Hamile Kardeşimin Eşi Bizden Evimizi İstedi: ‘Siz Çocuksuzsunuz, Bize Bırakın!’ – Aile Arasında İnanılmaz Talepler ve Kırılan Kardeşlik Bağları

Bak şimdi, anlatıyorum: Ben on yıldır evliyim, sevgiliyle baş başa yaşıyoruz. İstanbulda iki odalı küçük bir evimiz var, hâlâ kredi ödüyoruz. Hani o çocuk yapalım mı? cesareti var ya, daha ona eremedik. Önce biraz maddi olarak rahatlamak istiyoruz açıkçası.

Bir de kardeşim var, adı Emre. O da evli, hanımının adı Şennur. Onlar ise bir artı bir küçücük evde yaşıyorlar. Emre canım kardeşim, sabahtan akşama kadar iki ayrı işte çalışıyor da yine yetmiyor. Üstüne ek iş falan da yapıyor. Şennur ise hiç çalışmıyor, ev işleriyle meşgul. Çocuk yapmaya o kadar meraklılar ki, neredeyse otomatik tüfek gibi sürekli doğuruyor: Üç çocukları oldu, Şennur şimdi dördüncüye hamile, beşinciyi de planlamışlar bile.

Evlerinde de her şey taksitle alınmış, borç gırtlağa dayanmış. Biz zaten elimizden geldiğince destek olmaya çalışıyoruz. Bazen para veriyoruz, bazen gidip market alışverişi yapıp bırakıyoruz. Ama Şennurun huyu da değişik; isteyeceği şeyi sormadan, direk emir gibi söylüyor.

Bazen artık haddini aşınca, güzelce anlatıyoruz ve verdikleri cevabı geri çeviriyoruz. Tabii hemen suratlar asılır, tripler başlar. Ama üç-beş hafta geçmeden başka bir istekle yine kapımızda beliriyorlar.

Geçenlerde Şennur geldi, yine patavatsızca dedi ki: Siz ve eşiniz çocuk yapmıyorsunuz, bizim ise yakında dört çocuğumuz olacak. Artık evinizi bize verin!

Dedim, Şennur, ee biz nereye gidelim? Sizin tek odalı minik eve mi?

Cevap: Yok, oraya kiracı sokarız siz de evi kiralarsınız, böylece bana ev açılmış olur diyor, sanki dünyanın en mantıklı şeyiymiş gibi.

Üstüne de soruyor: Ne zaman çıkıyorsunuz evden?

Artık sabrım taştı, Bak Şennur, istersen şöyle güzel bir psikiyatri randevusu al kendine, çünkü resmen saçmalıyorsun. Hadi şimdi çık evimden! dedim.

Öyle bir çıktı ki giderken, O zaman bu çocuğu aldırırım, senin yüzünden olur! diyerek tehditler savurdu, kapıyı çarpıp gitti.

Ve gerçekten, o gün gizlice hastaneye gidip çocuğu aldırmış. Üstelik hamileliğinin üçüncü ayında.

Gecenin bi körü, sabaha karşı saat iki gibi Emre kapımı çaldı, beni suçlamaya başladı. Eşim hemen araya girdi, Hayırdır, ne oldu? diye sordu. Ben de olanı olduğu gibi anlattım. Eşim sağ olsun, Emreyi baya bi sakinleştirmek için neredeyse kafasını soğuk suya sokacaktı. Zorla evi terk ettirdik, başka da kapımızı çalmadı.

O günden beri de kardeş filan bilmem artık. Ne gelen var, ne soran.

Rate article
Lifequest
Hamile Kardeşimin Eşi Bizden Evimizi İstedi: ‘Siz Çocuksuzsunuz, Bize Bırakın!’ – Aile Arasında İnanılmaz Talepler ve Kırılan Kardeşlik Bağları