbbi geç Ama şimdi git de duş al, sonra da bir düşün, belki aklın başına gelir dedi Aylin, pirzolaları tavaya atarken, Halil’in şaşkın bakışları altında kapıyı usulca kapattı.

Rate article
Lifequest
Geç Kalmış Veda: Eve Dönüş Yolu Üzerinde Bir Elveda