On beş yaşıma girdiğimde, ailem kesinlikle bir çocuk daha yapmaya karar verdi.

On beş yaşıma bastığımda, annemle babam kesinlikle bir çocuğa daha ihtiyaçları olduğuna karar verdiler. Tüm sorumluluk kardeşim ve ev işleri üzerime yıkıldı. Ödevlerime vakit ayıramadım, kötü notlar aldığımda da cezalandırıldım. Fakat en kötüsü daha gelmemişti: “Kardeşin okulunu bitirene kadar erkek arkadaş falan hayal etme!” diye sertçe uyardı babam. Radikal bir karar vermek zorunda kaldım.

On beşime girdiğimde, ailem bir çocuk daha yapmanın şart olduğunu düşündü. Böylece kardeşim dünyaya geldi. Herkes bana tebriklerini iletti, en iyi dileklerini sundu, fakat benim içimden hiç kutlama yapmak gelmiyordu. Bu hikâyeyi hatırlamak hoşuma gitmese de sizinle paylaşıyorum.

Annem bir kız çocuğu olduğu için mutluydu, ama beni sevdiğinden değil, bedavaya bir bakıcı bulduğu için. Kardeşim Emir bir yaşına geldiğinde, bir gün ansızın emzirmeyi bıraktı ve tam zamanlı işe başladı. Sabahları büyükannem gelirdi, okuldan döndüğümdeyse ya uyuyor olurdu ya da çoktan evine gitmiş. Kardeşimin bakımı tamamen bana kalmıştı. O zamanlar çok ağlardı, ben de onu susturamazdım.

Kendime ayıracak zamanım yoktu. Onu giydirir, yıkar, besler, sürekli taze yemekler hazırlardım. Akşam eve gelen annemle babam kirli bulaşıklar veya ütüsüz kıyafetler görünce, tembel ve asalak olduğumu söyleyip başlarlardı azarlamaya. Sonra oturup ödevlerimi yapardım, çünkü ondan önce vaktim olmazdı. Okulda da işler kötü gidiyordu. Öğretmenler acıyıp bana üçler verirlerdi, bu da eve daha fazla azar olarak dönerdi.

“Çamaşır makinesi yıkıyor, bulaşık makinesi yıkıyor, sen bütün gün ne yapıyorsun? Parti peşinde koşuyorsun herhalde!”

Babam bana bağırır, annem de sessizce onaylardı. Sanki huzursuz bir çocukla saatler geçirmenin, ev işlerini yetiştirmeye çalışmanın nasıl bir şey olduğunu unutmuştu.

Çamaşır makinesi yıkıyor, evet doğru. Ama onu çalıştırmak, çamaşırları asmak, bir önceki gününküleri ütülemek de gerekiyor. Bulaşık makinesini gündüz çalıştırmama izin yoktuçok elektrik harcıyormuş. Çocukların bulaşıklarını da mutlaka elde yıkamam gerekiyordu. Yerleri her gün silmek zorunda olmamı kimse kıskanmazdı, çünkü Emir çok hareketliydi, emi

Rate article
Lifequest
On beş yaşıma girdiğimde, ailem kesinlikle bir çocuk daha yapmaya karar verdi.