Çocukluk Arkadaşım Ziyarete Geldi: Hiç Çocuk Sahibi Olmadı, Kendine Yaşamayı Tercih Etti – Onun Kararını Sorguladım, Cevabı Beni Şaşırttı!

Çocukluk arkadaşımla yıllar sonra buluştum. Hiç çocuğu olmamıştı. Bilinçli bir şekilde çocuk sahibi olmamayı, hayatı sadece kendisi için yaşamayı seçmişti.

Bugün eski dostumla tekrar görüştük. İkimiz de altmış yaşındayız artık. Üniversiteyi bitirdiğimizde o hemen eşyalarını toplayıp doğup büyüdüğümüz şehirden ayrılmıştı. Bir süre mektuplaştık, sonra iletişimimiz koptu.

Ortak arkadaşlarımızdan onun sürekli seyahat ettiğini, yerinde durmadığını, sürekli hayatındaki adamların değiştiğini öğrendim. Elli yaşına geldiğinde üçüncü evliliğini yapmıştı. Ancak o evlilik de bitmiş. Hiç çocuğu olmamıştı. Eskiden nedenini anlayamazdım. Sonuçta pek çok kadın en az bir çocuk doğurur. Evliliği yürümezse de en azından çocuğu olur, sonra da torunlarını sevebilir.

Şimdi ise doğup büyüdüğümüz kasabaya dönmüştü, kalan eşyalarını satmaya ihtiyacı vardı. Daha önce kira ile oturduğu evini bırakacaktı.

Buluştuk, uzun uzun sohbet ettik. Ben kendi hayatımdan bahsettim, o da yaşadıklarını paylaştı. Dayanamadım sordum:

Ayşegül, hayatın neden böyle şekillendi? Neden hiç çocuk istemedin? En azından kendi başına yaşlanmamak için. Hani yaşlanınca bir bardak su getirecek kimsen olmaz diye düşündün mü hiç?

Yüzüme gülerek şöyle dedi:

Hangi bardak su? Sence çocukların gelip annelerine su getireceğini mi sanıyorsun? Artık devir değişti, çocuklar yaşlanan annesine babasına bakmıyor bile. Tüm hayatını kenara bir miktar lira koyarak ve iyi bir bakıcı tutarak geçirmek, çocuklarından minnet bekleyip onları yük altında bırakmaktan daha kolay ve huzurlu.

Çocuk yapmadım çünkü istemedim. Sürekli başkasının peşinden koşmak, biriyle ilgili endişelenmek, birilerinin ihtiyaçlarını karşılamak ya da para vermek hiç bana göre olmadı. Kendi hayatımı sadece kendime adadım. Gezmek, dünyayı görmek, para kazanmak, özgür olmak istedim. Evliliklerim sırf çocuk istemediğim için yürümedi.

Şimdi de yine sadece kendi mutluluğum için yaşıyorum. Ne torun bakma derdim var ne de emekli maaşımı kendi ayakları üstünde duramayan evlatlara harcama korkum. Hayatımda hiçbir şeyin eksikliğini hissetmiyorum, tam tersi, birçok çocuğa sahip olmuş ama yaşlanınca yalnız kalmış insanlara acıyorum. Sonra çocuklarına kızıp, neden yurt dışına gittiler, neden beni unuttular diye sitem edenlere… Benim böyle bir derdim yok.

Bu benim hayat görüşüm.

Ayşegülü dinledikten sonra hak verdiğimi hissettim. Bazen sırf toplum istiyor diye çocuk sahibi olmak, yaşlanınca yardım gelir umuduyla kaygı duymak, insanın iç huzurunu alıp götürebiliyor. Hayatın gerçek anlamı, kendini gerçekten mutlu edecek yolu seçebilmekteymiş. Bir insan istemiyorsa sırf başkalarının beklentisi için kendini feda etmemeli. Herkesin yolculuğu kendine, önemli olan, huzuru olduğu yerde bulabilmek.

Rate article
Lifequest
Çocukluk Arkadaşım Ziyarete Geldi: Hiç Çocuk Sahibi Olmadı, Kendine Yaşamayı Tercih Etti – Onun Kararını Sorguladım, Cevabı Beni Şaşırttı!