Başkasının Gelini: Düğünlerin Aranan Sunucusu Valerka, Hayatının Kadınıyla Beklenmedik Bir Karşılaşma ve Yanlış Anlaşılan Aşk Hikâyesi

Yabancı Gelin

Vali, İstanbulun dört bir yanında adeta kapış kapış gidiyor. Hiçbir zaman gazetelere, televizyona ilan vermemişti ama ismi ve telefon numarası, ağızdan ağıza, adeta mahalle dedikodusu gibi yayılıyordu. Konserde sunuculuk mu isteniyor? Hemen halleder! Doğum günü, düğün, nişan? Neymiş ki! Hatta geçen yıl bir anaokulu mezuniyetini bile sunmuş, sadece çocukların değil, annelerinin de gönlünü kazanmıştı!

Her şey sıradan bir şekilde başlamıştı. En yakın arkadaşı evleniyordu, önceden ayarlanan davul-zurna gelmemişti, sonra öğrendiler ki adam yine rakıya durmuş. Başka birini bulacak vakit yok, Vali mecburen mikrofonu eline aldı.

Lisede okul gösterilerine çıkar, tiyatro kulübünde oynar, üniversitede de Bahar Şenliği ve Gençlik Festivalinin müdavimiydi. O gün yaptığı doğaçlama şov çok beğenildi, salonda iki kişi hemen kendi etkinlikleri için de ısrarla teklif etti.

Üniversite bittikten sonra Vali bir üniversitenin laboratuvarında asistan oldu, aldığı maaşla ancak geçiniyordu. Yeni işiyle ilk kazandığı paralar hem cebine hem gönlüne pek iyi geldi. Her teklifi kabul etti, çünkü hem maddi olarak rahattı, hem de yaptığı işten keyif alıyordu. Kısa sürede etkinliklerden kazandığı para, asistanlık maaşını neredeyse on kat geçti.

Bir sene çalışıp para biriktirdi, laboratuvardan ayrıldı, güzel bir ses sistemi alıp KOBİ olarak kendi organizasyon şirketini kurdu. Aynı anda, sesi ve kulağı da iyi olduğu için şan dersleri aldı. Sonra üç gününü bir İstanbul restoranında şarkı söyleyerek değerlendirdi ve müzikli sunucu oldu.

Şimdi 30 yaşında Vali; uzun boylu, hoş, maddi durumu yerinde ve hem sunuculukta hem de şarkıcılıkta bayağı tanınır biri Hiç evlenmedi, neden evlensin ki? Kızlar çevresinde adeta kümeleniyor, elini sallasın, hemen birisi yanında. Yalnız, arkadaşları birbiri ardına evleniyor, çocuk sahibi oluyordu. Yavaş yavaş, o da sıcak bir aile yuvası hayal etmeye başladı. Ama kiminle? Kolay yoldan ulaşabilecekleriyle işinin olmadığını, bir kere ve sonsuza kadar sürecek bir eş istediğini söylüyordu.

Liseli bir kızla tanışıp büyütmeli, 18i doldurduğunda evlenmeli, tam bana göre olur! diye şaka yapardı.

Liselerde mezuniyet organizasyonu sunuculuğunu da kabul etmeye başladı, belki ileride bakar diye Ama günümüzün genç kızları hayalindeki gibi değillerdi. Vazgeçmedi, nadir bir av bulmak için bakınmaya devam etti. İşte bu sırada, kader de onu gülünç duruma düşürmeye karar verdi.

Bir gün ciddi birisi aradı, referansla geldiğini söyledi:
17 Haziranda düğünümüz için sunucu lazım, uygun musunuz? Harika! Ne zaman görüşebiliriz?

Buluştular. Vali daha ilk görüşte yıllardır anlamadığı o sözü sonunda anladı: Ayaklarının altından yer kayıyor Kadın adeta göz alıcıydı, Vali böyle bir güzelliğe ilk kez yakından bakıyordu. Net, kibar ve zeki konuşuyordu: Şu, şu ve şu lazım. Vali ona hayranlıkla bakıyordu. Sadece güzel değil, akıllı da! Baştan sanki 25-27 yaşında sandı, ama söz arasında komsomol üyesi olduğunu söyledi, demek ki en az 40 yaşında!

Anlaştılar, imza atmaya geçtiler, kadın çekindi:
Gerek yok ihtiyacımız yok, size güveniyorum, referanslarınız harika!
Vali hep sözleşmeli çalışırdı, şartlarını hem kendi uygulardı hem karşı tarafın uygulamasını isterdi.
Vergi dairesine beyan veriyorum, bana sıkıntı lazım değil.

Kadın o sırada cılız bir telefon sesi ile mesaj aldı:
Ha, işte damat geldi. Sizi bırakayım mı?
Vali kibarca reddetti, ama müşteriyi uğurlamaya çıktı. Genelde çiftler ayrı geldiyse, ilişki dinamikini gözlemlerdi. Ancak o an merak değil, kıskançlık ve içi burkularak yanında yürüdü. Damat gördüğünde şaşırdı. Beklentisi 40larında yaşına uygun bir erkekti. Ama arabadan, kendisinden bile genç bir çocuk indi:

Ksenya, bir sorun yok değil mi?
Kadın gülümsedi, Benimle sorun olur mu hiç? dercesine arabaya bindi, damat kapıyı kapayıp Valere döndü:
Sizinle mi bizim sunuculuğumuzu yapacaksınız? Çok memnun oldum, size Selçuktan çok övgüyle bahsetmişler, elini uzattı Affedersiniz, kendimi tanıtmadım, Ksenya da bana kızacak. Ben Robert, damadım.
Vali onu yumruklamak istese de, sadece elini sıktı:
Valeriy. Memnun oldum.

O günden sonra Valinin huzuru kaçtı. Bahane olsun diye Ksenyayı arıyor, sesini duymak, görüşmek için türlü sebepler buluyordu. Düğün günü yaklaştıkça Vali daha da çıldırıyordu. En yakın arkadaşına açıldı, o da hafif alaycı:
Hani o liseliler? Sana özel evrimler!
Vali ise ciddiyetle:
Onların hepsi boş, Ksenya mükemmel kadın, benden başka da kimseye gerek yok!

Git anlat hislerini o zaman, dedi arkadaşı.
Deli misin? Kadın evleniyor, seviyor belli ki. Ben kimim ki ne yapayım şimdi?

Arada bir güler yüzlü, şanslı damat Robert geliyordu:
Bak, Ksenya sana selam gönderdi
Bu anlarda Vali öfkesini zor gizliyor, birine ters bir laf etmemek için zor tutuyordu kendini. Hatta bu düğünden vazgeçmeyi, gerekirse itibarını feda etmeyi düşündü. Ama o zaman Ksenyayı bir daha göremezdi! Yüreksizlik edip vazgeçemedi.

Düğüne iki gün kala, Ksenya tekrar Valiye geldi, Senaryoyu cilalamaya geldim, her şey kusursuz olsun dedi. Ofisin tadilatta olması sebebiyle buluşma Valinin evinde oldu. Konu dışı çok şey konuşup güldüler. Son detaylar kararlaştırıldıktan sonra, Vali bir kadeh şampanya açtı:
Düğünün mükemmel geçmesi için içelim.

Ksenya gülerek katıldı:
Memnuniyetle!
Kadın gülüyor, Valiye göre daha da güzelleşiyordu. Şampanyanın da cesaretiyle Vali bir anda onu öptü, kadın da şaşırtıcı biçimde karşılık verdi. Kafası adeta yerinden fırladı.

Vali sabah birden uyandı. Yatakta oturup etrafına baktı. Gerçek miydi, hayal mi? Etrafta Ksenyadan iz yoktu, ama yanındaki yastık parfüm kokusunu saklıyordu. Demek ki olmuştu. Yine de emin olamadan kalktı, olayın gerçek olduğunu anladı. Düğün iptal olacak mı şimdi? Hemen Ksenyayı aradı:
Selam

Kadın son derece rahat:
Selam Vali, nasılsın? Kusura bakma, sessizce ayrıldım, ama malum, hazırlık çok, yarın düğün!
Yani düğün olacak mı? dedi Vali boğuk bir sesle.
Tabii ki olacak! Neden iptal edilsin? Her şey mükemmel!

Kadınların hepsi bu kadar mı rahat? Düğün olacak, hiç umrunda değil mi yani? Vali bir türlü kendini toparlayamadı. Düğünü sabote etsem? Ama bu kadar rahat birini ister miyim? Sonra dürüstçe yanıtladı: Evet, isterim. Her şartta.

Ertesi gün restorana erken geldi. Dekoratör kızlar salonu süslüyordu, ona da göz ucuyla bakıyorlardı. O esnada… Gözlerine inanamadı: Ksenya ona doğru yürüdü.

Selam. Nikah sonrası hemen çıktım, seni görmeden duramadım, diyordu parlayan bir gülümseme ile Ne oldu sana Vali?
Anlayamıyorum Nikah oldu mu? Sonra hemen mi çıktın?
Evet, akılsız kafan! Çocuklarla gezip oyun oynayacak değildim, vaktimi seninle geçirmek istedim. Yoksa hoşuna gitmedi mi?
Bekle, hangi çocuklarla? Sen mi evleniyorsun?
Ksenya şaşkınlıkla birkaç saniye baktı, sonra bir kahkaha attı. Gülüşü o kadar samimi ve tertemizdi ki, Vali de gülümsemeden edemedi.

Tabii ki hayır! Benim kızım Kumsal, İstanbulda okuyor, daha dün geldi. Gülüşü birden ciddileşti, Yoksa sen gelinin ben olduğumu mu sandın?
Ve düğüne iki gün kala başka biriyle birlikte olduğuma mı inandın? Beni ne sanıyorsun sen ya
Ve o an, Vali her şeyi anladı. Ksenya hiç ben ya da biz dememişti, hep gelin ve damat demişti. Robert ona hiç Kumsal dememiş, hep Ksenya ve sizli konuşmuştu. Daha önce nasıl fark etmemişti bunu? Gerçekten çok saçma

Ve en sonunda soruyu patlattı:
Peki ya sen? Sen bekâr mısın? Kadın başını sallayınca, hemen diz çöküp,
Benimle evlenir misin? Lütfen
Düğün muhteşem geçti, Vali sunucu olarak bugüne kadar gösterdiği performansın üstüne çıktı. Konuklar harikaydı, herkes çok eğlendi. Gençler yanına gelip teşekkür etti:
Çok teşekkürler! Böyle bir akşamı asla unutmayız!
Ben teşekkür edeyim ona, dedi Ksenya onları yanına alıp, Gidin, limuzininiz sizi bekliyor. Ben ortalığı toparlarım.

Valinin kendisinden dokuz yaş büyük bir kadınla evleneceği kısa sürede aile arasında yayıldı. Başta herkes biraz temkinliydi ama gelini gördükten sonra herkes aynı fikre geldi:
Böyle birine kim âşık olmaz ki?
Yıllar sonra Ksenya ve Kumsal, iki hafta arayla anne olduVali ve Ksenya aylarca nişanlı gezdiler. İlk başlarda ortak bir evde yaşamak, aileleri bir araya getirmek, alışkanlıklarını paylaşmak kolay olmadı. Ama sohbetleri, kahkahaları ve ortak iş heyecanları, her zorluğu kısa sürede güle oynaya aştı. Ksenya, işine dair yılların birikimini Valiye öğretti; Vali ise ona İstanbulun gizli müzik kulüplerini, renkli arkadaş çevresini tanıttı.

Zaman geçtikçe Vali fark etti: O eski heyecanı, her gün başka insan tanıma arzusunu bir kenara bırakmış, eve dönüş yolunda tek bir yüze, tek bir sese özlem duymaya başlamıştı. Birlikte çalıştıkları ilk büyük organizasyonun sonunda, Ksenya sahneden ona dönüp gülümsediğinde, Vali içinden geçenleri açıkça bildi; işinin asıl ödülü, bu kadına birlikte yaşlanan bir hayat arkadaşı olabilmekti.

Onların aşkı, kulaktan kulağa yayıldı; artık Valinin adı, şehirde sadece en iyi sunucu ya da organizasyoncu değil, Ksenyanın eşi olarak da anılmaya başladı. Zamanla etraflarındaki herkes, yaş farkının, geçmişin ya da dedikoduların hiçbir anlamı olmadığını gördü. Çünkü onlar, göz göze geldiklerinde her şeyin en doğru, en olması gereken yerde olduğunu hissediyorlardı.

Bir gün, evlerinin terasında bir yaz akşamı Ksenya, Valinin omzuna yaslanıp fısıldadı:
İstanbulun hikâyelerine bak, şimdi biri de bize ait Seninle her şey yeni başlıyor, Vali.

Ve gerçekten de, masal şimdi başlıyordu.

Rate article
Lifequest
Başkasının Gelini: Düğünlerin Aranan Sunucusu Valerka, Hayatının Kadınıyla Beklenmedik Bir Karşılaşma ve Yanlış Anlaşılan Aşk Hikâyesi