Bazen hayatımızda hızlıca bir çözüm bulmamız gereken anlar olur. Tam da bu, Elifin başına geliyor.
Oğlum şu an dört yaşında. Benim için harika, tartışmasız bir çocuk. Davranışları her zaman çok düzgün mü? Hayır. Ama mükemmel bir çocuk tanımıyorum zaten. Zaten hepsi az çok yaramazlık yapıyor. Bir de ikinci çocuğuma hamileyim, asıl mesele de bu.
Kadın doğum doktorundaki son muayenemde, aniden beni hastaneye yatırmaya karar verdiler. Endişelenecek bir durum vardı ve hiç vakit kaybı olmayacaktı. Şimdi oğluma kim bakacak, bunun derdine düştüm.
Eşim iş seyahatinde; on gün sonra dönecek. Annemle babam da tam gün çalışıyor. Başka yakın akrabamız da yok, kimseden destek alamıyorum. Tam bu sırada, babaannem yardım etmeye karar verdi. Sen taburcu olana kadar ben torunuma bakarım, dedi. Yetmiş yaşında bir kadın için bu zor olur mu, içimden bunu düşündüm çünkü oğlum çok hareketli. Nasıl olacak göreceğiz
Karar verildi. Annemle babam her akşam işten sonra gelip torunlarıyla ilgilenecek. Gündüzleri ise babaannem bakacak.
Ama hâlâ içim rahat değil. Sonuçta söz konusu olan kendi oğlum. Yine de başka çarem yok. Sürekli babaannemi arayıp, Nasıl gidiyor, bir sorun var mı? diye soruyorum. Garip şekilde çok iyi anlaşmışlar. Bir hafta çabucak geçti ve sonunda eşim geldi, oğlumu o devraldı.
Bu sırada taburcu olacağım güne az kalıyor. Hafta sonu ablam arıyor ve resmen bana kızıyor. Onun da iki yaşında bir kızı var. Ne kadar dil döktüyse de babaannem, onun yanında kalmaya yanaşmamış. Kızının çok küçük olduğunu, bakamayacağını söylemiş.
Ablam neredeyse yalvardı tek başına kalabilmesi için. Ama babaannem istemedi!
Sadece kendi çıkarın için babaannemi kullandın! dedi bana.
Ben de dedim ki: Ben çok zor bir durumdaydım. Sonuçta oğlumla birlikte hastaneye yatamazdım. Senden de yardım istedim, kabul etmedin. Sen kızını babaanneme bırakıp dinlenmek ve kendine zaman ayırmak istiyorsun, ben ise acil bir sağlık problemi yüzünden mecbur kaldım. İkisi aynı şey mi? Ayrıca, sen iki yaşındaki bir kızı yaşlı bir kadına bırakmaya nasıl gönlün elveriyor? Alsana yanında götür.
Anne ve babası ona bakmak istemiyor. Bütün yük benim omuzumda! dedi ablam.
Bence ablam haksız. Çünkü iki yaşındaki çocukla dört yaşındaki arasında çok fark var. Seçme şansım olsaydı, oğlumu hiç kimseye bırakmak istemezdim. Ama ablam hâlâ ben babaannemi kandırdım sanıyor…




