Altı yıldır kendime soruyorum: Gelinimiz bize neden bu kadar düşmanca davrandı?
Altı uzun yıl boyunca sordum durdum: Gelinimiz Emel bize niye böyle soğuk baktı?
Oğlum Can’la altı yıldır konuşmuyoruz. Düğünlerine bile çağrılmadım. Biliyorum ki bunun sebebi gelinim Emel. Ama nedenini bir türlü anlayamadım. Bu durum beni derinden yaraladı.
Eşimle üç oğlumuz var, bir de eşimin ilk evliliğinden olan oğlu Can. Elbette hepsini seviyorum ama Can, en büyük oğlumuz, öyle çok istenmişti ki hep gurur kaynağım oldu.
Altı yıl önce Can, Emelle tanıştı. İşler en başından beri ters gitmeye başladı. İlk izlenimim olumluydu. Bizim eve ilk gelişinde sorun çıkmadı. Ancak ikinci görüşmemizde işler değişti. Sofrada otururken Emel birden Cana dönüp, “Giysilerin çok kötü, sana güzel kıyafetler alacağım,” dedi. Can, “Hediye istemem, herkesin zevki kendine,” diye karşılık verdi. Ben de onu destekledim. Emelin yüzü asıldı ama sesini çıkarmadı.
Ertesi gün Can bana veda ederken öptü, ama Emel yanıma bile yaklaşmadı. O an ne olduğunu anlamamıştım. Sonradan fark ettim ki o küçük yorumumla gelinimin nefretini kazanmışım.
Düğünlerine bile çağrılmadım.
Birkaç ay sessizlikten sonra Can bizi İzmirdeki doğum gününe davet etti Emel oradan geliyordu. Eşimle otelde kalıp gençleri rahat bırakmayı planlamıştık, ama Can ısrarla Emelin evinde kalmamızı istedi. “Zaten onları göremezsiniz, ailesinin dükkânıyla meşguller,” dedi.
Yemek için restoranda buluşacaktık, ama Emel gelmedi. Birkaç gün sonra Can bana, “Anne, Emelle evlenmeye karar verdim,” dedi. “Büyük bir düğün istemiyoruz, sadece küçük bir tören olacak,” diye ekledi. Buna itiraz etmedim, mutlu olduğumu söyledim.
Bir hafta sonra arayıp, “Emel senin düğüne gelmeni istemiyor, sadece baba gelecek,” dedi. Kardeşleri de çağrılmamıştı. O an hissettiklerimi kelimelerle anlatamam. Telefonu eşime uzattım, o da Cana, “Senin düğününe annen ve kardeşlerin olmadan gelmeyeceğim,” dedi. Can öfkeyle kapattı.
Sonraki günlerde Emel benimle iletişim kurmaya çalıştı, ama hep eşime ulaştı. En sonunda beni buldu ve sert bir sesle, “Sonunda!” dedi. Öfkem birikmişti, dayanamayıp, “Artık seninle ilgili bir şey duymak istemiyorum!” diye bağırdım. Son konuşmamız bu oldu.
Kısa süre sonra Hollandaya taşındılar. İki yıl boyunca hiç haber alamadık. Kız kardeşim onlara yazdı, Emel, “Canın artık yeni bir ailesi var,” diye cevap verdi. Gerçekte oğlum sadece kardeşi Volkanla görüşüyordu, ama bize hiç uğramadı. Altı yıl böyle geçti.
Birkaç ay önce Cana ulaşmaya çalıştım, çünkü onu çok özlemiştim. İki özür mektubu yazdım biri Cana, diğeri Emele. Hiç cevap gelmedi.
Üç yıl önce annem vefat ettiğinde Can cenazeye gelmedi. Ablamı kaybettiğimizde de ortada yoktu. Altı yıldır eşimin doğum gününde gelen bir SMSten başka hiçbir şey yok. Ve sonra… sessizlik.
İçimde bir şeylerin öldüğünü hissediyorum. Tesadüfen başka bir şehre taşındıklarını öğrendim, ama nereye gittiklerini bile bilmiyorum. Her gün Canı düşünüyorum. En kötüsü, bu duruma nasıl geldiğimizi anlamıyorum. Uzun süre Emelin onu manipüle ettiğini, sadece kendisine ait olmasını istediğini düşündüm. Kendi kendime soruyordum: Neden bize bu kadar düşman? Bilmiyorum, çünkü bunu bana hiç açıklamadı. Belki de ben yanlış başladım. Keşke her şey farklı olsaydı!
İki ay önce eşimle birlikte Hollandaya kısa bir geziye çıktık bir çekilişle kazanmıştık. Küçük bir kasabanın sokaklarında dolaşırken bir parka geldik. Torunlarımızı düşlüyorduk Bir çocuk topunu kovalamaya başladı, bize yaklaştı. Tıpkı Canın küçükken haline benziyordu! Gülümsedim, eşim çocuğa topu geri attı, birlikte oynamaya başladılar Sonra birisi bağırdı: “Efe!”
Gözlerime inanamadım karşımda Can ve Emel vardı! Sarılışmalar, özlem dolu sözler Hepimiz o kadar içimize kapanmıştık ki artık iletişim kurmayı bile unutmuştuk. Evet, itiraf ediyorum, biri bana “seninle ilgili bir şey duymak istemiyorum” deseydi, ben de iletişimi keserdim. Ama bunu ancak oğlum ve ailesinden uzun süre ayrı kaldıktan sonra anladım. Onlar da zor günler geçirmişti. Ama “büyükanne ve büyükbaba nerede?” sorusu torunumuzun her şeyi yeniden düşünmesine sebep oldu. Hepimiz hayat dersleri almış, geçmişi unutmaya çalışmıştık.
Tur grubundan ayrılıp o küçük kasabada kaldık, sanki her şeye yeniden başlıyor gibiydik değişmiş, anlayış arayan insanlar olarak.
Şimdi kaybettiğimiz yılları telafi ediyor, birbirimize olan sevgimizle ve saygımızla mutluyuz.
Press «Like» and get the best posts on Facebook ↓



